• BIST 91.801
  • Altın 215,225
  • Dolar 5,3811
  • Euro 6,0958
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 2 °C

Kürtleri kazanan seçimleri kazanır

Amberin Zaman

“Çocuklar ölmesin” dediği için Ayşe öğretmenin altı aylık kızıyla bir yıl üç aylık cezasını çekmek üzere cezaevine konduğu bu günlerde AKP iktidarının Kürtlerle barış sürecini yeniden canlandırmak istediği, hatta bunun önünü almak için Devlet Bahçeli’nin baskın seçimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dayattığı iddiaları bir süredir ortada dolaşıyor.

Oysa verili duruma bakıldığında Erdoğan’ın Abdullah Öcalan öncülüğündeki Kürt siyasal hareketiyle herhangi bir şekilde yeniden müzakere masasına oturmak niyetinde olduğuna dair en ufak bir emare yok. Tam tersi. Zeytin Dalı Operasyonu etrafında köpürtülen şoven milliyetçilik, Afrin’e yerleştirildikleri iddia edilen otobüsler dolusu cihatçı, en son Osman Baydemir ve Sema Irmak’ın vekilliklerinin düşürülmesi, TSK’nın İran’ın zımni onayıyla İran, Irak ve Türkiye sınırlarının birleştiği Hakurk bölgesine girmesi, tarihçi Ayşe Hür’e Kürtler ile ilgili attığı masumane tweet yüzünden kesilen ceza, PYD eski eş başkanı Salih Müslim’in kırmızı bülten ile aranması ve daha nice örnekler bir kenara… Kürt siyasal hareketine bağlı üst düzey isimler AKP’nin diyalog arayışında olduğunu kesin dille reddediyorlar.

Ulaştığım üst düzey kaynaklardan biri durumu şöyle özetledi: “AKP’nin bizimle temasa geçtiği iddiaları yalan. Bahçeli Erdoğan anlaşmalı olarak iç sorunlar nedeniyle erken seçim kararı aldılar. Kürt sorunu konusunda bazı çevrelerin cılız arayışı böyle bir karar almaya götürmedi. Kırıntı niteliğinde olan bildiriler ve durumlar üzerinden koca koca şeyler tasarlamak pek iyi niyetli ve gerçekçi değil. Gerçeğin topluma doğru aktarılmasını ve anlatılmasını engelliyor.”

Kürt yetkili iktidarın erken seçim kararını şu sebeplere bağladı:

1. Ekonomik krizin daha derinleşecek olması. Özellikle Afrin savaşının ekonomide yarattığı maliyetin artacak olması nedeniyle ileriki aylarda halkta daha fazla tepkinin doğacak olması. [Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı’nın şu ana kadar toplam maliyeti kabaca iki milyar dolar olarak telaffuz ediliyor AZ]

2. Muhalefetin ortak aday ve ortak seçim programı hazırlıklarını baltalamak.

3. Kürt hareketinin yaz hamlelerinin doğuracağı sonuçları gelecek seçimlere tesir etmesini engellemek.

4. Uluslararası alanda, özellikle Suriye konusunda işlerin Türkiye’nin aleyhine dönme ihtimali ve bir yıl içinde Suriye’de bulunduğu alanlardan çekilmek zorunda kalmasının seçimlere yansımasını engellemek. Yani Afrin zaferi havası tersine dönmeden seçim yapmak.

Üst düzey AKP yetkililer de iktidarın Öcalan’a yakın Kürtlerle dirsek teması kurduğunu yalanlıyor. Seçimlerden sonra dahi Öcalan hareketiyle eski formatta barış müzakerelerini yeniden başlatmanın söz konusu olmadığını savunuyor. Çünkü Erdoğan artık PKK’nin siyasi ve askeri olarak yenilebileceğine inanıyor. Devlet PYD’nin Suriye’de kurduğu düzeni ise varoluş tehdidi olarak görüyor.

Medyada yer alan “AKP Kürtlerle görüşüyor” iddiasına gelince… Bu üç AKP’li eski bakan, Efgan Ala, Mehdi Eker ve Taner Yıldız’ın çözüm sürecinde devrede olan “liberal Kürt” Kerim Yıldız başkanlığındaki kısa adı “DPI” olan Londra merkezli Democratic Progress Institute’da yaptığı 11 Nisan tarihli toplantıya dayandırılıyor. “Gizli” denen toplantının resimleri DPI’nin web sitesinde yer alıyor. Normal. Bu gibi zorlu barış müzakerelerinde taraflar arasındaki mesajları getirip götüren bağımsız gözlemciler taraflar arasındaki teması canlı tutmak için bu gibi rutin toplantılar düzenler. Türk devleti ve PKK arasında arabuluculuk yapanları merak edenler gazeteci Amed Dicle’nin Oslo sürecinin perde arkasını tüm ayrıntılarıyla anlatan “2005-2015 Türkiye PKK görüşmeleri” kitabını okuyabilir.

‘Kürtleri kazanan seçimleri kazanır’

Görüştüğümüz isimlerle Kürt siyasal hareketinin nasıl bir strateji izleyeceğini de sorduk.

Yanıtları şöyle oldu: Seçmenlerin aşağı-yukarı yüzde 18’ine tekabül eden Kürt seçmenlerini hesaba alınmadan Erdoğan’a karşı zafer ham hayal. Kürtler çantada keklik sanılmasın. Beyaz Türkler benciliklerinden vazgeçsin. Kürtler kendilerine eşit haklar temelinde vizyon sunmayan hiç kimseye oy vermez. Zaten birinci turda çoğu HDP adayına destek verir. Ama seçimler ikinci tura kalırsa bir çoğu da boykot kararı alabilir. Daha fazla yorum yapmaktan kaçındılar.

Çok acı ama gerçek… Yeni kuşak birçok Kürt genci Türklerle ortak bir gelecek hayalinden o kadar koptu ki onlara göre Erdoğan’ın ülkeyi batırması ileride Kürtlerin lehine bir durum olabilir.

Bu algıyı tersine çevirebilecek ve Kürtlerin tüm kesimlerinden en fazla oy alabilecek aday şüphesiz Abdullah Gül. Ama Gül adaylığa ikna edilemez ve CHP, İYİ Parti ve Saadet Meral Akşener’in ortak adaylığı  üzerinde mutabık kalırsa ne olur? Ki Erdogan’ı yenmek icin alternatif formül bu gibi gözüküyor.

Ortak kanaat geçmiş profili ve şu anki statükocu söylemi bir kenara, Meral Akşener’in birinci turda milliyetçi ve ulusalcıları küstürme pahasına Kürt seçmenine köz kırpması imkansız görünüyor.

Akşener ortak aday gösterilmediği takdirde, birçok siyasi gözlemciye göre CHP’nin kendi adayı ikinci tura kalır. Ama Erdoğan’ı yenme ihtimali çok düşük bir ihtimal.

Meral Akşener’in ortak aday olarak ikinci tura kalması durumunda Erdoğan’ı yenebilmesi için yine Kürt oylarına muhtaç.

CHP İYİ Parti’ye 15 milletvekili transfer ederek seçimlere girmesini garantilemesi yeterince kale alınmayan Meclis seçimleri açısından kritik bir adım. Dört partinin seçimlere girmesiyle birlikte ve geniş çaplı hileye başvurulmadığı takdirde AKP’nin 276 milletvekili çıkartması bir hayli zorlaştı.

Önümüzdeki günlerde herkes hesaplarını bu gerçeklere göre şekillendirmelidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89