• BIST 1.384,680
  • Altın 499,10
  • Dolar 8,8350
  • Euro 10,3400
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 17 °C

Gözlemlerim...

Gözlemlerim...
Yenibosna’dan Atakent’e gidecektim. Otobüse binince ben hep arkaya giderim, daha az kalabalık olur ama bayan sayısı azdır. Bugün de öyle yaptım. Otobüste yer yoktu en arkaya gittim yine…
Yenibosna’dan Atakent’e gidecektim. Otobüse binince ben hep arkaya giderim, daha az kalabalık olur ama bayan sayısı azdır. Bugün de öyle yaptım. Otobüste yer yoktu en arkaya gittim yine…

BALI ÇOK SEVEN VAR YA ONU HATIRLATAN BİRİ…

İşten biraz erken çıkmıştım. Otobüs durağında beklerken, rahattım, huzurluydum. Derken uzaktan otobüs göründü, 146 Bahçeşehir Bakırköy yazıyordu üstünde ve yeşil otobüs klimalıydı, sevindim. Yenibosna’ya kadar giderim diye düşündüm. Avcılarda inmeme gerek yoktu.

Yenibosna’dan tekrar aktarmalı Atakent’e binecektim. Otobüse binince ben hep arkaya giderim, daha az kalabalık olur ama bayan sayısı azdır. Bugün de öyle yaptım. Otobüste yer yoktu en arkaya gittim yine…

Hiç bayan yoktu arkalarda, ayakta yolculuğa başladım, belki bir inen olurdu… Bir iki durak sonra biri indi, bana yer açılmıştı, hemen oturdum. Yanımdaki erkekti ama hiç güzel oturmuyordu, koltukta yayılmış, bacaklarını açmış bir şekilde oturuyordu. Bacağı dizime dokunmasın diye biraz yana çekildim, görmemek için de başımı sola çevirdim, biraz canım sıkılmıştı. Bazıları bayan yanında nasıl oturulur bilmiyorlardı, o kadar da yayılmaz ki burası nihayet halka açık bir taşıma aracıydı biraz dikkatli olunması gerekiyor diye düşündüm. Bir küfür savurdum içimden balı çok seven var ya onu hatırlattı bana… Birkaç durak sonra kolunun tekini ensesine attı, öyle yolculuğa devam etti yanımdaki. Yayılmış ve bir kolu ensesinde. Başımı çevirdim görmemek için. Sonunda ineceğim Durağa. Yenibosna'ya yaklaşmıştım ki bizim yaygın doğrulmasın mı, kendini düzeltti, meğer o da bu durakta iniyormuş. Sıkıntılı bir otobüs yolculuğu böylece bitmiş oldu..

BÜYÜKLERE MASALLAR

Bir yer varmış, adı Cennetmiş. Orası o kadar genişmiş ki genişliği uzay kadarmış. Bizim dünya onun yanında kum tanesi kadarmış. Sonsuz dünya sayısı genişliğindeymiş yani. Orada yaşayan insanlar saraylarda yaşayan asillermiş. Altından, gümüşten, pırlantadan saraylarda yaşarlarmış. Bir de ne varmış biliyor musunuz, buranın asilleri tuvalete gitmezlermiş. Ne küçük abdest, ne büyük abdest bozmazlarmış. Asıl asalet de bu olsa gerek ne dersiniz. Dünyanın zenginleri ne kadar çok parası olsa da tuvalete gidiyorlar. Hiçbir zaman gerçek asil olamazlar değil mi?

Masal işte, ama ya gerçekse !

KÜÇÜK KARINCA

Genelde radyoda ilahiler dinliyorum,bazıları hoşuma gidiyor. Ama abartılı bulduğum biri var orda şiir okuyor. 'Denizlerin damlası kadar salat olsun sana… methiye ve abartılarla dolu bir şekilde, Allah’ı methediyor.

Övgülerin bini bir para. Öyle bol keseden atıyor ki dur diyen yok…

Allah ben kullarımı denerim demiş, inandık demekle, sizden öncekiler gibi sınanmadan kurtulamazsınız demiş. Biraz korku, biraz açlık, biraz canlardan mallardan eksiltme ile denerim, sabredene müjdele demiş. Bu denemeler sırasında, bu musibetler sırasında da böyle methiyeler söyleyebilecek mi acaba bol keseden..

Mesela hastalandı, depresyona girdi… ya da nimet içindeyken… Yine böyle konuşabilecek mi? Biz nimete gark olunca şımarır, musibete uğrayınca da üzülür umutsuzluğa kapılırmışız. İnsanoğlu çok zalim çok nankördür diyor Allah bizim için…

Bu kadar bol keseden övgü akılsızca bence, fazla duygusal… Akıl ise en büyük nimetlerden, onu çalıştırmak güçlendirmek gerekir, çalışan güçlenir…

Biz küçük bir karıncayız, güneşi ne kadar översek övelim, güneş ne büyür ne küçülür. Vesselam…

KETEN PANTOLON

Bugün iş çıkışı Airport AVM' ye uğradım, yolumun üstünde… LCW ve Mark Spencer' a baktım. AVM ye girmeden önce euzu besmele çektim, fuzuli alışveriş yapmayayım, işim rast gitsin diye.

LCW de bazı ürünlerde %50' ye kadar indirim vardı. Bir siyah pantolon denedim ama yakıştıramadım, yakıştı da biraz yakıştı. Bana yardım eden satış elemanına bir yere daha bakacağımı söyleyip ayrıldım, Mark Spencer 'a gittim.

Pantolonlara bakarken satış elemanı bayandan yardım teklifi geldi, ben de bedenimi söyledim, beklerken, bir yandan da etrafa bakınıyordum. Sonra aradığım bedende bir keten pantolon bulundu. Pantolonu denedim, fazla yakıştı, ayrıca keten pantolonu ağ ortasından eskitiyordum. Belki bir sezon giyebilecektim, param da boşa gidecek diye düşündüm, karar veremedim. Düşüneceğimi söyleyip çıktım. Böylece bir şey almamış, para harcamamış oldum.

Böylece bir AVM macerası kayıpsız atlatılmış oldu.

Meral Durgun

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Aşkın ve imanın şairi: Fethi28 Aralık 2020 Pazartesi 01:23
  • Nûbihar dergisinin 153. sayısı çıktı25 Kasım 2020 Çarşamba 16:49
  • İmamoğlu’ndan Kürtçe oyunun yasaklanmasına tepki14 Ekim 2020 Çarşamba 13:07
  • ‘Suç ve Ceza’ Kürtçe’ye çevrildi02 Eylül 2020 Çarşamba 17:41
  • Nûbihar dergisinin 152. sayısı çıktı27 Ağustos 2020 Perşembe 11:05
  • Yazar Adalet Ağaoğlu, Ankara'da toprağa verildi15 Temmuz 2020 Çarşamba 15:37
  • Mehmet Atlı'dan yeni albüm: Morî Mırcan08 Haziran 2020 Pazartesi 22:33
  • Finlandiya'da 40 dilde ana dil eğitimi07 Haziran 2020 Pazar 23:29
  • Nûbihar'ın konuğu Şivan Perwer24 Mayıs 2020 Pazar 13:12
  • Nûbihar dergisinin 151. sayısı çıktı23 Mayıs 2020 Cumartesi 14:34
  • ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89