• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 13 °C

Adalet bu olamaz

Gülay Göktürk

Ali İsmail Korkmaz’ın ölümü Gezi olayları sırasında kaybedilen canlar arasında taammüden cinayet olduğu net bir biçimde tespit edilebilen tek ölümdü.

Bu tespit de kolay olmadı aslında. Gerçeğin açığa çıkmaması için elinden geleni yapan o kadar çok yetkili girdi ki araya... Cinayet dosyasının faili- meçhuller rafına kaldırılabilmesi için çok çaba harcandı. Ama başarılamadı.

O videoyu hepimiz seyrettik:

Eskişehirde Ali İsmail’in öldüğü gece, aynı semtin ara sokaklarında ellerinde odun ve beysbol sopası olduğu görülen bir grubu başka bazı eylemci gençleri döverken gösteren bir video…

Eli sopalılardan en az ikisi, benim tecrübesiz gözlerimin bile rahatça ayırt edebileceği kadar açık görüntüler vermişti sokak kamerasına. Bu grup büyük ihtimalle Ali İsmail Korkmaz’ı öldüresiye döven gruptu. İçlerinden bir - ikisinin teşhisi ve sorgulanması o geceyi bütünüyle aydınlatabilir, Ali İsmail Kokmaz’ın katillerine ulaşılmasını sağlayabilirdi.

Ama nedense bir türlü teşhis edilemediler!

Günler geçiyor ve yetkililer hâlâ, ellerindeki kamera görüntülerini incelemekte olduklarını, henüz bir sonuca varamadıklarını söylüyorlardı. Ve tabii, başka olaylarda gösterdikleri performansı göz önüne aldığımızda hiç de inandırıcı olamadılar.

O gece Eskişehir’de yaşanan gariplikler bununla sınırlı da kalmadı. Polis yetkilileri, o gece sopalıların görüntülerini kaydeden üç işyerine ait güvenlik görüntülerinin tümüyle bozuk olduğunu iddia ederken, söz konusu işyerlerinden birinin sahibi ısrarla “Ben hard diskteki o görüntüleri polislerle birlikte izledim, sonra da onlara teslim ettim. Ben teslim ederken sağlamdı” diyordu. Valinin açıklaması ise olayın üstünün örtülmek istendiğini iyice açığa çıkardı. CNN Türk’ün canlı yayınına bağlanan vali, Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne neden olan darp olayını polisin yapmadığını iddia ederek inanılmaz bir yorumda bulundu. “Kendi arkadaşlarına bile zarar verip ‘polis yaptı’ süsüne büründürmeye çalışıyorlar” dedi.

Sonunda bütün bu gizleme çabaları bir işe yaramadı ve dava açıldı.

Savcılık taammüden cinayetten ömür boyu hapis istedi sanıklar için. Ailenin acısı ve kamuoyunun vicdanı bir parça olsun hafifleyecekti ki, karar geldi: Ali İsmail Korkmaz’ı döve döve öldüren polisler bir de iyi hal indiriminden yararlanıp topu topu 10’ar yıl ceza yediler... Yani, infaz da düştükten sonra 4-5 yıl daha yatıp çıkacaklar!

19 yaşında masum bir çocuğu kafatasını kıracak, dayaktan tanınmaz hale getirecek kadar büyük bir kin ve öfkeyle dövmenin ve öldürmenin karşılığı 4-5 yıl...

Polis teşkilatının en zor değişecek reflekslerinden birinin suç işleyen polisleri korumak için gösterilen mesleki dayanışma olduğunu biliyoruz. O yüzden de dava öncesi girişilen örtbas etme çabalarını mahalli bazda bir meslek dayanışması olarak değerlendirebilirdik.

Peki ama mahkemenin bu tutumunu nereye koyacağız? Devlet içi kurumlar arası bir dayanışma geleneği mi bu?

Kimse bize, bu kararın hukukun gereği olduğunu söylemesin. Adalet bu olamaz. Eğer hakimlerin ellerindeki kara kaplı kitaplar buna adalet diyorsa, yanılan bizim vicdanlarımız değil, o kitaplardır.

Şimdi aile davayı temyize götürüyor.

Bakalım Yargıtay hakimlerinin kararı kamuoyu vicdanını rahatlatabilecek mi... İsmail’in annesinin “Ali’nin canı bu kadar ucuz mu?” feryadı Yargıtay duvarlarını aşıp hakimlerin yüreğine ulaşacak mı...

Verilen ceza, başı belaya giren bütün polislerin devletin kendisine kol kanat gerip koruyacağına dair güvenini sarsabilecek mi; katil ruhlu diğer polislere ibret olabilecek mı...

Bakalım Yargıtay, mahkemedeki son sözünde “Gerçek katil masum gençleri sokağa dökenler, Gezi Parkı eylemlerinin arkasındakiler” diyerek işlediği cinayeti hala meşru ve haklı gördüğünü ortaya koyan, bir anlamda “siyasi savunma” yapan sanığa iyi halden ceza indirimi uygulanmasını makul bulacak mı...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89