Bu sistem, darbeci bir ordunun toplum üzerindeki baskısını ve vesayetini sürdürebilmesi için biçimlenmiş. Anayasasını, yasalarını, siyasetini, devletin yapısını bir “vesayet rejiminin” mimarisini taşıyacak kolonlar olarak inşa etmiş.
“Tek kimlikli” bir toplum yapısı öngörmüş.
Dini kendi denetimine almış.
Resmen tek bir ırkı ve tek bir mezhebi kabul etmiş.
Eğitimi ta anaokulundan üniversiteye kadar bir “beyin yıkama” aracı olarak görmüş.
Felsefeyi reddetmiş.
Yazıyı ve bütünüyle sanatı hep bir tehdit olarak algılamış.
Dindarları “yobaz”, aydınları “toplumdan kopuk” züppeler olarak karikatürleştirmiş.
İşadamlarını, istediğinde abad istediğinde berbat edecek şekilde devlete bağlamış.
Medyanın kontrolünü eline almış.
Faşist ceza yasasını, her türlü eleştiriyi ezecek bir kırbaç gibi kullanmış.
Uzun yıllar bu sistemi sürdürmeyi de başarmış.
Değişen dünyada asla değişmeyen bu sisteme karşı sonunda Kürtler silahla, muhafazakâr kesimler örgütlü bir siyasetle ayaklanmış.
Muhafazakârlar, devletin yönetimini askerî vesayetten devralmış.
Yönetimi devralırken de “bu sistemi değiştireceğine, yeni bir anayasa hazırlayacağına, herkesin hakkını vereceğine, hukuku evrensel ölçülere oturtacağına, inanç ve fikir özgürlüğünü sağlayacağına” söz vermiş.
Ve, iktidarı eline aldığına inandığı anda da verdiği bütün sözlerden caymış.
Şimdi AKP, askerî vesayete göre şekillenmiş bir sistemi kendi iktidarı altında değiştirmeden devam ettirmek istiyor.
Başbakan Erdoğan, Mustafa Kemal Paşa ya da İsmet Paşa gibi “kudretli bir adam” olarak ülkeyi yönetmek, “tek kimlikli” toplum yapısını aynen muhafaza etmek istiyor.
İktidarda olan için bu “askerî vesayet” rejiminden iyisi yok, canının istediğini yapıyor, kimseye hesap vermiyor, seninle aynı fikirde olmayan herkesi “vatan haini” ilan edebiliyor, toplumu kendi siyasi çıkarın için beladan belaya sürükleyebiliyor, karşı çıkanı devletin gücüyle ezerek susturuyorsun.
Demokrasiyi ve eşitliği kabul etmiyorsun.
Sen “efendi” oluyorsun, taraftarların devletin “ayrıcalıklı kulları” oluyor, diğerlerini de eziyorsun.
Ezilenler, “sen bizi eziyorsun” dediğinde de “size okul yaptım, hastane yaptım, yol yaptım, daha ne istiyorsunuz” diyorsun, “yanaşmalarına iyi bakan” bir ağa gibi halkın bununla yetinmesini, ağalığa itiraz etmemesini, eşitlik ve özgürlük peşinde koşmamasını söylüyorsun.
Askerî vesayetin paşalarının kendilerini Atatürk’le özdeşleştirip, kendilerini hedef alan herkesi “Atatürk ve devlet düşmanı” ilan etmeleri gibi sen de kendini “dinle” özdeşleştirip seni eleştiren herkesi “din ve devlet” düşmanı ilan ediyorsun.
Fevkalade kurnazca bir yöntem.
Ama bir sorun var.
Hukuk ve demokrasi dışı baskıcı bir yapıyı nasıl koruyup sürdüreceksin?
Askerler bunu silahla koruyordu.
Böyle hukuk dışı bir yapıyı da zaten ancak silahla koruyabilirlerdi.
Sen neyle koruyacaksın?
“Yüzde elli” oy buna yetmez, diğer yüzde elli “bizim hakkımız ne olacak” dediğinde ne yapacaksın?
Pankart açanı, poşu takanı, toplantı yapanı, şarkı söyleyeni toplayıp hapse atabilmek için “silah” gerekir, bu, hukukun yapacağı iş değil çünkü.
O zaman kaçınılmaz olarak başta ordu olmak üzere bütün devleti kendi denetimine alıp, o devletin gücünü kendi iktidarın için kullanacaksın.
Bunun için ordunun başına, polisin başına, istihbaratın başına “kendi adamlarını” getirip, bir “kast” sistemi oluşturmaya uğraşacaksın.
İşte sivil bir “tek adam” diktasının zorlandığı yer de burası.
Devletin silahlı gücüne dayanan hukuk dışı bir iktidar kurulacaksa, devletin silahlı gücü bunun yönetimini neden bir “sivile” versin?
Silaha dayalı hukuk dışı bir rejimde, “silahın gerçek sahibi” yönetimin de sahibi olmak ister.
Hukuka ve demokrasiye dayanmayan bir rejimde “asıl güç” silah olur, hukuk ve demokrasi eksildikçe “silah” meşrulaşır ve sonunda silahın asıl sahibi iktidarı talep eder.
