• BIST 102.960
  • Altın 146,548
  • Dolar 3,5272
  • Euro 4,1982
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 14 °C

Durdurmak için

Mesut Yeğen

Geçen hafta Türk tipi başkanlığın, milli ve yerli rejimin giderek yaklaştığını yazmıştım. İddiam özetle şuydu: Muhalif olmanın daha zor, vatandaşlıktan çıkarılmanın daha kolay olacak göründüğü milli ve yerli rejim sadece Erdoğan ve inanmışları istediği için değil, MHP’lilerin ve sekülerlerin önemli bir kısmı ve müesses nizamın bildik kurumları da istediği için yakınlaşıyor. Bir de milli ve yerli rejimi, Türk tipi başkanlığı istemeyenler ürkek, kifayetsiz ve basiretsiz olduğu için. Milli ve yerli rejimin isteyenlerini ve niye istediklerini geçen hafta yazdım. İstemeyenlere, ama ürkeklikleri, kifayetsizlikleri ve basiretsizlikleri yüzünden milli ve yerli rejimin gelişini durdurabilecek gibi görünmeyenlere gelince...

Basiretsizlerden başlıyayım: Basiretsizliğin bugünlerdeki taşıyıcısı Kürd hareketinin silahlı kısmı. Milli ve yerli rejimin yaklaşmasını kolaylaştıran ‘ulusal’ ruh halinin oluşmasına en büyük katkıyı yapan faktörlerin başında PKK’nin silahlı çatışmaya yapılan davete icabet etmesi geliyor. Malum, ‘Türkiye kamuoyu’ 7 Haziran seçimlerinde milli ve yerli rejim, Türk tipi başkanlık arzusuna belirgin bir biçimde hayır demişken, 1 Kasım’la beraber başka bir telden çalmaya başladı. Bu değişikliğin en büyük sebebinin çatışma durumuna geri dönüş olduğu da malum. Şimdi, eğer milli ve yerli rejim, daha otoriter bir Türkiye Kürdlerin ve Kürd hareketinin faydasına olmayacaksa ki, olacak gibi, olmuş gibi görünmüyor, milli ve yerli rejim arzusunu büyüten çatışma durumunda ısrar etmek pek basiretli bir tutuma benzemiyor. Eğer Türkiye milli ve yerli rejimine kavuştuğunda Irak ve Suriye Kürdistanlarında olduğu üzere bir kopuş durumu olur beklentisiyle çatışma durumunda ısrar ediliyorsa, bunun pek iyi bir hesap olmadığı ortada. Bu ‘hesapsızlık’ tespiti doğruysa, milli ve yerli rejim de ancak ve ancak Kürdlerin sıkıntısını katmerlendirecek olduğundan, milli ve yerli rejim arzusunu büyüten çatışma durumunda ısrar etmek basiretsizlikten başka bir şey gibi görünmüyor.

Milli ve yerli rejimi istemeyen sekülerlerin, CHP’nin hali ise tam bir kifayetsizlik hali. Kifayetsizlikten kast ettiğim milli ve yerli rejimi bu kadar kuvvetle istemeyip, bu kadar az etkili şey yapabilmek durumu. Milli ve yerli rejimi istemeyen, ama istediklerini milli ve yerli rejimi başka istemeyenlerin istedikleriyle ortaklaştırmak, uzlaştırmak için sıfır çaba harcayan bir CHP ve seküler cemaat var. “Milli ve yerli bir rejim olmadığında, Türk tipi başkanlık durdurulduğunda ne olacak?” sorusuna halen Anayasa’nın ilk bilmem kaç maddesi korunmuş olacaktan başka bir şey diyemeyen bir CHP var; Milli ve yerli rejim hayalinin karşısına sekülerler, Kürdler, dindarlarca paylaşabilen bir başka Türkiye hayali dikemeyen kifayetsiz bir CHP.

Bir de ürkekler var. Türk tipi başkanlığın, milli ve yerli rejimin memleket için hayırlı bir şey olmayacağını bile bile, “zamanı değil”, “elimizdekilerden oluruz”, “eski Türkiye bizi yutar” korkusuyla karşı duramayan muhafazakarlar. Sekülerler ve Kürdlerle yeni bir Türkiye hayali kurmaktansa, sekülerlerin ve Kürdlerin bastırılmasına dayalı milli ve yerli rejim hayaline kerhen de olsa onay veren muhafazakarlar.

Milli ve yerli rejimi giderek yaklaştıran, bu türden bir rejimi arzulayanların az olmayışı olduğu kadar sözünü ettiğim basiretsizlik, kifayetsizlik ve ürkeklik halleri. Üstelik, milli ve yerli rejime o kadar yaklaştık ki, bugün basiretsiz, kifayetsiz, ya da ürkek olan aktörlerden biri “vazgeçtim, başka türlü yapacağım” dese bile korkarım artık çok geç. Türk tipi başkanlığı, milli ve yerli rejimi durdurabilmek için hem basirete, hem kifayete, hem cesarete ihtiyaç var. (basnews)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89