• BIST 107.401
  • Altın 151,137
  • Dolar 3,6765
  • Euro 4,3226
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 17 °C

Kürtçe eğitim

Enver Sezgin

İlkokul yıllarıma dair ilk hatırladığım şey, gözümün önüne gelen ilk görüntü ders arasında Kürtçe konuştuğum için okul müdüründen dayak yedikten sonra ağladığım hâlimdir. Benim kuşağımdan olan pek çok Kürt insanının böyle üzücü hikâyeleri vardır.

Benden önceki ve sonrası kuşaklar için de bu böyle. 

Geçmiş uygulamaları hatırladığımızda, bugün “anadilde eğitim” talebinin ne kadar yerinde olduğunu kavramamız daha da kolay olacaktır. 

Genç cumhuriyetin kurucularının ilk icraatlarından biri Kürtçe eğitim veren ne kadar kurum varsa onları kapatmak olmuştur. 

İsmet İnönü’nün isteği doğrultusunda, 1. Umumi Müfettişliği’ne getirilen Abidin Özmen, dönemin hükümetine sunulmak üzere bir rapor hazırlar. 

Abidin Özmenşu sözlerle amacını açıkça dile getirmektedir: “Türk camiası içinde kaynaştırmak istediğimiz kimseleri Kürtçe yerine Türkçe ile konuşur hale getirmek icap eder. Bu söz götürmez bir gerçektir.” (İsmet Paşa’nın Kürt Raporu-Saygı Öztürk

Abidin Özmen, asimilasyonun gerçekleşmesi için “yatılı mektepler” kurulmasını önerir. Bu okullarda, Kürt çocuklara “Türkçe konuşmayı öğreten ve Türklük propagandasını esas alan” bir eğitim verilmiş olacaktı. 

Sadece sözkonusu “yatılı mekteplerde” değil, kentlerde ve köylerde açılan tüm devlet okullarında Kürt öğrencilere yönelik , “Türkleştirme politikası” izlendi. 

Sonuçta ne oldu? 

Bu politika gerçek amacına ulaşamadı, ulaşamazdı. 

İzlenen asimilasyoncu politikalar, yasaklar, baskılar... 

Bunlar bir işe yaramadı. 

Türkiye’ye sadece zaman kaybettirdi. Dahası çatışmaların ve gerginliklerin kaynağını oluşturdu. 

Bu süre içinde sorun ağırlaştı, çözümü zorlaştı. 

Eski politikalarla yol alınamayacağını yaşadık, gördük. 

Bugün farklı bir noktadayız. 

Geçen yıl anadil eğitiminin özel okullarda gerçekleştirilmesi için bir kanun çıkarıldı. Esas olanın devlet okullarında anadil eğitiminin sağlanması olsa bile, önemli bir yasa olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. 

Kanun şöyle diyor: “Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerde eğitim ve öğretim yapmak amacıyla özel okullar açılabilecek.” Yasa gayet açık. Bu yasadan yola çıkılarak, Diyarbakır, Yüksekova ve Cizre’de, bazı sivil toplum kuruluşlarının girişimiyle Kürtçe eğitim verecek okullar açıldı. Açılır açılmaz mühürlendi. Tekrar açıldı. Bir daha mühürlendi. Eğitim ve öğretim kurumu olması gereken bu binalar adeta bir gerginlik odağı hâline geldi. Böyle bir problem polisiye tedbirlerle çözülemez. Aksine problemi daha da artırır. Yeni sorunlar yaratır. Yapılması gereken şey, diyalog içine girmek ve sorunların giderilmesi için çalışmaktır. 

Sözkonusu okulların mühürlenmesinin gerekçesi, resmî başvurunun yapılmadığı yönündedir. 

Şimdi, başvuru için hazırlık yapıldığı söyleniyor. Bundan sonra ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Yasayı çıkaranlar engelleyici değil, yol gösterici olmalı; kolaylaştırıcı bir rol üstlenmelidirler. Sorunların giderilmesi için polisiye tedbirlere başvurmak yerine, diyalog yoluna gidilmelidir. Ancak bu yöntemle yeni çatışmaların önüne geçebilir; pratik adımlar atabiliriz. 

Flensburg Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Elin Fredsted bir makalesinde şöyle diyor: “.... Bu nedenle ‘iyi’ ya da ‘kötü’ diller ya da birinci ve ikinci sınıf diller yoktur.” 

Çok doğru. 

Buradan yola çıkarsak, anadilde eğitim talebinin karşılığı, “resmî dil Türkçedir” biçimindeki bir yanıt olamaz. 

Türkiye’de ve dünyada her çocuğun kendi anadiliyle eğitim yapma hakkı vardır. 

Not: Söylemeden geçemeyeceğim, Diyarbakır’da ve başka şehirlerde günlerce devam eden okul yakma eylemleri onaylanamaz. En başta buralarda yaşayan insanlara zarar vermektedir 

Nihayetinde yörede yaşayan çocuklar bu binalardan yararlanmaya devam edeceklerdir. Bu tarz davranışlar “anadilde eğitim” gibi çok haklı bir talebi gölgelemekten başka hiçbir işe yaramamaktadır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89