AKP ve Başbakan Erdoğan “tek adam” yönetimi için ısrar ettikçe ve “biz devletin sahibiyiz” diye böbürlendikçe belaların büyümesi, kanlı tuhaflıkların artması bir tesadüf değil.
“Askerî vesayetin” gerçek sahipleri, rejimin değişmediğini gördükçe yeniden iktidar iştahına kapılıyorlar.
Onları şaşırtan, gerileten, yenilgiye uğratan “hukuk ve demokrasi” atılımları olmuştu, o atılımlardan vazgeçtiğinizde, eski rejimi kendi iktidarınız altında sürdürmeye kalktığınızda, “askerî vesayetin” silahlı sahiplerini de iştahlandırırsınız.
AKP, yeniden “hukuk ve demokrasi” ataklarına başlamazsa, rejimi değiştirmek için somut adımlar atmazsa, yaşadığımız belalar bitmeyecek.
Demokrasi azaldıkça, demokrasi dışı güçler palazlanır.
Bütün memleketi kuyruğundan tuttukları bir kedi yavrusu gibi duvardan duvara vurup kan içinde bırakırlar.
Uçaklar yanlış hedefleri vurur, cephanelikler patlar, düz ovada baskın yapanlar buhar olup uçar ve toplum adım adım “geçmişe” doğru kayar.
- BIST 9668.36
- Altın 4027.848
- Dolar 38.8372
- Euro 43.6042
- İstanbul 14 °C
- Diyarbakır 23 °C
- Ankara 11 °C
- İzmir 16 °C
- Berlin 11 °C
- Nûbihar Dergisinden Kürt Dili Dosyası!
- Nûbihar dergisinin 164.sayısı çıktı!
- Gazeteci Evrim Kepenek'e kelepçeli gözaltı!
- Gazeteci Sinan Aygül'e saldıran korumalar tutuklandı
- 15 barodan gazeteci Sinan Aygül’e yönelik saldırıya kınama
- İbrahim Kalın MİT Başkanlığına atandı
- Çanakkale ve Balıkesir'de art arda deprem
- Buldan ve Sancar eş başkanlığı bırakacaklarını açıkladı
- Başak Demirtaş: Selahattin adaylığını üç kez iletti
- Şenyaşar ailesi: ‘Gereken yapılmazsa ‘adalet’ pankartını Meclis’e asacağız’
- Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabineyi açıkladı
- HDP’li yönetici: Demirtaş’ın talebi genel merkezimize ulaşmadı
- Biden, sahnede yere düştü
- Demirtaş: HDP, cumhurbaşkanı adaylığı talebimi gerekçesiz reddetti
- Selahattin Demirtaş: Aktif politikayı bırakıyorum
Kurnazlık

Ahmet Altan- / Yazar
- Yorumlar 4
- Facebook Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları
- Böyle olmaz05 Eylül 2016 Pazartesi 01:22
- Tiyatro28 Ağustos 2016 Pazar 23:15
- Yüz yıllık gün21 Ağustos 2016 Pazar 22:58
- Ne oluyor?14 Ağustos 2016 Pazar 22:56
- Canavarlar bahçesi ve Taraf07 Ağustos 2016 Pazar 21:37
- Bir hikâye kalır01 Ağustos 2016 Pazartesi 00:28
- Goril ve Robespierre20 Temmuz 2016 Çarşamba 02:10
- “FETÖ'cü denilip geçilecek bir iş değil bu"18 Temmuz 2016 Pazartesi 07:10
- Enverleşmek12 Temmuz 2016 Salı 22:57
- Montezuma11 Temmuz 2016 Pazartesi 01:07
- Le Tour…05 Temmuz 2016 Salı 18:11
SON EKLENEN GALERİLER
ÖNE ÇIKANLAR
Fotoğraflarla Kürdistan’a dönen ilk hacı kafilesi
Başkent Hewler’de huzurevi
IŞİD’in son mevzisinden kaçış...
Kürdistan Parlamentosu'nun yeni üyeleri yemin etti
12345678
- Süleyman ÇevikKürtçe zorunlu eğitim bir haktır!
- Ersin TekGeleceğin Önündeki Engel: Geçmiş!
- Roşan LezgînZazakî Kur’an Meali ve İncil çevirisi
- Bayram BozyelSri Lanka; İktidar hırsının trajik sonuçları
- Abdullah Can“Bediüzzaman’ın hançeri” mi, Bediüzzaman’ı hançerlemek mi? (5)
- Mustafa Özçelik‘’Helalleşme’’ söylemini destekleyerek, kapsamlı helalleşmelere kapı ara
- Rahmetullah KarakayaBinelim kuşa gidelim Muş’a (2)
12
Sait Çürükkaya...
Antep'te sokak düğününe bombalı saldırı
Cizre'deki bodrumlarda ne yaşandı?
Nizamettin Ariç - Xakî Bîngol - Çîyayê Şengalê
12345678
- Murat YetkinSon üç gün, son üç soru
- Hayko BağdatKürtler TİP’e neden kırgınlar?
