• BIST 11156.2
  • Altın 2545.653
  • Dolar 32.8875
  • Euro 35.8578
  • İstanbul 28 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 30 °C
  • Berlin 20 °C

Guardian: Hükümet gazetecileri korkuttu

Guardian: Hükümet gazetecileri korkuttu
Guardian'daki bir makalede, hükümetin BBC Türkçe'den Selin Girit'e karşı başlattığı kampanya üzerinden, Türk basınındaki otosansür sorgulanıyor.

İngiliz Guardian Gazetesi'nde 'Gazetecilerin kendilerini sansürlemeyi öğrendiği yer' başlıklı, Constanze Letzch imzalı makale şu satırlarla başlıyor;

"BBC Türkçe sunucusu Selin Girit Londra'da çalışıyor ve kendi ülkesinde çok az tanınıyordu. Ama bütün bunlar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın hükümet karşıtı protestolarla ilgili yaptığı yayınlar nedeniyle, Girit'i kendi ülkesine karşı bir komplonun içinde olmakla suçlamasıyla değişti. Saldırı, sürekli medyayı protestoları alevlendirmekle suçlayan Erdoğan'ın tüm muhalefeti bastırma niyetinde olduğuna inanan diğer gazetecilere korku saldı."

'SIRADAKİ SİZ OLABİLİRSİNİZ'

Girit'e karşı kampanyanın geçen haftasonu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in saldırgan twitter mesajlarıyla başlatıldığını yazan Letczch, BBC'nin 'hükümetin göz korkutması' diye tanımladığı kampanyaya karşı sert bir protesto mesajı yayımladığını söylüyor ve şöyle devam ediyor;

"Erdoğan'ın bundan pek etkilenmediği açık. Bir gün sonra parlamentoda konuşan Erdoğan 'Girit'in kendi ülkesine karşı komplonun bir parçası' olduğunu söyledi. Türk gazeteciler Girit'e yapılanın hepsine karşı bir uyarı, hepsini korkutup boyun eğmeye zorlayacak bir örnek olarak görüyorlar. Büyük bir Türk haber kuruluşunun editörü Serdar Korucu 'Başbakan bize ne dediğinize, ne yaptığınıza dikkat edin. Sıradaki siz olabilirsiniz' dedi' şeklinde konuşuyor."

TÜRK MEDYASINDA OTOSANSÜR 

Ana akım Türk medyasının protestoların büyük bölümünü görmezden geldiğini belirten Constanze Letzch CNNTürk televizyonunun, İstanbul'un merkezinde Erdoğan'ın 10 yıllık iktidarında görülmemiş protestolar yapılırken, penguen belgeseli yayımladığını hatırlatıyor. Letzch, halkın bu duruma öfkelendiğini ve haber kanallarının önünde gösteriler düzenlendiğini belirtiyor. Yazar, pekçok gazetecinin bu duruma şaşırmadığını kaydediyor. Yazıda daha sonra Today's Zaman gazetesinin editörlerinden Fatma Demirelli'nin şu sözlerine yer veriyor;

"Gazeteciler şimdi kafalarında bir tür bölünme yaşıyor. Bir yandan haberi görüyorsunuz, ama öte yandan derhal kimsenin ayağına basmadan nasıl bu haberi yaparım diye düşünüyorsunuz. Otosansür bir otomatik refleks oldu"

Constanze Letzch, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'ne göre 67 gazetecinin hapiste olduğu Türkiye 'de otosansürün yeni bir durum olmadığını, ancak Gezi Parkı eylemleriyle daha çok dikkat çektiğini vurguluyor.

Yazıda görüşlerine yer verilen Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner da, 'Son olaylardaki önemli fark, sansürün halkın farklı bir kesimini, örneğin sık sık sansüre uğrayan Kürt hakları savunucularını değil, orta sınıf Türkleri etkiledi. Bir başka önemli fark da, olayların uluslararası medyada geniş bir şekilde işlenmesiyle, ana akım Türk medyasındaki sansürün daha bir görünür olmasıydı' diyor.

GAZETECİLERE TEHDİT VE DAYAK 

Guardian yazarı, sansür ve denetim bir yana, olayları izleyen gazetecilere karşı keyfi tehditlerin ve şiddetin de arttığını söylüyor. Letzch, Gazetecileri Koruma Komitesi'nin protestolar sırasında basına karşı çok sayıda fiziksel saldırı, gözaltı, tehdit, malzemelerine ve koruyucu ekipmanlarına kanunsuz şekilde el konulması olayını belgelediğini söylüyor. Bazı Türk ve yabancı gazetecilerin de polis dayağı ve plastik mermilerle yaralandığını kaydediyor.

Gazetecileri Koruma Komitesi'nin Türkiye'de çalışan gazetecilere karşı en büyük tehdidin polis şiddeti olduğu tespitini aktaran yazar, protestolar sırasında polisten dayak yiyen Radikal muhabiri Alpbuğra Bahadır Gültekin'in, 'Onlara basın mensubu olduğumu söyledim. Ama önce hakaret ettiler, sonra da dövmeye başladılar. Yere düştükten sonra birkaç polis dövmeye, tekmelemeye devam etti' dediğini aktarıyor. Yazı şöyle sona eriyor;

"Korucu ve Demirelli Erdoğan'ın eleştirilemeyecek bir isim olduğu konusunda uzlaşıyor. Korucu, 'Haber kanalları, kendilerini sağlama almak için istemeden Başbakan'ın dil sürçmelerini düzeltiyor" diyor. Korucu da, 'Onu memnun etmek için kimse rahatsız edici sorular sormak istemiyor. Ama özgürce soru soramazsak, halkın ilgi duyduğu konuları nasıl anlamaya başlayabiliriz ki' şeklinde konuşuyor. Demirelli, 'Gazeteciler şimdi, gerçekten birşeyler buluruz korkusuyla, araştırmaktan korkuyor' diyor. (BBCTürkçe)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ekşi Sözlük’e erişim engeli kaldırıldı03 Mart 2023 Cuma 10:13
  • Ekşi Sözlük'e erişim engeli getirildi22 Şubat 2023 Çarşamba 11:28
  • Şahan Gökbakar'dan 'sesi kısan' TRT Haber'e tepki11 Şubat 2023 Cumartesi 22:47
  • Sözcü TV yayın hayatına başlıyor21 Ocak 2023 Cumartesi 12:38
  • Halk TV'de üst düzey istifalar07 Ocak 2023 Cumartesi 23:01
  • RTÜK’ten kanallara ‘Kılıçdaroğlu’ cezası30 Mayıs 2022 Pazartesi 13:43
  • TV100'den Metin Özkan kararı23 Şubat 2022 Çarşamba 17:11
  • VOA’dan RTÜK kararına itiraz: Tek amacı sansür uygulamak23 Şubat 2022 Çarşamba 15:40
  • Rusya Deutsche Welle'yi yasakladı03 Şubat 2022 Perşembe 18:28
  • RTÜK’ten TELE1 ve FOX TV’ye ceza24 Ocak 2022 Pazartesi 15:21
  • ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89