• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -6 °C
  • Ankara -11 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin -2 °C

Yüce Türk adaleti, birimizi ırkçı ilan et…

Hayko Bağdat

Bilirsiniz, dünyanın pek çok tanınmış meydanında vardır onlardan. Mesleklerinin adını tam bilmiyorum ama “ilginç kostümler giyerek turistlerle fotoğraf çektiren müteşebbisler” diye uydursam olur sanki. New York Times Square’de Batman, Superman, Mickey Mouse kıyafetleriyle gezinenler gibi.

Son dönemde bu müteşebbislerden bizde de var artık. Taksim İstiklal Caddesi’nde bir süredir üzerine Yeniçeri, Kanuni Sultan Süleyman, Kızılderili, Roma askeri veya dansöz kıyafeti geçiren bir genç yolda çevirdiği turistler ile üç beş lira karşılığında fotoğraf çektiriyor.

Melih Gökçek’in memleketin en gergin döneminde kalabalıklara işaret parmağıyla gösterircesine “Gezi eylemlerinin arkasında Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler var” diye hönkürmesine sebep olan işte bu müteşebbis gençti.

Gökçek, üzerinde Romalı asker kıyafeti olan bu gencin fotoğrafını twitter’dan paylaşarak Rumların olaylara dahlini ispat etmeye çalışmıştı.

Yani Rumlar bu olayları arka planda organize etmekle yetinmemiş bir de üzerlerine Romalı asker üniformalarını geçirerek polise saldırmaya karar vermişlerdi.

Nüfusları 1500 civarına düşmüş yani memleketteki Japon turist sayısından az olan sayıları ile yapmışlardı üstelik bunu Rumlar.

Sosyalist bir partinin Gezi Parkı’ndaki ağaçlardan birine “Hrant Dink” adını vermesinin fotoğrafı ise Ermenilerin bu olaylardaki hain katkısının ispatı olacaktı.

Yahudilerin kendilerini ele vermeleri de bir fotoğraf sayesinde olmuştu.

Tel Aviv’den birkaç üniversiteli genç ellerinde Türkçe “Her Yer Taksim Her Yer Direniş” pankartı tutup selfi çektirerek bunu sosyal medyada paylaşmışlardı.

Şarkıcı Yıldız Tilbe’nin, Gazze’yi bombalayan İsrail’e tepki için “Allah Hitler’den razı olsun, bunlara az bile yapmış” şeklindeki ırkçı sözlerine “Senin hassasiyetin ah diğer sanatkarlarda da olsa Yıldız bacımız” diyerek destek veren ardından da “Bütün sağ duyulu Twitter arkadaşlarımı da atacakları mesajlarla Yıldız Tilbe’yi alkışlamaya davet ediyorum” diyen Gökçek, Gezi’nin sorumlularını böylece şak diye buluvermişti.

Melih Gökçek’in bu akıl almaz zekâsı ve engin öngörüsü son genel seçimlerde de işimize yaramıştı.

Bu kez HDP’nin barajı geçme ihtimaline karşı tedbir almış ve bizleri bekleyen korkunç bir tuzağa karşı memleketi uyarmayı kendisine en önemli vazife olarak addetmişti.

Sahibi olduğu Beyaz TV’ye koşup canlı yayınlarda hepimize HDP gerçeğini açıklamıştı:

Doğu’da Kürt geçinip aslında kökeni ateist Ermeni olanlar var.

HDP listesinde 100 Ermeni milletvekili adayı var. Parlamentoya girecek olurlarsa ilk işleri Avrupa Parlamentosu’na gidip Ermenistan’ın özgürlüğünün verilmesi isteyecekler. Bunların önümüzdeki 4 sene içindeki planları budur…

Güneydoğu’daki bütün Kürtleri kaçırmak için baskı yapacaklar, öldürecekler, dövecekler, tehdit edecekler böylece Doğu ve Güneydoğu’yu boşaltıp Ermenilere kalmasını sağlayacaklar. Yapacakları plan bu.

Kobane olaylarında 6-7 Ekimde Kuran, Kuran kursu, cami yaktılar. Hiç Kürt, Müslüman cami yakar mı? Ateist, Zerdüşt, Marksist olan Ermeniler yakar. Bunlar Kurana, camiye düşmanlar!

Seçimden sonra Ermeni PKK’yı tarihe gömeceğiz…

Üstelik bir ilim insanı olan Başbakanımız Davutoğlu sürekli Beyaz TV izliyor olacak ki Gökçek ile aynı noktaya gelmesi uzun sürmemişti.

Profesör Doktor” Ahmet Davutoğlu eş zamanlı olarak HDP için şöyle buyurmuştu:

Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim şeklinde güzel bir söz vardır. Arkadaşı Ermeni diasporası olandan Kürt’e, Türk’e, Arap’a fayda gelir mi?

Şimdi gelelim konunun “Yüce Türk Adaleti” ile alakasına…

Ben bu Melih Gökçek’e twitter’dan “Ermeni” dedim.

Niye dedim, nasıl dedim meselesini geçelim. Orası çok eğlenceli, zaten anlamışsınızdır mevzuyu.

Bunun üzerine akıl almaz zekâsı ve engin öngörüsü ile Gökçek bana “hakaret” ve “iftira” davası açtı.

Vatanseverliği ile tanınan bir siyasetçiye yapılan bu iftira aynı zamanda belediyesini yönettiği Ankara halkına da hakaretmiş. Ayrıca bu söylemimle halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiğimi iddia ediyor. 10.000 TL de tazminat istiyor.

Benim avukatlarım da sağolsunlar bir karşı dava açarak Gökçek’in “nefret söylemleri” hakkında şikâyetçi oldular. Ben de ondan (Ali İsmail Korkmaz Vakfı’na vermek üzere) 10.000 TL istiyorum.

Şimdi bu kavga “Yüce Türk Adaleti”nin önüne gelmiş durumda.

Mahkeme ikimizden birini ırkçı ilan edecek.

Nasıl?

Memleket sizce de çok eğlenceli değil mi?

Ha bu arada ben sözümün arkasındayım.

Melih Gökçek kesin Ermenidir arkadaşlar…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89