• BIST 99.639
  • Altın 141,565
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • Berlin 22 °C

İslamcıların Suriye ile İmtihanı

Nuray Mert

İşte, İslamcıların antiemperyalist kükremelerinin sonu; Trump Suriye’yi vurdu diye sesler kesildi, dahası pek memnun oldular. Gerçi, ABD’nin Irak işgaline de pek çokları taraftardı, Turgut Özal’ın izinde ‘üç koyup, beş alma’ hayali içindeydiler. Şimdiki Avrupa Bakanı, Irak’ta işgale karşı çıkanları ‘direnişçi değil, katil sürüsü’ diye tanımlamıştı.

Zaten mevcut Suriye siyaseti de, ABD’nin Suriye’de rejim değişikliği siyasetinin peşine takılmak şeklinde tezahür etmişti. Sadece bizimkiler değil, Suriye’nin İslamcı muhalefeti de umudunu ABD müdahalesine bağlamıştı, cihatçı adı altında dünyanın dört bir yanından yol verilen profesyonel savaşçı akını, aldıkları her tür destek ve silah yetmedi, sonunda ABD askeri müdahalesi için yalvar yakar oldular, Obama müdahele etmeyince sükûtu hayale uğradılar. 

Arap Baharı’nı Mısır’da alkışlayıp, Bahreyn’de rejim ve Suudi müdahalesi ile bastırılmasına ses etmeyenler de aynı çevreler. Suudi Arabistan’ın Yemen müdahalesi esnasında, hastane vurmasına, binlerce sivili öldürmesine ses çıkarmayanlar da onlar. Zamanında, 1970 Kara Eylül’ünde Ürdün ordusunun Filistin kamplarına saldırıp binlerde binlerce Filistinliyi öldürüp, Ürdün’den kapı dışarı etmesine de ses etmemişlerdi. Daha eskilerde, antiemperyalizmleri, Fransa ve İngiltere’ye karşı Nazilerden medet ummaya, Soğuk Savaş da komünizmle mücadele adına ABD’nin kirli işlerine bulaşmaya mani olmamıştı. Uzun hikâye, şimdilik geçelim. 

Gerçi, halihazırda Trump’a çok da güvenemiyorlar; operasyon önceden Rusya’ya bildirildi, onlar da Esad’ı bilgilendirdi, o nedenle “sadece altı kişi öldü” diye hayıflanan da var, Trump ile “enine-boyuna konuşmak lazım” diye kapıyı zorlamak hayali içine olan da. ‘Değerli yalnızlık’ çoktan rafa kalktı, Suriye ve Irak’ta bir küçük rol de onlara düşsün diye çalmadık, (İsrail dahil) aralanmadık kapı bırakmadılar. Bu arada, en büyük çıkmazları, kaygıları, Rusya’yı gücendirmemek. Artık nasıl antiemperyalistseler, en büyük umutları ABD ve Rusya’nın anlaşıp, Suriye’de rejimi değiştirmesi, Suriye’ye yeni bir şekil vermesi. Hani, bölgenin emperyalistler tarafından cetvelle çizilmesine isyan ediyorlardı? Aslında, tek dertlerinin cetvelin onların elinde olmaması idi, hâlâ en büyük umutları cetvel değilse bile bir küçük pergelin de onların eline geçmesi. Belli ki, Trump’ın onlardan önce Sisi ile içli dışlı olmasının burukluğu çok taze ama hiçbir şey umutlarını kırmıyor. Yeter ki, Batılı güçler Esad’ı devirmek için el ele versin, bir de bölgede Kürtlerin önü kesilsin. Bu gelişmelerden en çok İsrail’in en sağcı hükümetinin sevinç duyması, sıranın İran’a gelmesi için ellerini ovuşturması umurlarında değil. Nitekim, bölgesel boyutta İslamcıların fetvacıbaşısı Kardawi, daha 2008’de ‘en büyük tehlike’nin İran olduğunu ilan etmişti.

Aslında, Trump’ın Suriye gösterisi, kimlerin aynı saflarda olduğunun iyi bir göstergesi oldu. Bakalım kimler bunlar; öteden beri Suriye’de rejim değişikliğinin, bu uğurda askeri operasyonun en ateşli savunucusu Hillary Clinton ve ‘liberal müdahaleci’ savaş çığırtkanı çevresi, Trump’ın geldiği noktadan son derece memnun.

Cumhuriyetçi Parti’nin Trump karşıtı neo-conları da öyle. Suudi Arabistan, Körfez, İsrail memnun, Suriyeli ‘muhalifler’ memnun, bölgesel ölçekte Sünni İslamcılar memnun, bizimkiler memnun! ‘Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ dememişler miydi? 

Hâlâ, Suriye üzerine hoşlanmadıkları en ufak bir şey söyleyenlere ‘vay, demekki Esad rejiminden yanasın’ diye laf çevirme peşindeler, nitekim, Batılı savaş çığırtkanları da, başından beri benzer bir yol izliyor. Şimdilerde, onca laf ettikleri Trump Suriye’yi vurdu diye, liberal savaş çığırtkanları, neo-conlar ile kol kola girdi, CNN’nin Farid Zekeriya’sı ‘işte şimdi ABD Başkanı oldu’ şeklinde bir vecize yumurtladı. Onların çıkar hesapları yüzünden Suriye harabe oldu, milyonlar ya öldü, ya perişan oldu umurlarında değil, bari küçük ölü çocukların fotoğraflarını pis işlerine bulaştırmasalar. En katlanılmazı, en iç acıtıcı olan da bu!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89