• BIST 115.748
  • Altın 391,772
  • Dolar 6,8651
  • Euro 7,7192
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 19 °C

Roboski'de sır Bahoz'da gizli

Roboski'de sır Bahoz'da gizli
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, Uludere Raporu ile ilgili muhalefet şerhlerini açıkladı.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, Uludere Raporu ile ilgili muhalefet şerhlerini açıkladı. Gök, "Harekat kaçakçı grubun içine sızmış olduğu düşünülen Fehman Hüseyin'in ortadan kaldırılmasına dönük olarak gerçekleşmiştir. Risk alınmış içinde Fehman Hüseyin'in olduğu sanılan ve kaçakçı olduğu bilinen gruba tüm riskler alınarak ateş emri verilmiştir. Uludere olayının ardındaki sır perdesi budur." dedi.

CHP'li Levent Gök, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin Uludere Raporu ile ilgili muhalefet şerhini açıkladı. Gök'ün ölen kişilerin fotoğrafları ve haritalar kullanarak yaptığı basın toplantısı, yaklaşık 1 saat sürdü. Gök, komisyonda kabul edilen raporla hayatını kaybeden kişiler arasında PKK'lilerin de olabileceği algısı yaratılmak istendiğini belirtti.

44150

ASELSAN'ın Heron görüntülerinin değerlendirilmesine ilişkin raporunun tahrif edildiğini ileri süren Gök, "Heron görüntülerinin değerlendirilmesine ilişkin ASELSAN Raporu'nu 00.26 saat diliminden itibaren vererek en son atılan 4. bombanın bulunduğu yerin güneyinde 3 yük hayvanı ve 2 insanın 4. Bomba Bölgesi'ne yaklaştığını belirterek, başka şahısların da bombalama sırasında olay yerinde olduğunu kanıtlamaya çalışmışlardır. Oysa, değerlendirmelerimizin 19.sırasında raporumuzda yer alan ASELSAN Raporu'nda görüleceği üzere son bombanın atıldığı 22.24'ten sonra 22.45 itibarıyla köyden bombalama alanına giden kişilerin görüldüğü, 23.02 itibarıyla çok sayıda insanın bombalama yerine ulaştığı belirtilmiştir. Bu değerlendirmede belirtilen kişiler, hava bombardımanından sonra çocuklarının yardımına giden köy halkıdır." dedi.

44151

Bölgeye son bombanın atılmasından yarım saat sonra askeri ve sivil herkesin olaydan haberdar olduğunu dile getiren Gök, ancak acil yardımın gönderilmediğini savundu. Gök, "Görüşülen askerler 'o anda yaralıların yardımına gitseydik, köylülerle karşı karşıya gelirdik; diyerek bu acı gerçeği itiraf ettiler." şeklinde konuştu.

"MİT, OLAYI 12 SAAT SONRA ÖĞRENDİM DİYOR"

MİT'in, Komisyon'a sunduğu yazının bu kurumun konumunun da sorgulanması gerektiğini ortaya koyduğunu söyleyen Gök, "MİT bize, ben bu olayı ertesi gün 09.35'te yani tam 12 saat sonra öğrendim, diyor. Bu durum MİT'i tartışılır bir hale getirir." dedi.

Mülkiye Müfettişleri Raporu'nun bir ön inceleme raporu olduğunu söyleyen Gök, "İktidar tarafından başlatılmış bir idari soruşturma yoktur." ifadesini kullandı.

"Uludere OLAYININ SIRRI FEHMAN HÜSEYİN İSMİNDE GİZLİ"

Uludere olayının sırrının Fehman Hüseyin isminde gizli olduğunu öne süren Levent Gök, "Fehman Hüseyin'in ele geçirilmesi askeri açıdan PKK'nın belinin kırılması ve askeri kanadının çökertilmesi, siyasi açıdan ise 1999 yılında Abdullah Öcalan'ın yakalanmasıyla DSP'nin sağlamış olduğu siyasi kazançla eş anlamlıdır." dedi.

Olayın gerçekleştiği tarihlerde Fehman Hüseyin'in kaçakçıların içinde sınırdan giriş yapacağına dair büyük bir algı bulunduğunu aktaran Gök, sözlerini şöyle tamamladı: "Harekat, kaçakçı grubun içine sızmış olduğu düşünülen Fehman Hüseyin'in ortadan kaldırılmasına dönük olarak gerçekleşmiştir. Risk alınmış içinde Fehman Hüseyin'in olduğu sanılan ve kaçakçı olduğu bilinen gruba tüm riskler alınarak ateş emri verilmiştir. Uludere olayının ardındaki sır perdesi budur… Bu gelişmeler ışığında Fehman Hüseyin'e yönelik her türlü bilgi ve istihbaratın ve yapılacak harekatın, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcıları, Adalet Bakanı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Genel Kurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı'ndan oluşan Milli Güvenlik Kurulu'nda da değerlendirildiği muhakkaktır. Uludere olayında devletin bütün üst kademesi kader birliği içerisindedir. Uludere olayının bugüne değin aydınlatılmamasının tek sebebi budur…

28 Aralık 2011 tarihinde düzenlenen hava harekatı sonucu 34 sivil yurttaşımızın F-16'larla bombalanarak öldürülmesi yaşam hakkının en ağır ihlalidir. Devletin özür dilemesi gerekmekte olup bu konuda çok geç kalınmıştır. Olayın sorumluları olay tarihinde görevde olan, askeri sorumluluk: Genelkurmay Başkanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Genelkurmay 2. Başkanı, Genelkurmay 1.Başkanı, Genelkurmay Harekat Merkezi Başkanı, 23.Jandarma Sınır Tümen Komutanı. Siyasi sorumluluk; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan üzerinde olmak üzere müştereken ve müteselsilendir. Bombalama sonrası ölen ve yaralananlara müdahale etmeleri gerekirken, bu görevden kaçınan, 22.Jandarma Sınır Tugay Komutanı ve 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı acil müdahale ve kurtarma görevlerini yapmamaları nedeniyle ayrıca sorumludurlar."

  • Yorumlar 8
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89