• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin 2 °C

Yüzleşememe, darbe ve Evren

Ergun Babahan

Kenan Evren tarihe insanlığın kara bir lekesi olarak geçecek, tıpkı Talat Paşa gibi. İşkenceden geçirttiği, öldürttüğü, mahpuslarda çürüttüğü insan sayısını tekrarlamaya gerek yok. Kötü bir insandı ve çok kötülük yaptı. Sonunda da yapayalnız öldü.

Bir kuşağı yok etmekle kalmadı, bugünün Türkiyesi’nin başına musallat olan Siyasi İslam’ın gelişip güçlenmesine de zemin hazırladı. ABD’nin Yeşil Kuşak projesinin en önemli uygulayıcılarından biri oldu.

Türkiye 1915 ile, Varlık Vergisi ile, 6-7 Eylül olaylarıyla yüzleşmediği gibi, 12 Eylül Darbesi ile de yüzleşmedi. Sadece darbeciler ve yaptıkları açısından değil, 12 Eylül’ün gençliği açısından da.

Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelen yoksul aile çocuklarının solcu-sağcı diye ayrıldıktan sonra birbirlerini tellerle boğacak cinnet haline nasıl ulaştığını sorgulamadı.

İMHAYA PROGRAMLANMIŞ NESİL

Darbenin sonuçları öyle yakıcıydı ki, işkenceler ruhlarda öyle ağır yaralar bırakmıştı ki, 12 Eylül öncesi yaşanan vahşet hiç gündeme gelemedi.

Evet, provokatörler vardı… Bir tabancayı sabah sağcı bir gence, öğleden sonra solcu bir gence vererek cinayet işleten ajanlar devredeydi ama o tabancayı kullanmayı sorgulamadan kabul eden bir gençlik de vardı. Sadece sağcıya değil, kendisiyle aynı şekilde düşünmeyen solcuya karşı kullanan solcular da vardı.

Marksizm’i öğrenemeden solcu olan bu kuşak, İttihatçılığın farklı idelolojilerde devamı gibiydi. İmha etmek üzere programlanmış bir nesile tanıklık ettik.

Kenan Evren’i tartışırken o dönem yaşananları, o cinnet haline unutmak gelecek kuşaklara kötülük etmek, yeni kıyımlar yaşanmasına zemin hazırlamak demek olacaktır.

Darbe ve sonrasında yaşananlar toplumun elinden bu şansı aldı. Özeleştiri, sorgulama yaşanamadı. Bir kuşak gençliği şeytanlaştırılıp cezaevlerinde imha edilirken bunu yapmanın ahlaki bir yanı da yoktu.

VAHŞETİ HİÇ TARTIŞMADIK...

Darbeyle yüzleşememiş, sonuçlarını sorgulayamamış bir toplumun darbe öncesi yaşananları sorgulaması da mümkün değil elbette. Zaten o yüzleşmeyi yapabilecek sol kesim de toptan ortadan kaldırılmıştı. Hem fikren, hem bedenen.

Ermeni Soykırımı’nı, 6-7 Eylül vahşetini, Maraş Katliamını anlamamıza yardım edecek, bir daha benzer olayları yaşamamazı sağlayacak bir gereklilik bu yüzleşme.

Biri Yozgat’tan diğeri Muğla’dan gelmiş, aynı yoksullukta büyümüş gençler ellerine tabanca alınca nasıl bir anda bir canavara dönüşebildi, düşman bellediği diğer gençleri vahşice nasıl öldürebildi, tartışamadık.

Türkiye’nin tarihi; yanlışları hep halı altına süpürmek, unutmak ve yok saymaktan geçiyor. Böyle yaptıkça da yeni yanlışlara zemin hazılanıyor. 12 Eylül Darbesi’ni sorgulayamamanın sonuçlarını bugün de yaşıyoruz.

Sorun darbe ve sonuçları kadar o dönem yaşanan cinnetin temelinde de yatıyor. Tarihi her yönüyle okumadan gerçeğe ulaşamayız...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89