• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 34 °C
  • Berlin 28 °C

'Roboski katliamı kaza değildi'

'Roboski katliamı kaza değildi'
Frederike Geerdink: Katliam kaza değildi. Kaçakçılık yapan bir grup köylünün kasıtlı olarak bombalanmasıydı.

Roboski katliamı hakkındaki ‘Çocuklar öldü (De jongens zijn dood)’ isimli kitabım geçen hafta Hollanda’da yayımlandı. Kapağında da yazdığı gibi, kitap Türkiye’deki Kürt meselesi üzerine bir gazetecilik serüveni.

Katliamdan birkaç gün sonra Roboski’ye ilk kez gittiğimde, ailelerle diğer köylüleri yaklaşık 10 defa ziyaret edip, o dramatik gece neler yaşandığını anlamaya çalışmıştım. Yaşananların içine girdikçe, Kürt ve Türk tarihine daha fazla ilgi duymaya başladım. 

Mesajım açık: Bombardıman kasıtlıydı 

Şu an kitabımın tanıtımı için Hollanda’dayım. Kitabın ne kadar duyulacağını, kaç eleştiri yazısına konu olacağını veya kaç radyo programına katılacağımı bilmiyorum. Fakat beni dinlemek isteyenlerle paylaşmak istediğim en önemli mesaj üzerine epey kafa yordum.

O mesaj şu: Katliam kaza değildi. Kaçakçılık yapan bir grup köylünün kasıtlı olarak bombalanmasıydı. 

PKK’nin Ekim 2011’de Hakkari’de 24 askerin öldürüldüğü saldırıyı düzenlemesinin ardından, bütün ülke intikam istiyordu. Roboski katliamı işte o intikamdı: PKK komutanı Fehman Hüseyin’in kaçakçıların arasında bulunduğuna dair yüzeysel istihbarata dayanarak, bombaları attılar. 

Köylülere PKK’lı damgası vuruldu 

Eğer Hüseyin grubun arasında olsaydı, zafer kazanılacak ve köylüler ‘PKK’ye yardım edenler’ olarak resmedilebilecekti. Hüseyin grupta değildi ama Türkiye medyasının işbirliğiyle köylüler yine de bu şekilde resmedildi. 

Bu köylülerin esasında Türkiye vatandaşı olması, çoğunun önlerinde daha yaşayacak bir ömür bulunan gençler olması, onları seven ailelerinin bulunması ve dar bir topluluğun ayrılmaz parçaları olması devletin umurunda değildi. 

Resmi rapor bir ölçüde aydınlatıcı 

Bu olayı araştırırken, en başta acar bir araştırmacı gazeteci gibi hissediyordum. Kısa süre içinde anlaşıldı ki, en muhtemel senaryoyu görebilmek için çok da derine inmeye gerek yoktu. 

TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun araştırma komitesinin resmi raporu, tek amacının olayı halının altına süpürmek olmasına rağmen, biraz da olsa aydınlatıcı. Özellikle de, komitenin muhalefet mensubu üyeleri Ertuğrul Kürkçü ve Levent Gök’ün farklı raporlarını okursanız… 

Yabancı medya da anlamıyor 

Diyarbakır’da katliamın 2′inci yıldönümünde açılan anıt ve Roboski anneleri. 

Buna köylülerin verdiği bilgiyi ekler, orada – sadece Bejuh (Gülyazı) ve Roboski (Ortasu) köylerinde değil, aynı zamanda kaçakçılık yollarında – vakit geçirir, Cumhuriyet öncesindeki ve sırasındaki Kürt tarihi hakkında araştırma yaparsanız, durumu kavrarsınız. 

Aylar süren araştırmalarımdan sonra, köylülerin bana anlattığı noktaya geldim: Bombardıman, ‘Biz Kürt olduğumuz için’ düzenlendi. 

Ben niçin bu meseleyi gerçekten araştıran tek yabancı gazeteciyim? Niçin birçok uluslararası medya kuruluşu katliamdan ‘Yanlışlıkla PKK savaşçısı sanılan Kürt kaçakçıların öldürüldüğü Uludere katliamı’ diye söz ediyor? 

Gerçek tümüyle ortaya çıkarılmak, şu an gizli tutulan bazı raporlar açıklanmak zorunda. Fakat, yaşananların hiçbir şekilde hata olmadığını herkes kolayca görebilir. 

Tahayyülü zor 

Batı’daki birçok kişi, kendisini bir şekilde Türkiye’ye yakın hissediyor. Batılılar oraya tatile gidiyor, hükümetlerinin Türkiye hükümetiyle yakın ilişkileri var, AB’ye katılım müzakere ediliyor ve küresel politikayı konuşmak için Erdoğan’ı arıyorlar.

Bu hükümet hatalar yapabilir ama köylüleri kasıtlı olarak bombalayarak öldürebilir mi? Böyle bir şeyi tahayyül etmek çok zor. 

Evet, eminim 

Yaşananların bir kaza olmadığını söylediğimde, bazıları bana şüpheyle bakarak, “Bunu nasıl söylersin? Emin misin?” diye soruyor. Evet eminim; belki yüzde 100 oranında değil çünkü katliama ilişkin bütün bilginin açık olması lazım ve şu an öyle değil. Fakat şüphem yok ve bunu ‘öylesine’ söylemiyorum. Ne dediğimi biliyorum. 

Unutursak kalbimiz kurusun 

Karşımızda Türkiye devleti var. Eğer kitabım ve tanıtım etkinlikleri daha fazla insanı bu gerçekliğe inandırabilirse, bir katkıda bulunduğumu hissedeceğim. Şu an için kitabımın Türkçe, İngilizce ve Kürtçe’ye tercüme edilmesi için çalışıyorum. 

Roboski’yi unutamayız. Unutursak kalbimiz kurusun. (diken.com.tr)

Frederike Geerdink 

Makalenin orijinal İngilizce metni
50141

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89