• BIST 1.542
  • Altın 442,399
  • Dolar 7,3985
  • Euro 9,0105
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır -7 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 2 °C

Bahçeli: Cumhurbaşkanı makamı yara aldı

Bahçeli: Cumhurbaşkanı makamı yara aldı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Diyarbakır gezisi, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin bugün de gündemindeydi.

 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, iktidar partisi ile 'bölücüler' arasında 'planlı ve kontrollü' bir gerilim yaratıldığını ve bunun da seçimler yaklaştıkça daha da artacağını ve perde gerisinde anayasa taslağı için pazarlıkların kızışacağını ileri sürdü.

MHP lideri bu değerlendirmeyi yaparken CHP'yi de, “Bu tezgahın bir ucunda AKP vardır diğer tarafında ise etnik bölücülüğün tüm unsurları yer almaktadır. Ana muhalefet partisi de gelişmeleri duyarsız, tepkisiz izlemekte bir anlamda iktidarın değirmenine su taşımaktadır" sözleriyle eleştirdi.

"MGK'daki kararlar oylama süreci"

Bahçeli, “Türkiye, seçimlere, iktidarın neden olduğu çok ciddi bir beka sorunuyla girmektedir" dedi ve şunları ekledi:

“AKP'nin yürüttüğü 'demokratik açılım' adı verilen yıkım projesinin puslu ışığı altında şımaran ve büyüyen bölücülük, önümüzdeki en önemli meseleler arasında yer almaktadır. İktidar partisiyle bölücüler arasındaki kontrollü ve planlı gerginlik, seçimler yaklaştıkça daha da artacak ve perde gerisinde, anayasa taslağı için pazarlıklar kızışacaktır. Maksat, Türk milletini daha çok incitmek, eziyet etmek ve son aşamada bölmektir."

Konuşmasında, gündemdeki 'iki dilli hayat' ve 'özerklik' taleplerine de değinen Bahçeli, “Bölücü terörün mesafe alması için önündeki bütün pürüzler bizatihi hükümet eliyle kaldırılmıştır" dedi ve bu şartlar altında yapılan MGK toplantısı ve burada alınan kararların yeni bir oyalama sürecinin hayata geçirilmesi olduğunu öne sürdü.

Bahçeli, Gül'ün Diyarbakır ziyareti sırasında 'iki dilli tabelayla karşılanma' tartışmalarına ilişkin olarak, “Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan ziyaretin ne öncesinde ne de ziyaret sırasında iki dilli tabelaya rastlanılmadığı ifade edilmiştir" hatırlatması yaptı ve şunları ekledi:

“Cumhurbaşkanı'nın başkanı olduğu Milli Güvenlik Kurulu'nun 2010 yılının son toplantısından sonra yapılan açıklamada 'Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe olduğu gerçeğini değiştirmeye yönelik hiçbir girişimin kabul edilemeyeceğinin bilinmesi gerektiğine dikkat çeken' ifadelere herkesten önce Sayın Cumhurbaşkanı'nın uyması ve saygı göstermesi gerekli ve kaçınılmazdır.

Cumhurbaşkanı Gül iki dilli belediye hizmet uygulamasının birçok örneğini sergileyen ve bölücülüğün odağı haline gelen Diyarbakır belediyesini ziyaret ederken bunu unutmuştur. Bunun sonucu Milli Güvenlik Kurulu bildirisi bizzat Cumhurbaşkanı tarafından delinmiş, sıfırlanmış ve hükümsüz hale gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı yukarıda sıraladığımız gerçekler ve haklı endişeler ve görüşlerimiz karşısında neden rahatsız olmakta, neyi üzüntüyle karşılamaktadır? Ortada üzülecek, rahatsız olunacak bir şey varsa, o da Cumhurbaşkanı Gül'ün devletin başı sıfatıyla Diyarbakır'da sergilediği tutum ve davranışlardır."

"Mahalli ölçekte kalması gereken dil devreye girerse"

İki dilli hayat talebi ve uygulamalarının, 'PKK açılımı' diye isimlendirdiği 'demokratik açılımın' bir sonucu olduğunu kaydeden MHP lideri, “İki dilli eğitim ısrarları neticesinde, anaokulundan üniversiteye kadar, mahalli ölçekte kalması gereken bir dilin devreye girmesi, Allah korusun, birliğimizi ve bütünlüğümüzü tamamen ortadan kaldıracaktır" diye konuştu.

"Yüce Divan yolu AKP'ye ardına kadar açılacaktır"

Gündemdeki 'iki dilli hayat' ve 'özerklik' taleplerini sert bir dille eleştiren Bahçeli, iktidara “Bunlara (taleplere) yol açan, kapı aralayan, teşvik eden, destek olan iktidar partisi AKP'nin defteri dürülecek ve hesap vermek üzere Yüce Divan yolu ardına kadar açılacaktır" sözleriyle yüklendi.

Bahçeli, “Tek devlet, tek bayrak, tek millet ve tek vatana dönük vurgular yalnızca sözde kalmış ve ufukta görünen seçim sandığı nedeniyle bir AKP manevrası olduğuna dönük izlenimlerimizi kuvvetlendirmiştir. Söz konusu kurul bildirisinde ifade edilen, halkımızın her zaman ortaya koyduğu, kardeşlik ve huzur içinde bir arada yaşama kararlılığının, Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberliğinin en güçlü teminatı olduğuyla ilgili kararlılık beyanları, havanda su dövmekten başka bir manaya gelmemiştir" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89