• BIST 106.711
  • Altın 143,580
  • Dolar 3,5587
  • Euro 4,1404
  • İstanbul 32 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 35 °C
  • Berlin 23 °C

Dış politikanın içe bakan yüzü

Doğu Ergil

Diyarbakır'ın yeni Belediye (Eş) Başkanı Gültan Kışanak, bölge petrolünden ve doğal kaynaklarından "kesinlikle pay istiyoruz" demiş. (Aljazeera Türk.)

Bu dilek eminim Türkiye'de çok kişinin tüylerini diken diken etmiştir. Ne var ki Türkiye yönetimi, Irak Kürdistanı Özerk Yönetimi (IKÖY) ile anlaşıp, Erbil'in, Irak merkezi yönetimini (Bağdat'ı) hiçe sayarak özerk bölgedeki petrolün özel bir boru hattı ile Türkiye'ye nakli ve satışı için hep çok istekli davrandı.

Türk hükümeti, en büyük harcama kalemi olan enerji için ödediği miktarı (yıllık 60 milyar dolar) ve İran ile Rusya'ya olan bağımlılığını azaltmak için IKÖY'ü, bu konuda pek hazzetmediği Bağdat'tan bağımsız hareket etmesi için yüreklendirdi. Ama Bağdat sert tepki gösterdi. Mart ayından itibaren de Kerkük-Ceyhan boru hattına petrol vermeyi durdurdu. Sonra da Anayasa'ya göre ülke bütçesinin %17'si oranında bir payın IKÖY'e ödenmesini durdurdu.

Erbil, bölgesindeki petrol ve gazı ihraç edip, payını aldıktan sonra geri kalanı Bağdat'a vermek istiyor. Bu konuda Ankara'ya güveniyor. Ama Irak hükümeti buna razı değil. Kürtler'i hizaya getirmek için Bağdat, Erbil'in ulusal hazineden alacağı payı aylardır ödemiyor. Kürdistan halkı mali açıdan çok zor aylar geçirdi. En az iki ay memur maaşları verilemedi.

Bağdat buna ek olarak IKÖY'ün uluslararası bankalar aracılığıyla gerçekleşen işlemlerini de askıya aldı. Sonunda, sorunu çözmek için Türkiye, Kuzey Irak ile Türkiye'yi bağlayan ve Bağdat'ın kontrolü dışındaki petrol boru hattından akışı durdurdu. Bağdat ile ilişkilerini düzeltmek amacıyla Erbil de geçen ay Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'na günde 100 bin varil pompalayacağını ilan etti.

Özetle, Saddam sonrası federal düzende Kürtler'in bir hayli serbesti kazanmalarına rağmen, kendi bölgesindeki petrol ve gazı özgürce satıp parasına sahip çıkamayacakları görülüyor. Tersi olması Türk yönetiminin çok işine gelirdi. Hem ucuz enerji elde eder hem de Irak Kürtleri'ni ekonomik olarak kendisine bağlardı. Ama uluslararası ilişkiler aşiret (ben yaptım oldu) anlayışıyla yürümüyor. Eğer bu yöntem makbul ve makul görülürse kendi içindeki azınlıklar veya bölgesel halklar, yaşadıkları yerdeki su ve petrolden pay isteyebilirler. Nitekim istediler de...

Böyle bir karşılaştırma, zamanında Kıbrıs Türkleri için bağımsız devlet isteyen Türk hükümetine karşı, "Aynı talepte bulunan çok daha kalabalık Kürtler'e neden bu hakkı tanımıyorsunuz" diye yapılırdı. Komünist Bulgar hükümeti, ülkede yaşayan Türkler'in adlarını değiştirmeye kalktığında yine Kürtler örnek gösterilmişti. Biz her seferinde "Ama o farklı" demiştik. Haklılık hep özneldir (sübjektiftir), çıkara göre belirlenir. O zaman işimize öyle geliyordu; şimdi de öyle.

Bugün Suriye'de bir iç savaş sürüyor. Bu ülke yeniden şekillenen "yeni" Ortadoğu'nun kilit taşı olacaktı. Mimarı da biz olacaktık ve oluşacak düzeni İslami esaslar üzerinden Mısır'la birlikte yönetecektik. O nedenle komşudaki mücadeleye müdahil olduk. Ne de olsa bölgedeki en güçlü ülke bizdik ve bizim dediğimiz olacaktı.

Ama doğrudan müdahale işgal anlamına geleceği için savaşan vekiller aracılığıyla duruma müdahale ettik. Bu vekiller ne yeterince güçlü çıktı ne de güvenilir. Şimdi giderek radikalleşen bu güçleri desteklemek, hatta onlara ölümcül silahlar vermekle suçlanıyoruz.

Diğer yandan Suriye'de bölgesel çıkarları olan bizden güçlü ülkelerin stratejik niyetlerini pek tahmin edemedik. Şu anda Suriye konusunda etkisiz bir konumdayız.

Dış politika, iç politika araçları ve mantığıyla kurulup yönetilemiyor. İçeride güçlü ve popüler olan hükümetler dışarıda bir hayli güçsüz ve sevimsiz olabiliyor. "Evine git çirkin Amerikalı" sloganını az mı söyledik!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89