• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin -4 °C

Çözüm Süreci ve seçimler

Yüksel Taşkın

Seçimler öncesinde AK Parti’den ve Cumhurbaşkanı’ndan gelen açıklamalar, Çözüm Süreci’nin geleceği konusunda kaygı uyandırıyor.

Erdoğan’ın 2005’te, “Kürt sorunu vardır, bizim de hatalarımız olmuştur” dediği konuşmasından, en son Dolmabahçe Mutabakatı’na yaptığı itirazlar ve “Kürt sorunu yoktur” şeklindeki açıklamasına kadar geçen sürede o kadar çelişki yaşandı ki, halen Çözüm Süreci’nden bahsedebiliyor olmamız bir mucizedir.

Bir bakıyorsunuz AK Parti şahinleri oynuyor, bir bakmışsınız çözüme yeniden yanaşıyor. Tüm bu süreçte eksik olan, samimiyet ve ideolojik netliktir. MHP’nin tavrını net biliyorsunuz ama AK Parti’nin ne zaman nasıl hareket edeceğini anlayamıyorsunuz.

Meseleye kötümser açıdan bakarsanız, AK Parti’nin dünya tarihindeki en uzun oyalamalardan birisini kotardığını dahi söyleyebilirsiniz. Bu bir “başarı” mıdır peki? Oy hesabı yapanlar, masa devrildiğinde olacakları hiç düşünüyorlar mı?

Biz yine de meseleye iyimser bakmaya çalışalım ve Çözüm Süreci’nin nasıl başarılı olabileceği konusunda kafa yoralım. İyimser olmamızın bir nedeni de Kürt hareketinin asıl barış isteyen taraf olmasıdır. Her şeye rağmen, Türkiyelileşme stratejisinde karar kılmaları, AK Parti’yi bocalatan asıl nedendir.

AK Partili siyasilerden özellikle HDP’yle ilgili çok sert mesajlar geliyor. Bu noktada şöyle bir itiraz gelebilir: “Seçimler öncesi böyle salvolar normaldir, daha sonra su yolunu bulur.” Yani denilmek istenen şu: Seçimler öncesi milliyetçi oyları çekmek adına HDP’ye saldırılacak, ama sonra Dolmabahçe Mutabakatı’na geri dönülecek.

Bu Makyavelist duruşa insan olanın şaşırmaması imkânsızdır. Milliyetçi seçmenler, hakikaten bu kadar kolayca kandırılabiliyorlar mı?

Yalçın Akdoğan, “HDP barajı geçemezse süper olacak” derken, neyi kastetmektedir? 28 Şubat’ta Dolmabahçe Mutabakatı’nı açıklayan heyette olan Akdoğan, artık farklı bir yerde mi duruyor? Siyaset bu kadar esnemeyi kaldırır mı?

Akdoğan, partisinin “seçim barajını Evren getirdi, biz getirmedik” tavrını bir yana bırakıp, “Kürtleri durdurduğu sürece baraja evet” noktasına gerilediğinin farkında mıdır?

HDP Meclis’e giremezse, AK Parti’nin Çözüm Süreci’nde oyalama taktiğine geri döneceği tahmin edilebilir. Ama devrilen masayı kaldırmak belki bir on yıl sürecek, arada yeniden istenmeyen acılar yaşanabilecektir.

HDP’nin yüksek bir sandalye sayısıyla Meclis’e girmesi, AK Parti’nin Çözüm Süreci’ne bağlılığını artırır mı? Bu yönde bir baskı oluşturacağı açık. Buna rağmen sorunun cevabı net görünmüyor. Erdoğan ve yandaşlarının, AK Parti ve MHP eksenli bir “Milliyetçi cepheye” oynama ihtimalleri hafife alınmamalıdır.

Bu savrulmaya AK Parti’den, mesela Kürt sorunu ve Ortadoğu’da Türkiye’nin geleceği konusundaki bağlantıyı çok iyi bilen Davutoğlu’ndan bir itiraz gelir mi? Göreceğiz.

Bir de son dönemde HDP’yi durdurmak için başvurulan diğer tehlikeli oyuna değinelim. HDP’nin “Diyanet’i kaldıralım” samimiyetinin üzerine, “Bunlar aslında dinsiz, İHL’leri de kapatacaklar” ana mesajını vermeye çalışan bir saldırı başlatıldı.

Oy uğruna yapılan bu istismara başvuranların ateşle oynadıklarını bilmeleri gerekiyor. Her şeyden evvel, mağdurmuş gibi yaparak, sıradan Kürt mütedeyyinlerinin HDP’ye oy vermeleri engellenmek isteniyor. Demek ki böyle bir oy kayışı var, HDP’ye. Bu canhıraş din istismarından bunu anlamalıyız.

Fakat AK Parti’nin Roboski, Kobane sürecindeki tutumu ve en son “Kürt sorunu yoktur” çizgisine demirlemesi, daha doğrusu demirletilmesi, oylarına göz dikilen mütedeyyin Kürtleri ikna etmelerini zorlaştırmayacak mı? Artık bu çelişkileriyle yüzleşmelerinin vakti geldi.

Milli İradeciyiz” diye övünenlerin, hem milliyetçi hem mütedeyyin seçmeni bir iki manevrayla kandırılabilir insanlar olarak görmeleri ne hazindir? Artık bu basit istismar siyaseti aşılmalıdır. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89