• BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 34 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 16 °C

Zirve katliamı ve ordu

Oral Çalışlar

Malatya’da üç Hıristiyanın vahşice katledilmesi korkunç ve utanç verici bir olay olarak hepimizin belleğinde. Bu konuda gazetelerde yer alan yeni bilgiler, tabloyu daha da korkutucu ve gerilimli bir hale getiriyor.

İtirafçının bu konuda anlattıklarının ayrıntıları daha önce Adem Yavuz Arslan’ın ‘Bir Ermeni Var’ (TİMAŞ Yayınları) adlı kitabında daha kapsamlı olarak yer almıştı.

24 Aralık 2010 tarihinde savcılara başvuran ‘gizli tanık’ın anlattıkları, olayın vahamet düzeyini son derece net bir şekilde ortaya koyuyor. Devlet güvenlik güçleri içindeki gözü dönmüşlüğün boyutlarını gösteren bu anlatımlar, bir döneme damgasını vurmuş devlet anlayışı ile hesaplaşmamızın derinlik kazanacağının sinyalini de veriyor.

Gizli tanık, TSK bünyesinde 1993 yılında göreve başlıyor. Ergenekon davası sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un emrindeki operasyonel bir istihbarat birimi olan TUSHAD (Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi) onun ilk görev yeri oluyor. Burada yine Ergenekon davası sanığı olan emekli General Levent Ersöz’den misyonerlik konusunda doğrudan talimat alıyor.

Kendisine misyonerler arasına sızma görevi veriliyor. 2003-2005 yılları arasında bir kilisede başpapaz olacak kadar ilerliyor. 2005 yılında misyonerler arasında önemli bir konuma geldiği düşünülüyor ve TUSHAD’dan gelen emirler doğrultusunda TV’lere çıkarak misyonerlik aleyhinde konuşmaya başlıyor. Üniversitelerde ve sivil toplum kuruluşlarında düzenlenen birçok panele ve konferansa konuşmacı olarak davet ediliyor. 

Hasan Iğsız’a kadar uzanan bir zincir

Adem Yavuz’un kitabında yer alan anlatımlar şöyle devam ediyor: Gizli tanık, TUSHAD’dan aldığı emirle Malatya Jandarma Alay Komutanı Mehmet Ülger, öğretim üyesi Ruhi Abat, İstihbarat Binbaşı Haydar Yeşil’in başında bulunduğu ve istihbarat personelinin yer aldığı ekibe katılıyor. Bu ekip o dönemde Malatya Zirve Yayınevi çalışanları hakkında bilgi topluyor.

Gizli tanık bu ekiple yaptığı toplantı sırasında Jandarma Komutanı Ülger’e Malatya’da planlanan ‘sansasyonel eylem’in ne olduğunu soruyor. Ülger, gelen emirler doğrultusunda misyonerlere gözdağı vermek amacıyla Zirve Yayınevi’nde çalışan üç kişiye yönelik bir ‘korkutma’ yapacaklarını söylüyor.

Ruhi Abat, aynı toplantıda, (daha sonra cinayeti gerçekleştirecek olan) Emre Günaydın’ın gereken kapasiteye ulaştığını belirtiyor. 2007 yılı mart ayı içinde Ülger Kayseri Jandarma Bölge Komutanlığı’nda ve Ankara’da misyonerlik konusunda brifing veriyor. Daha sonra da ‘Malatya Zirve Katliamı’ gerçekleşiyor. Eylemin gerçekleştiği günün akşamı, Ruhi Abat, gizli tanığa “Şerefsizlere vur dedik öldürdüler” diyor. Bilgiler şu notla sonuçlanıyor: “Jandarma Komutanı Ülger, söz konusu çalışmaları yürüttüğü esnada Malatya bölgesinden sorumlu olan 2. Ordu Komutanı Hasan Iğsız’a bilgi arz etmekteydi.”

Hasan Iğsız’ı hatırladınız mı? Kendisinin geçen Yüksek Askeri Şûra’da, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tarafından Kara Kuvvetleri Komutanı yapılmak istenmesine Başbakan direnmiş ve Iğsız emekli olmuştu. 

Siyasete nokta koyun komutanlar

Malatya’daki cinayetin emir-komuta zinciri içinde gerçekleştiğine ilişkin ciddi iddiaları ve kuşkuları belirttiğimiz zaman, hemen birilerinin çıkıp, “Orduyu yıpratmak istiyorsunuz” diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıklarını görüyoruz.

Yaşadığımız onca deneyimin ışığında biliyoruz ki; toplumu sarsan ve derin korkuya salan bu tür cinayetler, üst kademelerin izni veya bilgisi olmadan gerçekleştirilemez. Böyle olduğu için de şimdiye kadar bu tür büyük ve vahşi cinayetlerin hemen hepsinin üstü örtülmüş ve birçoğunda da tetikçiler, ‘yüksek makam’ların etkisi ve yetkisiyle ‘kurtarılmışlardır.’

Son Zirve operasyonunun da gösterdiği gibi, işler artık eskisi kadar rahat yürümüyor. Üst düzey cinayet zanlıları için 4 senelik ‘oyalama’ ve ‘engelleme’nin fayda etmediği yeni bir döneme girildiği görülüyor.

TSK’nın siyasete müdahale merakı bu ülkeye çok pahalıya mal oldu.

Komutanlar!

Artık bu duruma nokta koymanın zamanı gelmedi mi?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89