• BIST 103.781
  • Altın 271,593
  • Dolar 5,7505
  • Euro 6,3344
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 4 °C

Dünü hatırlamak, bugünü anlamak...

Ersin Tek

Klişe tabirle Türkiye yeni bir seçim sath-ı mailine girmiş bulunuyor.

Yine yoğun, zorlu ve sıkıntılı bir süreç bekliyor bu ülke insanlarını…

Bu seçimler sonuçları itibariyle, kurulmak istenen ‘yeni sistemin’ tescillenmesi ve güçlenmesi anlamına gelebileceği gibi, yeni rejimin reddine ve yeni bir düzenin inşasına da kapı aralayabilir.

Suriye’de yaşanan gelişmeler, ABD Başkanı Trump’ın çıkışları ve İran’ın kuşatılması sürecinin başlatılmış olması, seçimlerin yüksek gerilim hattında seyredeceğini gösteriyor. Ayrıca Erdoğan ve Bahçeli ikilisinin ‘yeni kayyımlar’ yolda mesajı ve YSK üyelerinin görev sürelerinin uzatılması hamlesi çoktan ilan edilen bu gerilimli seçim maratonunun henüz başındayken, bir önceki dönemde yapılan yerel seçimleri hatırlamak yararlı olabilir. Hem gerilimden hem gereksiz seçim propagandalarından hem de boş yere umut verenlerden mümkün mertebe sıyrılmış soğukkanlı bir gözle partilerin ve belediye başkan adayların performanslarını izlemek hem de geçmişten biraz ders almak için...

30 Mart 2014’te yapılan Mahalli İdari Seçimleri 17-25 Aralık2013 yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmaların etkisi altında yapılmıştı. Fetö’cü polislerin ve savcıların eliyle yürütülen bu soruşturmalar, suçlamaların hedefi olan kişiler itibariyle bu alanda ülke tarihinin en ilginç soruşturmalarından idi. Adli soruşturmalarda suçlanan kişiler hakkında takipsizlik kararı verilmişti. TBMM Soruşturma Komisyonu da, ‘takipsizliğe’ benzer bir karar ile 4 Bakan’ın Yüce Divan’a gönderilmesine gerek olmadığı sonucuna ulaşmıştı.

Ayrıca 2014 yerel seçimleri döneminde gerçekleşen bir başka tartışma da, bazı bakanların, belediye başkan adayı olmaları ve bakan olarak kampanya yürütmeleriydi. (Bugün de benzer tartışmalar Meclis Başkanı ve AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım üzerinden yaşanmaktadır.) AKP tarafından 28 Kasım 2013 tarihinde YSK Başkanlığı’na gönderilen bir yazıyla, belediye başkanı olacak adayların görevlerinden ayrılmaları gerekip gerekmediğine dair bir soru yöneltilmişti. YSK tarafından, bu konu aynı gün içerisinde karara bağlanmış ve aday olan bakanların istifa etmesine gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştı. Bu kararın, seçimlerin adil ve eşit rekabet koşullarında geçmesi ve kamu kaynaklarının kullanımının engellenmesi bakımından geçmişte bir çok soruna neden olduğu gibi, gelecekte de bir çok soruna neden olacağı açıktır.

30 Mart 2014 Yerel seçimleri öncesinde başta muhalefet partilerinin baskılarına, Avrupa Parlamentosu'nun ve AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle'nin çağrılarına karşın, AGİT gibi seçim izleme görevi bulunan uluslararası kuruluşlar, hükümet tarafından davet edilmemişti. Ayrıca, birçok kurum tarafından YSK'ya çeşitli illerde seçimlerin bağımsız gözlemciler tarafından izlenebilmesi için bir başvuruda bulunulmuştu. Fakat YSK bu talepleri ilgili yasadaki düzenlemelere aykırı olduğu gerekçesiyle reddetmişti.

Çok ilginçtir ki, tamda o dönemde; Enerji Bakanı Taner Yıldız, yerel seçimlerin yapıldığı 30 Mart'ta yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili açıklama yapmış, ‘‘Espri yapmıyorum trafoya kedi girdi. Bu ilk kez yaşanmadı. Bunu seçime bağlamak yanlış” demişti. Çünkü seçim kampanya sürecinde ve oylama gününde çok sayıda usulsüzlük iddiası gündeme gelmişti. Bu iddiaların en kritik olanı, oyların sayımı devam ederken çok sayıda yerleşim yerinde meydana gelen elektrik kesintileriydi. Elektrik kesintilerinin organize edilmiş olabileceğine dair şüphelere yönelik olarak, ‘sorunun elektrik trafolarına giren kedilerden kaynaklandığı’ açıklanmıştı.

Bir önceki yerel seçimlerde tartışma konusu olan bir başka şey de, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayları arasındaki yarış, oyların sayım süresi boyunca kesin bir sonuca ulaşmamış ve muhalefetin iddialarına göre sayım sonuçlarına dışarıdan yapılan müdahalelerle, önceki belediye başkanı kazanmış olarak gösterilmiş ve sonuçlar açıklanmıştır. Seçim sonuçları netleşmeden, dönemin İçişleri Bakanı’nın Ankara'daki önemli bir seçim merkezine bizzat giderek müdahale ettiği de iddialar arasındadır. Oyların sayımı esnasında hile yapıldığını iddia eden, CHP Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mansur Yavaş ve CHP, AYM'ye ayrı ayrı seçim sonuçlarına itiraz başvurularında bulunmuşlardı. Ancak AYM, YSK'nın kararlarının yargı denetimine tabi olmamasını gerekçe göstererek iki başvuruyu da reddetmişti.

31 Mart 2019’da yapılacak olan Mahalli İdari Seçimleri de Suriye savaşının ve ABD ile yaşanan karşılıklı restleşmelerin gölgesinde geçecek gibi...

Bilinmesi gereken şey, siyasi mücadele her zaman ‘rasyonel’ yapılmıyor, bazen kirli, absürt ve örtük yollara da başvurulabiliyor. Bunu akıldan çıkarmamak gerek…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89