• BIST 107.041
  • Altın 143,274
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 34 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 33 °C
  • Berlin 17 °C

Suriye girdabı

Mesut Yeğen

Rusya savaş uçağının düşürülmesi ‘kitaba’ uygun görünüyor. Bu cüretkar askeri hamleyi hava sahası ihlali, angajman kuralları deyip izah etmek, kitaba uydurmak zor değil. Ne var ki, pek ala biliyoruz ki, bu hamle kitapla, defterle, kurallarla filan değil, Suriye’de son birkaç ayda, hatta son birkaç haftada olan bitenle ilgili.

Suriye’de olanlar da malum: Rusya’nın fiilen sahne almasıyla beraber Suriye’nin Esad’la ya da Baas’la temsil olunan kısmının ayakta kalacağı kesinleşmekle kalmadı, öngörülen Ocak 2016 ateşkesine Suriye’nin üç büyük aktörle girme ihtimali belirdi: Rejim, Kürdler ve IŞİD. Rusya’nın son birkaç ayda yaptıkları malum esas olarak Suriye sahasındaki dördüncü aktör olan Sünni muhalefetini etkisizleştirmeye dönük oldu. Öyle ki, Kürdlerle rejim çatışmadığından, IŞİD de ateşkes sürecinin parçası olmadığından, Sünni muhalefetin etkisizleştirildiği bir durumda yapılacak ateşkesin ortaya tuhaf bir “IŞİD’e karşı herkes” manzarasını çıkarması ihtimali hasıl oldu. Bu da şu demek: Rusya’nın işlere dahil olma biçimi, Suriye’nin akıbetinin şekillenmesinde Türkiye’nin çokça yatırım yaptığı Sünni muhalefetin, dolayısıyla da Türkiye’nin etkili olma ihtimalini çok azalttı. Türkiye’nin bu cüretkar askeri hamlesinin ardında büyük ihtimalle sözünü ettiğim bu tabloyu değiştirmeye dönük bir hesap var. Lakin, epey ümitsiz, bu itibarla da epey riskli bir hesap bu. İzah edeyim.

Malum, Kuzey Suriye’de Haseke’den Afrin’e bir Kürd kuşağı ihtimali belirince Türkiye Suriye’deki pozisyonunu hızla değiştirdi ve söz konusu Kürd kuşağını engellemek için Suriye’de Sünnilerce çekip çevrilen bir rejim inşa etme siyasetinden ABD ve müttefiklerinin takdirini almaya matuf bir IŞİD’le mücadele siyasetine yelken açtı. Bu siyaset değişikliği Türkiye’nin arzu ettiği “Kobanê ve Afrin arasının Sünni muhalefetin elinde kalıp, Kürd kuşağının engellenmesi” durumunu bir müddet için garanti eder gibi göründü. Lakin, Rusya’nın işe dahli ve dahil olma biçimi söz konusu garantinin o kadar da kuvvetli olmadığını gösterdi. IŞİD’in yarattığı dehşet, Sünni muhalefetin kuvvetlice unsurlarının IŞİD’le geçişkenliği ve ABD ve müttefiklerinin tahammül edebileceği türden Sünni grupların zayıflığı, bütün bunlar birleşince, Türkiye’nin “Kobanê Afrin arasını elinde tutan Sünni muhalefet kuvvetli ve yerinde kalsın” siyaseti ABD ve müttefiklerine o kadar da hayati görünmemeye başladı. Hele de ABD ve müttefikleri açısından Suriye sahasında tutunma zemini olarak PYD/YPG varken ve PYD/YPG bütünüyle İran ve Rusya siyasetine dümen kırmaya niyetli olmadığını defaten duyurmuşken.

Türkiye’nin Suriye’deki gidişattan son zamanlarda yükselen rahatsızlığının ardında Rusya’nın sahne almasıyla ortaya çıkan ve Suriye’nin akıbetinin şekillenmesinde Türkiye’nin rolünü iyice minimize edebilecek görünen bu manzara değişimi var. Uçak düşürmeye varan askeri hamlenin de, birdenbire bir Türkmen kartının ortaya sürülmesinin de ardında bu manzara değişimini engellemek niyeti olsa gerek.

Türkiye’nin Kürd koridorunu engellemeyi esas alan yeni Suriye siyasetine Sünni muhalefete arka çıkarak alamadığı desteği Türkmenlere arka çıkarak almaya çalışmak istemesi elbette daha makul. “Türkmenleri koruyorum” diyerek Suriye siyasetine dahil olmak hem iç siyasette MHP, ordu ve hatta CHP’nin desteğini getirir hem de ABD ve müttefikleri nazarında Sünni muhalefete destek çıkan Türkiye manzarasından daha kabul edilebilir bir manzara oluşturmaya yarayabilir.

Lakin, Türkmenlerin sahadaki zayıflığı ama çok daha mühimi Türkiye’nin hayat memat meselesi gördüğü “Cerablus Azez arasını kaptırmamak” siyasetinin ABD ve müttefikleri için hayati önemde olmayışı Türkiye’nin Rusya’nın sahne almasıyla Suriye’de oluşan yeni manzarayı değiştirme kabiliyetinin çok da fazla olmadığına işaret ediyor.

Türkiye bu kabiliyet noksanlığını riskli bir askeri müdahaleyle gidermeye kalkar mı? Ağzımdan yel alsın. (basnews)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89