• BIST 1.378
  • Altın 455,626
  • Dolar 8,1215
  • Euro 9,6955
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 3 °C

103 emekli amiral ‘Montrö bildirisi’ yayımladı, hükümetten tepki geldi

103 emekli amiral ‘Montrö bildirisi’ yayımladı, hükümetten tepki geldi
103 emekli amiral, Montrö Sözleşmesi tartışmalarıyla ilgili gece yarısı bir bildiri yayımladı. Hükümetten yapılan açıklamalarda bildiriye tepki gösterildi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un “Bir Cumhurbaşkanı Montrö’yü feshedebilir mi?” sorusuna “Teknik olarak evet” yanıtını vermesi ile başlayan Montrö Sözleşmesi tartışması ve kamuoyuna yansıyan “sarıklı amiral” ile ilgili 103 emekli amiral gece yarısı bir bildiri yayımladı.

Emekli amirallerin VeryansinTV.com adresinde yayımlanan açıklamasında, Montrö Sözleşmesi’ne ilişkin şu ifadeler yer aldı:

Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.

(…) Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.

Bildiride, Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın gittiği bir tarikat evinde sarık ve cüppe ile fotoğraflarının ortaya çıkmasına dair de şöyle denildi:

(…) son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.

TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK’nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

Hükümetin tepkisi ne oldu?

Emekli amirallerin ‘Montrö bildirisi’ne hükümetten ise ardı ardına tepki mesajları geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bildiriye Twitter hesabından şu sözlerle tepki gösterdi:

Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir “bildiri” yazmışlar! 5. kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde. O Türkiye eskide kaldı! Bu millet 15 Temmuz’da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin! Siz kimsiniz? Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye’nin önünü kesemeyecek!

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Twitter hesabından paylaştığı mesajlarda, şu ifadeleri kullandı:

Eski Türkiye sevdalısı, vesayetçi, kendisini milli iradenin üstünde gören zihniyetin bazı temsilcileri yayınladıkları sözde bildiri ile siyasete akıl, millete ayar vermeye çalışıyorlar. O devirler geride kaldı! Haddinizi bilin! İçinize sinmese de şunu çok iyi anlayın ki; bu millet, vatanı da, mavi vatanı da, demokrasiyi de, milli iradeyi de bedelini ödeyerek korumuştur ve koruyacaktır.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise “Büyük Türk milleti üniformaya aşıktır. Üniformayı taşımak şereftir. O şerefi emekli olduktan sonra taşımak daha büyük şereftir. Demokrasiye, devlete ve millete sadakatle bağlı, rütbesini üniformasını siyaset malzemesi yapmayanları daima şükranla yad ederiz… Ya diğerleri…” ifadelerini kullandı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Bazı emekli amirallerin geçmişteki kötü ve çirkin olayları hatırlatan bir yöntem ve üslupla bildiri yayınlaması kabul edilemez. Bu yöntem ve üslubun siyasi hayatımızda neye karşılık geldiği bellidir” dedi.

Meclis Başkanı Mustafa Şentop da bildiriyi “darbe çağrışımlı” olarak tanımlayıp, şunları dedi:

Kahraman milletimiz 15 Temmuz’da sadece FETÖ’cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka. Yıllardır, içerde dışarda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişler; belli.

Montrö Sözleşmesi nasıl gündeme geldi?

Montrö Sözleşmesi tartışması, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmesi ardından başladı.

Mustafa Şentop’un “Bir Cumhurbaşkanı Montrö’yü de feshedebilir mi?” sorusuna “Teknik olarak evet” yanıtını vermesi, Montrö Sözleşmesi’ni bir kez daha gündeme getirdi.

Şentop, 24 Mart Çarşamba günü Habertürk TV’de katıldığı bir programda İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin mümkün olup olmadığıyla ilgili soruya “Teknik bir ifadeyle Meclis onaylama izni veriyor ama Cumhurbaşkanı onaylamayabilir veya onaylayabilir sonra geri çekebilir. Parlamento aşaması bir izin aşamasıdır sadece. Bu yeni değil, 1963’ten bu yana böyle oluyor bu. Bunun örnekleri var” yanıtını vermişti.

Meclis Başkanı Şentop, yanıtın ardından daha önce Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye’nin çekildiği bazı uluslararası anlaşmaları sıralayarak örnekleri olduğunu söylemişti.

Bunun üzerine gazeteci Muharrem Sarıkaya, “Bir gün bir Cumhurbaşkanı gelip ben Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çekildim derse veya Montrö’yü tanımıyorum feshettim derse…” diye sormuş, Şentop da “Teknik olarak yapabilir” yanıtını vermişti:

Sadece bizim sistemde değil Almanya da Amerika da Fransa da bunu yapabilir. Ama mantıkta mümkün-muhtemel arasında bir fark vardır. Marmara Denizi’nden ayran yapmak mümkün müdür? Yeterli miktar yoğurt bulursanız, Marmara Denizi’ni de karıştırırsanız aklen mümkün olabilir. İhtimal ise gerçeklerden hareketle bir işin olabilirliği üzerine, bu muhtemel değildir.

Şentop’un bu sözlerine CHP ve İYİ Parti tepki göstermişti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Cumhurbaşkanının bozacağı anlaşmalar Meclis onayına ihtiyaç duyulmayan anlaşmalardır. Almanya da Hitler’e böyle bir yetkiyi tam da 23 Mart’ta vermişti. Ülkenin başına ne belalar açtığı ortada. TBMM Başkanımızın yasama yetkisini tek adama altın tepside sunması beni incitiyor” demişti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünzile Yüksel de, Şentop’un sözlerine karşı “Montrö, Türkiye’nin boğazlardaki bağımsızlığıdır. Dünya’yı bıçak sırtında tutan bir anlaşma asla tek bir kişinin isteği ile kaldırılamaz” açıklaması yapmıştı.

Tartışmanın büyümesi üzerine Şentop, konuyla ilgili 29 Mart’ta bir açıklama daha yaparak “Ben herhangi bir anlaşma, sözleşme ismi zikretmedim. İsim telaffuz etmeksizin Anayasa’nın 90. maddesinde ve ilgili mevzuatımızda uluslararası antlaşmalarla ilgili iç hukuktaki düzenlemelerden bahsettim” demişti.

Montrö Sözleşmesi, ilk olarak Aralık 2019’da Kanal İstanbul’un Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun onaylandığının açıklanması üzerine gündeme gelmişti.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bir İstanbul boğazımız var. Siz Independenta olayını unutuyor musunuz? Hepsinden öte Montrö Anlaşması Türkiye’ye ne kazandırmıştır ne kaybettirmiştir? Bunu hiç düşündünüz mü?” açıklaması yapmıştı.

30 Aralık’ta da Kanal İstanbul projesine yönelik itirazları değerlendirirken Erdoğan, “Montrö Sözleşmesi’nin siyasi tehdidine” dikkat çekmiş; sonrasında ise katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili soruya “Montrö’yü kafaya takmayın” yanıtını vermişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu ifadeler üzerine “Kanal İstanbul, Montrö’yü baypasa dönüştürebilir ve sıkıntı yaratabilir. Kafada bu varsa, o zaman Çanakkale ile ilgili de bir müdahale gerektirir ki Allah korusun” yorumu yapmıştı. (Karınca, BBC Türkçe, NTV)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89