• BIST 106.914
  • Altın 268,722
  • Dolar 5,7264
  • Euro 6,3337
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 12 °C

BDP Kongresi'nde yeni bir şey yok

BDP Kongresi'nde yeni bir şey yok
BDP tavırlarında değişiklik yaratmayacak kongrenin, Kürt meselesine bir katkısı da olmayacaktır. Radikal yazarı Tarhan Erdem yazdı.

BDP tavırlarında değişiklik yaratmayacak kongrenin, Kürt meselesine bir katkısı da olmayacaktır. 

BDP Kongresi’nde ne oldu? Ne karar verildi? Gerçekte yeni bir karar vermedi, yeni bir politika belirlemedi, ‘başkalarının’ belirlediği politikalar onaylandı, başkanlarının seçtikleri ‘kongrece seçildi’! Niçin böyle oldu?

Kongrenin gerçekten ‘Kongre’ olması için önce BDP ciddi bir ‘siyasal parti’ olmalıydı. Oysa BDP seçilenlerin değil, adını bilmediğimiz veya çoğunu bilmediğimiz kişiler tarafından yönetilen bir araçtır.

Kim nasıl algılıyor?

Kürtler içinde her çevre BDP’yi farklı algılamaktadır. Kimin BDP’yi nasıl algıladığı şöyle anlatılabilir:

Öcalan: Politikalarına karşı çıkamayacak yasal örgüt.

Kandil: Siyasetinin sözcüleri.

Mücadelenin şiddet kullanan gençleri: Karşı çıkamayacak ağabeyleri.

Kürt halkının sessiz çoğunluğu: Nasihat etmemiz gereken çocuklarımız.

Farklı çevreler ve kişilerin ilişkilerini algılamalarına göre belirlemeleri, BDP’nin tutarlı ve sürdürülebilir politika saptamasını engellemektedir.

Kongrede ne arandı?

Son kongre bu zorluğu bir kez daha gösterdi. Sabah yazarı Mahmut Övür’ün kongrenin arka tarafında bulunduğunu söylediği (4 Eylül) ‘derin bir iç gerilim ve arayış’ kongrede görülmedi ya da seslendirilemedi! Gerçekte, Sayın Övür’ün yazdığı politik ‘arayış’ Kürtlerin büyük çoğunluğunun ihtiyacıdır; ama önce BDP’yi değişik algıyan kişi ve grupların farklılığı azaltılmalıdır.

Kongrede Kürt meselesinin yapılmış doğru tanımını ortaya koyarak politikalarını tartışabilirdi veya “Haydi Kürt meselesinin ne olduğunu tartışalım” diyebilirdi!

İkisini de yapmadı; yapamadı! Çeşitli gruplar, hedeflerine uygun tanımların doğruluğuna inanmaktadırlar; kongrede görünen liderler kendi tanımlarını ileri sürme cesaretine ve gücüne sahip değillerdir.

Belirlenmeyen politika

Kürt meselesi tanımlanmadan, politika belirlenip saptanamayacağından, çelişkiler içinde kalınır: Örneğin, Sayın Demirtaş “Biz Meclis’ten çekilmiş değiliz” deyip ‘katılabilmek için asgari demokratik şartların oluşmasını’ beklediğini söylerken, demokratik ortamın son dört yılda daraldığını mı iddia etmektedir? Herhalde daralma dediği, kendi söylem sınırlarıdır.

İtiraf edilemeyen şudur: BDP henüz bağımsız bir siyasal parti değil; yasadışı bir örgütün fiili gücüyle yaşayan bir oluşumdur.

Alınan karar

Sayın Gültan Kışanak bir öneri metni okudu. Önerisinin görüşüleceği tek yer Meclis. Okuduğu koşulların bir-ikisi tartışılabilir; çoğu herkesin söylediği bazı temel hakların, sivri kelimelerle ifadesi. “Her partiden 2’şer kişinin katılımıyla oluşacak komisyonda görüşelim” dendiğine göre niçin Meclis’ten uzak duruluyor? Gerçekten anlamak zor!

Kongre, Meclis’e katılmayı tehdit olarak kullanmayı sürdürme kararı vermiş görünmektedir. Bu karar, BDP’nin meşru yönetiminin önerisi midir? Hiç sanmıyorum! Yasadışı hareketleri tanıyan insanlar bilirler; ulaşılamayan bir liderin görüşü, önce bir ‘komite’nin, sonra ‘kongre’ veya gösterişli bir ad verilen toplantının kararına dönüşür. Özetle, yeni politikalar belirlemesi beklenen BDP Kongresi’ni aşırılar etkilemiş ve alınması gereken doğru kararları önlemişlerdir. Mamafih, BDP tavırlarında değişiklik yaratmayacak kongrenin, Kürt meselesine katkısı da olmayacaktır.

Gerçekte BDP yöneticilerinin ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum, ancak güçleri bu kadarına yetmiş olmalı!

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89