- Arzu YılmazKürt seçmenin seçimi ve dış politika
- Hediye LeventCIA Şefi neden Orta Doğu'da?
- İsmail Beşikci59 Yıl Sonra Şemdinli
- Mehmet Latif YıldızGüçlendirilmiş parlamenter sistem üzerine
- Akif BekiHDP’yi kapatmak neye yarar?
- Fehim TaştekinKürtler için lanet geri mi dönüyor?
- Ahmet TaşgetirenYargı sancısı -bumerangı unutmamak
- Fehmi KoruFırat’ın doğusuna gitmiyoruz, tamam. "Neden"...
- Aydın Doğanİstanbul seçimleri ve ötesi…
- Galip Dalayİran'a Sovyet modeli...
- Hakan AlbayrakMalcolm X
- Elif ÇakırBize ne oldu böyle?
- Orhan Kemal CengizHDP neden arabayı atın önüne koyuyor?
- Yaşar YakışFırat’ın doğusu sorunu askeri harekâtsız da çözümlenebilir mi?
- Mücahit BiliciDonald Trump’ın Zülkarneyn olarak portresi
- Tarık Ziya EkinciKılıçdaroğlu'nun Ahmet Türk'le görüşmesi bir skandaldır
- Akdoğan Özkan'ABD Çin ile Savaşacak'
- Murat SabuncuABD, Türkler ve Kürtler arasında 'çözüm' için devrede mi?
- Ahmet AltanMilliyetçilik ve Aydınlar
- Aslı AydıntaşbaşYalancı bahar mı ikinci bahar mı?
- Amberin Zaman‘Al papazı, ver papazı’ derken elde ne kaldı?
- Etyen MahçupyanErken seçim istemeyip ne yapsaydı?
- Kadri GürselÜç yıl sonra HDP yine anahtar
12345
RÖPORTAJ
Arzu Yılmaz: Irak Başbakanı Kazımi’nin ziyareti Türkiye’den ABD’ye mesajKürt sorunu üzerine çalışmaları ile tanınan ve Kürdistan Bölgesinde de görev yapan Hamburg Üniversitesi Misafir Öğretim Görevlisi Dr. Arzu Yılmaz Irak Başbakanı Kazımi’nin ziyaretini Evrensel'e değerlendirdi.
Türkan Elçi: 'Tahir hiçbir rüyamda benimle konuşmadı’Bugün Diyarbakır Barosu Tahir Elçi’nin öldürülmesinin beşinci yılı.
Kürt hukukçuya Yeni Zelanda'dan 'Küresel Etki ÖdülüERBİL (K24) - Kürt hukukçu Rez Gerdi, mültecilerle ilgili yaptığı çalışmalar ve gösterdiği çabalar nedeniyle Yeni Zelanda’da “Küresel Etki Ödülü”nü kazandı.
PSDK lideri: Kürtler ABD’yle doğrudan görüşmeliKürdistan Sosyalist Demokrat Partisi (KSDP) Genel Sekreteri Muhammed Haci Mahmud, Bağdat’la yaşanan bazı sorunlar konusunda kesin sonuçlar alınması için Kürtlerin ABD’yle doğrudan görüşmesi gerektiğini söyledi.
ÖZEL MAKALE
Konya’daki katliama ilişkin gözaltı sayısı 13’e çıktıKonya’da yedi kişinin katledildiği ırkçı saldırıya ilişkin gözaltına alınanların sayısı 13’e yükseldi.
Reuters: Türkiye sınıfta kaldıKoronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Türkiye'de 2 haftadır hafta sonları akşamları sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. İngiliz haber ajansı Reuters'ın analizine göre bu yasaklar bir işe yaramadı.
Demirtaş hakkında yeni iddianame: 3 yıla kadar hapsi istendiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, Başsavcı Yüksel Kocaman'ı hedef gösterdiğini iddia ettiği HDP'nin tutuklu eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş hakkında yeni bir iddianame hazırladı. İddianamede Demirtaş’ın 3 yıla kadar hapsi istendi.
Mesud Barzani: Kerkük; anılar, düşler ve düşüncelerBarzani, “Saddam Kerkük’ün Kürtlerin hakkı olduğunu kabul ediyor muydu?” şeklindeki soruya, “Şahsen kendisi bana, ‘Kerkük Kürt kentidir’ dedi."
KÜLTÜR SANAT
Nûbihar Dergisinden Kürt Dili Dosyası!Nûbihar dergisinin 165. Sayısı Kürt Dili Dosyası olarak çıktı.
Nûbihar dergisinin 164.sayısı çıktı!Nûbihar dergisinin yeni sayısı okuyucusuyla buluştu.
Nûbihar dergisinin 163. sayısı çıktı3 ayda bir Kürtçe yayınlanan Nûbihar dergisinin 163. sayısı zengin bir içerikle çıktı.
Feyruz, Suudi Arabistan’da konser vermeyi reddettiArap dünyasının yaşayan en büyük şarkıcısı Feyruz, Suudi Arabistan'ın insan haklarına saygı göstermediğine dikkat çekerek konser davetini reddetti.
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89
Tel : 0532 261 34 89
ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.