• BIST 2.443,77
  • Altın 974.785
  • Dolar 16.7323
  • Euro 17.4022
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 24 °C

W'nin özgürlüğü

W'nin özgürlüğü
Evrensel gazetesi yazarlarından Çağdaş Günerbüyük'ün bugün yayınlanan 'W'nin özgürlüğü' başlıklı yazısı...

Bir yasağa karşı çıkmanın etkili bir yolu, onu serbest olan başka bir şeyle karşılaştırmak olabilir bazen. Ama bizde her zaman, tek karşılaştırma yapılır: Bize yasak da, Kürt’e niye serbest?

Kürt’e herhangi bir şeyin serbest olmasının haber değeri olan bir memlekette yaşadığını fark etmemekle başlıyor her şey. Seçilmiş milletvekilinin meclise girmesi, yasal bir partinin seçime katılması, miting yapması, dilini konuşması, yayın yapması falan çünkü “serbest” diye altı çizilen. Şimdi de Newroz’un kutlanması, orada Öcalan’ın adının geçmesine taktı birileri.

Son günlerin pek zeka ürünü olan kıyas böyle çıktı. Twitter yasak ama Newroz serbestti. Masumca tweetler atmak engellenmiş, “terör” savunuculuğu yapana kimse dokunmamıştı. Yıllardır her fiske yiyenin “PKK’lı mıyız” diye geliştirdiği müthiş savunmanın sosyal medyacası.

Tehlikenin büyüğüne dikkat çekerek aradan sıyrılma stratejisinde temelden bir yanlışlık var bir kere. Bu ya da başka bir iktidar, asıl düşmanın kim olduğunu fark etmeyecek kadar basiretsiz olduğu için Kürtlere herhangi bir hak vermedi, vermez de. Kürtler, verdikleri mücadele kadar özgür olageldiler. Twitter’ın w’si hiç yasak olmadı oysa.

Newroz mu dediniz? Dinleyin o zaman, buralarda Newroz’un tarihinin yasakların tarihi olduğunu. Newroz demek bile yasaktı, hâlâ Nevruz’da ısrar eden çok. Daha iki yıl önce, yani açılımlar ilan edilmiş, devlet kanalı Kürtçe yayın yapar olmuş, savaşsız duramayanlar devleti pasiflikle suçlamaya başlamıştı bile, yine Newroz yasaktı. ‘90’larda hep yasaktı. Her seferinde çıktı Kürtler sokağa. Daha kalabalık olarak çıktı. Ateş açıldı üstlerine. Gazın, plastik merminin sokağa çıkan insanı nasıl çıldırttığını bilenler bir düşünsün. Sokağa çıkan Kürtlerin, sadece Newrozlarda yüzlercesi öldü, çoluk çocuk. 1982’de, kimsenin devrin en beter işkencehanelerinden olduğunu inkar etmediği Diyarbakır zindanında kendini yakan Mazlum Doğan’la yayıldı bu ateş. 1990 Mart’ında Nusaybin’de bir gerilla cenazesine düzenlenen saldırıda iki kişi öldürülünce, Newroz’la birlikte isyan bütün Kürt kentlerine sıçramıştı. Cizre’nin adı o gün duyuldu ve hafızalara kazındı. Ertesi yıl birçok şehirde polis ve özel tim ateş gördüğü yere ateş etti, 30’un üstünde kişi öldürüldü. İlk kez ‘92’de hükümet Newroz’un serbestçe kutlanacağını duyurdu. Yine de timler ateş açıp öldürmekten geri durmadı. O yıl Şırnak’ta taranmadık ev kalmadı, derler. Nusaybin’de gazetecilerin kaldığı otel bile kurşunlandı, Cizre’de Sabah Muhabiri İzzet Kezer bir “yasal mermi” ile öldürüldü. Ertesi yıl Newroz’a ateşkesle girilse bile yine üzerine ateş açılan kutlamalar ve hayatını kaybeden Kürtler oldu. Bu daha çok uzar gider de, anlayacak olan bu kadarından anlamış olmalı. Kürtler Newroz kutlamak için izin istemediler, o alanlara her seferinde girdiler.

Alana DNS ayarı değiştirerek de girilmiyordu üstelik, kelleyi koltuğa alarak giriliyordu. W özgürse, yüzlerce insanın canı pahasına milyonların kararlılığıyla özgür.

Ama onlar da polise taş attı, havai fişek attı, ateş yaktı, gitme dediği yere gitti diyecek olan varsa, kendini Gezi Parkı’nın havuzuna atsın da bir kendine gelsin. Hani baharı kutluyorlardı, düpedüz siyaset yapıyorlar diyecek olan parkta bir hava alsın. Üç beş ağacın ne olup ne olmadığını bütün dünyaya öğreten haziran ayaklanmasından utanması olanın Kürt’e çifte standart yapmaya hakkı yok.

Bunu kabul etmekle, “terör” denen şeyin nasıl bir halk hareketi olduğunu görmek birbirine uzak değil. Karşılaştırma istiyorsanız, sokaklarda kurşunlanan insanların dağa çıkmasına şaşırmak, en az Twitter’ı yasak edince tweet rekorları kırılmasına şaşırmak kadar anlamsız. Zamanında terörün kökünü kazımaktan söz ederlerdi, karşılarına bir halk çıktı.

İnkarın, “Nevruz”laştırmanın, “Bunlar terörist” laflarının devri geçti. Kürt’ün bayramının adını Kürtçe söylemek, Kürtçe kutlamak için Apocu olmaya da gerek yok, Kürt olmaya da. Biraz izan, biraz insaf, biraz tutarlılık yeter. Yoksa, sosyal medyayı kökü kazınacak bir şey sanıp da rezil olanlara döner insan.

Çağdaş Günerbüyük - Evrensel

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89