• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 3 °C
  • Berlin -4 °C

Zamanın ruhu ve kutsala dair söz söylemek

Hamid Omeri

Kürtler arasında itidal çağrısı yaptığımız günlerde bilincimizin altı ve üstüne dair yorumlar yapılmış ve salt kimlikleriyle modern olanların kutsallarını bir kez daha kutsama ayinlerine tanık olmuştuk. Modern olmak sadece ikibinlerde yaşıyor olmakla izah edilebilir bir olgu değildir. Dilerim en azından bunu anlama konusunda son gelişmeler bize yardımcı olur. Zira zaman geçti ve en azından şimdilik olması gerektiğine inandığımız ve arzuladığımız daha dikkatli açıklamalar sayesinde kapıların pekala açık olduğunu ve sorunların da aşılabileceğini görmüş olduk. (Kürt dengeleri arasındaki problemlerin tamamıyla aşılması bütün Kürtlerin arzuladığıdır ancak bu son gelişmelerden yola çıkarak her şey çözüldü ve hiçbir sorun kalmadı yaklaşımının duygusal bir yaklaşım olmanın ötesine geçmeyeceğini de hesaba katmak gerekir.)

Kendilerine ait veya yakın her şeyi kutsallaştıran ve bu uğurda militanca tavır sergileyen kalemlerin, sıkıntıların baş gösterdiği günlerde ağza alınmayacak hakaretler savurmaları ise ne yazık ki sayfalarda ve hafızalarda kaldı. Bazısının şimdilerde bu hamlelerini silme çabasına girişmesi ise trajikomik. O günlerde duygusal bir bombardıman altında bırakılmanın estirdiği ruh haliyle birilerine düşman, hain, paragöz, uşak demenin hırs ve yarışına girenler yine kaybetti. Sadece kendilerini kaybetmekle kalmadılar, dostlarını ve kendilerine muhabbet besleyen okurlarını da kaybettiler.

Bu meyanda Sayın Salih Muslim'in “tarihi mutabakata vardık” açıklaması daha önce belirlenenlere uyulacağını kabul ettik de demesidir dikkat edilsin! Zira bahsedilen mutabakat Federal Kurdistan Başkanı Mesud Barzani'nin PYD ve Semalka meselesinin zirve yaptığı günlerde ısrarla, “sözlerinizin arkasında durun” diye işaret ettiği mutabakattır. Desteye Bilind a Kurd (Kürt Yüksek Konseyi)ın tekrar canlandırılacak olması bütün Kürtlerin desteklemesi gereken bir gelişmedir. Bu noktaya nasıl gelindi elbette zamanla daha iyi anlaşılacaktır ancak bugünlerde açığa çıkanlar ve kabul edilen 'mutabakat' aslında birçok şeyi de günyüzüne çıkarmıştır. Geçmiş üzerinden kavga edelim demiyorum ancak hiçbir şey olmamış gibi üzerini kapatmak da doğru bir yaklaşım değildir. Hafızanın çok önemli olduğunu unutmamalı ve kesinlikle yaşadıklarımızı masaya yatırıp analiz etme kültürünü de kazanmalıyız.

Mesela çok değerli Kürt siyasetçi Leyla Zana'ya edilen sözleri değerlendirmeliyiz. Bazı 'militan'ların Sayın Zana'nın Hewler'de Sayın Baydemir ile birlikte sergiledikleri duruşların çok sıradan olmadığını dikkate almaları gerekir diye düşünüyorum. Hayatlarını birileri için hain, düşman, işbirlikçi demeye adayanlar için söylüyorum bu sözleri. İlla homojen bir siyasi yelpazeden bahsetmiyorum ancak hakikatleri tersyüz etmeye hevesli isimlere dair eleştirilere de açık olması gerekiyor bu görevlilerin. Ertuğrul Kürkçü'ye haklı bir eleştiri yöneltilince kendinden geçenler her nedense Leyla Zana'ya edilen onca küfür ve hakarete seyirici kalabiliyor. Ya da başkasına gerek kalmadan bizzat kendileri ediyor bu hakaretleri.

Geçmişin mirasından ve bedelin hegomonik gücünden güç alarak Kürt halkının geleceğini birilerine teslim etmek Kurdistan davasına faydalı değildir. Ernst Bloch'un ifadesiyle söyleyecek olursam, bugünün ruhuyla hemdem değildir bu yaklaşım. Zira Kurdistan'ın özgürleşme ihtiyacı vardır ve hakiki olanlar bu mücadelede ısrar edenlerdir. Kim söz sahibidir noktasında çıkış yolu olarak evlerimizdeki ve yakınlarımızdaki ölüleri sayma işine girişirsek çok sağlam psikiyatrlara ihtiyacımız olacağını da unutmamız gerektiğini kabul etmek durumundayız. Bu durumda bedel ödememiş ve travma yaşamayan bir tek Kürt bulamazsınız hemen söyleyeyim. Şunu da hesaba katmalısınız ki bugün kalem oynatan Kürt yazarların tamamı gözaltına alınmış, dayak yemiş ve farklı farklı şiddetlere maruz kalmıştır.

Kürtler zamanın farkında ancak gecikmiş hayallerini gerçekleştirmek için zamanın ruhuna uygun davranışlar sergilemeleri gerekiyor. Her alanda etkin bir mücadeleye ihtiyaç duydukları gibi biri birinden farklı görüşlere açık olmanın da zamanın ruhu ile ilgili olduğunu kabul etmeleri lazım. Kutsal addettiklerine dair eleştiri yapanları hain ve işbirlikçi ilan etmek yerine kutsallarının dahi kendisini 'tıkanıklık'tan kurtarmak için ne kadar mücadele verdiğini görmeleri gerekiyor. Bu bir bakıma bir yenileme ve zamanın ruhu ile hemdem olma çabasıdır.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89