• BIST 97.890
  • Altın 145,753
  • Dolar 3,5793
  • Euro 4,0024
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 27 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 23 °C

Ziya Kürdî’den Ziya Gökalp’e

Zana Farqînî

Ziya Gökalp’in Türkçü olmadan evvel Kürt dili üzerine çalışmalar yaptığı söyleniyordu ama çoğumuz ölümünden epey sonra basılan Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler adlı çalışmasıyla bu yönünden haberdar olduk. Zira bu incelemesinde Kürtçe’nin lehçelerinden ve onun dilsel özelliklerinden de bahsediyordu. Gökalp, söz konusu çalışmayı ise dönemin Sağlık Bakanı olan Dr. Rıza Nur’un talebi üzerine Türkçü olduğu dönemde hazırlamıştı. Dr. Rıza Nur ise Kürtleri asimile etmek için bu çalışmayı Ziya Gökalp’e yaptırdığını ve o dönemin parasıyla da kendisine üç yüz lira gönderdiğini kendi anılarında belirtiyor.

Aslen Çermikli olan Ziya Gökalp’in babası Kırmanc (Zaza), annesi de Kurmanc olup Pirinççizade’lerdendir. Oysa ona göre Türk olan ataları zamanla Kürtleşmişlerdir.

Türkçü olmadığı, kendini Kürt olarak kabul ettiği dönemde Kürt dili ile ilgilendiğini hem Ziya Gökalp’in çeşitli makalelerinden hem de başka kaynaklardan öğreniyoruz. Bu kaynaklardan biri Rohat Alakom’un Ziya Gökalp’in Büyük Çilesi KÜRTLER adlı çalışması, diğeri de Naci Kutlay’ın 21. Yüzyıla Girerken KÜRTLER adındaki kitabıdır. İkisinde de Ziya Gökalp ile ilgili önemli bilgiler mevcut.

Kardeşi M. Nihat Gökalp, hayatı hakkında Ziya Gökalp Dergisi’ne yazdığı yazıda onun Kürtçe üzerine çalışmalar yaptığını söylüyor. Belirttiğine göre 1900’da Diyarbekir’e sürgüne gönderildiği zaman hem Kürtçe’nin Zazaki ve Kurmanci lehçelerini öğrenmeye başlamış hem de Kürtçe üzerine çeşitli çalışma ve incelemeler yapmıştır. Zaten Gökalp, Küçük Mecmua’nın 28. sayısında yazdığı “Ulus Nedir?” başlıklı yazısında, Kürtçe’yle ilgili şöyle diyor: “Kürtçe Farsça’nın akrabası olmasına karşılık söz dizimi bakımından ona hiç benzemez. Çünkü Farsça’da bulunmamasına karşılık Kürtçe’de hem bir kelime erkek ve dişi yapılabilir, hem de Arapça ve Latince’de olduğu gibi kelimelerin sonlarında harf ve vokal değişmesi vardır. Demek ki Kürtçe Türk diline oranla daha birleşik, daha karışıktır.”

Gökalp’in önemli Kürt aydınlarından Xelîl Xeyalî (Halil Hayali) ile birlikte Kürtçe üzerine çalışmalar yaptığını teyit eden başka kaynaklar da var. Mesela Musa Anter, Hatıralarım adını verdiği kitabında, Xelîl Xeyalî’den aldığı dokümanlar içinde Ziya Gökalp’in kendi eliyle yazmış olduğu Kürtçe Grameri’nin de bulunduğunu açıklıyor. Ama gel gör ki Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi Anter’in diğer dokümanlarıyla birlikte onlara da el koymuş. Daha sonra akıbetlerini sorunca da kendisine onları yaktıklarını söylemişler.

Emekli General Kemal Esengin de Kürtçülük Sorunu adlı kitabında “Ziya Gökalp Halil Hayali adındaki arkadaşı ile gençliğinde ve çevresinin etkisiyle kendisini Kürt sanarak, Kürtçülük ve Kürt dili üzerine çalışıyordu” diyor.

Bir diğer önemli kaynak da Ziya Gökalp’in dayısının oğlu Pirinççizade Feyzi’nin 1909’da Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti’ne yazdığı mektuptur. Mektupta, Ziya Gökalp’ın on yıllık çalışmaları sonunda hazırlamış olduğu Kürtçe Atasözleri, Dilbilgisi ile Kürtçe Sözlüğü yakında basacağını açıklar. Pirinççizade Feyzi’nin mektubunda Ziya Gökalp’in bu çalışmaları Salih Begê Hênî ile birlikte yürüttüğü de yazılıdır. Salih Begê Hênî ise Şeyh Sait direnişinden sonra idam edilmiştir.

Önemli bir bilgi daha var. Ziya Gökalp’in müstear isimle pek çok yazı yazdığını biliyoruz, ama herhalde en dikkat çekici olan Dr. Sami Ateş’in “Atatürk Anadolu’ya Geçince” adlı kitabında Ziya Gökalp’in daha önce Ziya Kürdî ismiyle yazılar yazmış olduğunu belirtmesidir.

İşte Türkçü Ziya olmadan önce Ziya Kürdî böyle biriymiş.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89