• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 0 °C

Kürtçe eğitim için siyasi mücadele

Gülay Göktürk

Temel bir hakkın henüz yasal hale gelmemiş olması, onu hak olmaktan çıkarmaz. Toplumlar da meclislerin insafa gelip haklarını yasal hale getirmeleri için ila nihaye eli böğründe bekleyemez; hakkı için mücadele eder; propaganda eylemleriyle toplumun diğer kesimlerini yanına almaya çalışır; bu ittifaklara dayanarak baskı oluşturur; barışçı gösteriler, pasif direnişler yapar; sivil itaatsizlik eylemleriyle hakkını fiilen kullanmaya çalışır; yani en geniş anlamda siyaset yapar.

Ana dilde eğitim de temel bir haktır.

Türkiye bu hakkı çok konuştu. Geçen yıl kadük hale gelen Anayasa değişikliği çalışmalarının baş konularından biriydi anadilde eğitim hakkı. MHP ve CHP değişikliğe geçit vermedi, Anayasa’nın 42’inci maddesi değişemedi. Tek başına kalan Ak Parti de ara çözüm arayışına girdi. Kürtçe eğitim yapan özel okulların önünü açtı. Ama bu ara çözüm Kürtleri de, siyasi temsilcilerini de tatmin etmedi. Dolayısıyla Meclis, sadece Kürtlerin değil, toplumun büyük çoğunluğunun haksızlık olarak gördüğü bir yasağı kaldırmayı başaramamış oldu.

Meclis çözemeyince...

Meclisin çözüm üretemediği bu alanda başka türlü çözüm arayışlarının gündeme gelmesi son derece doğaldı ve nitekim geldi.

PKK, ders yılı başlangıcında bir hafta süreyle okulları boykot kararı aldı. Çeşitli yürüyüşler ve gösteriler planladı. Ayrıca Güneydoğu’nun çeşitli yerlerinde Kürtçeyi eğitim dili olarak kullanan okullar açmaya karar verdi. Dün, Diyarbakır, Şırnak'ın Cizre ve Hakkari'nin Yüksekova ilçelerinde 260 öğrenci Kürtçe dilinde eğitim görmek üzere bu okullarda dersbaşı yaptılar.

Bunların hepsi özünde haklı, demokratik ve barışçı mücadele yöntemleridir.

Anadilde eğitim hakkı için başlatılan okul boykotu hiçbir şiddet içermiyor, haklı ve meşru bir zemine dayanıyor; geniş kitlelerin talebini yansıtıyor; ayrıca biliyoruz ki ortaya atılan talep uluslararası hukukun en temel metinlerinde; İnsan Hakları ve Çocuk Hakları Evrensel Bildirgeleri’nde en temel insan hakkı olarak nitelendiriliyor ve özel vurgu yapılıyor.

Kendi okulunu açma girişimine gelince…

Bu girişimin esas itibariyle sembolik bir girişim, bir tabunun kırılması amacıyla yapılan bir sivil itaatsizlik eylemi olduğunu söyleyebiliriz.

Bilindiği gibi, Kürtçe eğitim veren özel okul açmak, Ak Parti’nin yaptığı son değişiklikle mümkün hale geldi. Ancak dün açılan okullar gerekli prosedürleri tamamlamadıkları ve mevzuata uygun olmadıkları için resmen “okul” sayılmıyor. Bu yüzden de “okul olmayan bu okullar” muhtemelen önümüzdeki günlerde çeşitli soruşturmalara ve idari tedbirlere muhatap olacaklar; belki devam edebilecek, belki de kapatılacaklar.

Ama şurası kesin ki, her iki durumda da varlıklarıyla bir hak arayışını etkili bir biçimde gündeme getirmiş ve uzun süre gündemde kalmasını sağlamış olacaklar.

Okul yakarak “demokratik özerklik” inşası

Ne var ki kullanılan mücadele yöntemleri bunlardan ibaret değil. Okuların açılmasından önceki günlerde Lice’de Kürtçe eğitim verileceği açıklanan bir okulun binasını denetlemeye giden yetkililere yapılan silahlı saldırı; ardından önceki gece Muş’ta üç okulun ateşe verilmesi; öte yandan bir haftalık okul boykotuna katılımı arttırmak için velilere baskı yapıldığına dair gelen haberler, bütün bunlar zor içeren, haklı bir mücadeleyi haksız hale getiren eylemler…

Kürtçe eğitim veren okullar açılmasının, Öcalan’ın direktifi ile başlayan “Demokratik Özerkliği İnşa Süreci”nin bir parçası olduğunu biliyoruz. Ama yine biliyoruz ki demokratik bir sürecin inşası antidemokratik yöntemlerle gerçekleşemez. Eğer PKK, belediye yönetimini elinde tuttuğu bölgelerde kah yetkilerini kullanarak, kah o yetkileri genişletmeye çalışarak yeni bir inşaya girişiyorsa, bunu demokratik yöntemlerle, iknaya dayanarak, kendi kitlesiyle uyum içinde, ayrıca genel kamuoyunun duyarlılıklarını da dikkate alarak yapmak zorunda.

Türkiye’de, Kürtler dahil hiç kimse okul yakılmasını hoş görmez; tasvip etmez, hatta korkunç bulur.

Bunu da söylemiş olayım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89