• BIST 1.413,800
  • Altın 493,58
  • Dolar 8,4450
  • Euro 9,9950
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 30 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 29 °C
  • Berlin 17 °C

Çözüm süreci nasıl kurtulur?

Çözüm süreci nasıl kurtulur?
Umut Özkırımlı'nın bugün yayınlanan 'Çözüm sürecine dair bilmek istediğiniz her şey' başlıklı yazısı...

Kobani çözüm sürecini neden etkiliyor?
1.
Çünkü burnumuzun dibinde bir insanlık dramı yaşanıyor. Suriye’de daha önce de Türkmenler, Ezidiler, muhalifler katledildi demenin anlamı yok. Çünkü bu kez katliamın eşiğinde olan barış müzakereleri yürüttüğünüz, nüfusunuzun en cimri tahminle yüzde 15’ini oluşturan Kürtler.

2. Çünkü katliamın eşiğinde olan Kürtler Türkiye’de yaşayan Kürtlerin akrabası, yakını. Kobani’yi savunan YPG, barış müzakerelerini yürüttüğünüz PKK’nın parçası.

3. Çünkü Kobani sembolik bir anlam taşıyor. Afrin ve Cezire ile birlikte ‘demokratik özerklik’ projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığı Rojava Kantonu’nun bir parçası. Milli bilinçlenme sürecini tamamlamış, konjonktürün de yardımıyla belirli bir coğrafya parçasında özerkliğini ilan etmiş Kürtler için bu projenin başarılı olup olmayacağının önemi yok. Nitekim bunu anlayan Barzani de Rojava’yı yok etmeye değil, Rojava’nın kontrolünü eline geçirmeye çalışıyor.

4. Çünkü Kürtler Türkiye’nin IŞİD’i kullanarak Kürtlere bir ders vermeye, Rojava Kantonu’nu boğmaya çalıştığına ‘inanıyor.’ Bu doğru mu, ne kadar doğru bilmiyoruz. Ama algı bu yönde. Türkiye Kobani’ye koridor açmayarak, silah ve savaşçı gönderilmesine engel olarak, yardımı Esad’ın devrilmesi ve bölge Kürtlerinin kuşkuyla yaklaştığı tampon bölge kurulması şartına bağlayarak bu algıyı güçlendiriyor.

Çözüm süreci neden tekliyor?

1. Çünkü iki senedir süren çatışmasızlık haline rağmen AKP iktidarı son derece yavaş hareket ediyor ve somut adımlar atmıyor (bu adımların ne olduğu iktidar ve Kürt siyasi hareketi arasında gerçekleşen sayısız görüşmede ve kamuoyu önünde açıkça dile getirildiği halde). Bu da Kürtleri, AKP’nin gerçek niyetini sorgulamaya itiyor.

2. Çünkü AKP iktidarı Kürt siyasi hareketini temsil eden çeşitli aktörlerin uyarılarına kulak asmıyor. Kürt tarafı ateşkes ilan ederek ve gerilla güçlerinin büyük bölümünü sınırdışına çekerek kendi üzerine düşeni yaptığını, adım atma sırasının hükümette olduğunu defalarca ifade etmesine rağmen AKP kozmetik reformların ötesine geçmiyor.

3. Çünkü AKP iktidarı barış müzakeresi yürüttüğü PKK’ya hala bir terör örgütü muamelesi yapıyor. Öcalan’la Kandil’i karşı karşıya getirerek böl-yönet politikası uygulamaya çalışıyor.

Çözüm süreci biter mi?

1. Öcalan süreçten vazgeçmediği sürece kolay kolay bitmez. Bunun farkında olan AKP iktidarı başı sıkıştıkça ‘Öcalan kartı’nı kullanıyor. Ve bu kart şu ana kadar hep işe yaradı.

2. Öte yandan Kürt siyasi hareketinin bir ‘önderlik hareketi’ olması sadece ‘Öcalan kartı’nın limitinin kolay kolay dolmayacağı anlamına gelmiyor.

Aynı zamanda AKP’nin ve medyadaki tetikçilerinin iddia ettiğinin aksine, ortada bir ‘iyi polis-kötü polis’ oyunu olmadığını da gösteriyor. Öcalan isterse Demirtaş ortadan kayboluyor; sonra tekrar ortaya çıkıyor. HDP bir adım atıyor; Öcalan’ın mesajı üzerine geri adım atıyor. Sonra tekrar bir adım ileri. Öcalan istediğinde geri adım atan bir hareketin Öcalan’dan habersiz ileri adım attığını sanmak hayalcilik.

Bu bağlamda örneğin Demirtaş’ın meclis grubunda yaptığı ve muhtemelen önümüzdeki günlerde havuz medyasında çok eleştirilecek sert konuşmayı Öcalan’ın bilgisi dışında yaptığı düşünülemez (Elbette bu durum, Kürt siyasi hareketinin ‘demokrasi anlayışı’ açısından son derece sorunlu, ama bu başka bir yazı konusu).

3. Gelişmeler, örneğin Kobani’nin düşmesi, Türkiye’nin IŞİD’e yardım ettiğinin kuşku bırakmayacak şekilde kanıtlanması, Türk ordusunun PKK’ya karşı devreye girmesi, Hizbullah gibi paramiliter örgütlerin giderek daha çok kullanılması, ‘limitsiz’ gibi gözüken ‘Öcalan kartı‘nın geçerliliğini yitirmesine, kontrolün kaybedilmesine yol açabilir. Nitekim ‘Kürt gençlerinin biriken öfkesi’ne vurgu yapan Kürt siyasi hareketi yetkilileri bu konuda da hükümeti sürekli uyarıyorlar.

Süreç çökerse, lafı eğip bükmeye gerek yok, Türkiye’yi bekleyen iç savaştır.

Çözüm süreci nasıl kurtulur?

1. Kobani’ye yardım koridoru açarak. Bu koridor Kobani’nin düşmesine engel olmasa bile Türkiye’nin ‘Kürtlerin de devleti’ olduğunu gösterecektir.

2. Söylem değişikliğine giderek. Bu konuda sorumluluk yine AKP iktidarında. IŞİD’le bir tuttuğunuz bir ‘terör örgütü’ ile barış müzakeresi yürütemezsiniz. Sonuç itibariyle her sıkıştığınızda yardım istediğiniz Öcalan o ‘terör örgütü’nün lideri. Gayrımeşru ilan etmeye çalıştığınız HDP de aynı örgütün siyasi, yani silahsız, kanadı.

3. Çözüm sürecinde vakit kaybetmeden (2015 seçimlerini beklemeden) somut adımlar atarak (anadilde eğitim, çözüm müzakerelerini şeffaf kılmak ve ‘bağımsız’ denetime açmak, yerel yönetimlere yetki devrini hızlandırmak, yeni anayasa için ‘seçimden önce’ takvim açıklamak, vb.).

“İnsan yalnızca farkına vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, aptallar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurlardı. Ancak … insan bilmekle yükümlüdür. İnsan bilgisizliğinden sorumludur. Bilgisizlik bir hatadır.” Milan Kundera, Gülünesi Aşklar

Bu yazı (diken.com.tr)'den alınmıştır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89