• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin -4 °C

Yoksulsan ölürsün...

Reyhan Yalçındağ

“Bir ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın, o ülkenin nasıl olduğunu öyle anlarsınız…” Albert Camus

Gerçekten de insanların nasıl da kolay ölebildiği bir ülke burası. Kadınların, çocukların, yoksulların, mevsimlik tarım işçilerinin, cezaevindeki mahkumların, inşaat işçilerinin, evleri sular altında kalan apartman görevlilerinin, gecekonduda yaşayanların en kolay öldüğü ülke burası… Önceki gün Samsun’da ölenler, TOKİ’nin yaptığı “modern” apartmanların en altındaki bodrum katında yaşayan apartman görevlilerinin evlatları oldu yine. Tam 9 can, sular altında kalarak can verdi. Apartmanın “üst” katlarında yaşayanlar ise “alt” katta olmadıklarından hayatta kaldı! “Modern” kentsel dönüşümlerin yeni versiyonu TOKİ, “çağdaş” ölüm şeklini yoksula pay biçti. Haber bültenleri, evlatlarının sular altında can vermesiyle çığlıklarını susturamayan ana-babaları gösterdi. Geçtiğimiz günlerde bir çatışmada yaşamını yitiren askerin 9 aylık oğlunun son anda zorlukla kalan sel sularının içinden nasıl kurtarıldığını hep birlikte izledik. Askerde ölenlerin de evleri bodrum katlarında ya da gecekondularda çünkü.

Tam otuz yıldır toprağa düşen gençler ülkesi burası…

Gerçekten de bu ülkede insanların nasıl öldüğüne bir bakın! Van’daki depremden sonra -25 derece soğukta, çadırlar tutuştuğu için onlarca çocuk yanarak can verdi. Bu ülke, soğuktan yanarak can veren çocuklar ülkesi…

Varsıllar daha lüks alışveriş yapabilsinler diye, onlarca kat yükseklikteki alışveriş merkezlerinin inşaatında can veren yine zorunlu göç mağduru Kürt gençleri oldu. İstanbul’un varoşlarında geçtiğimiz aylarda, günlük 15 lira yevmiyeyle çalışan işçiler, uyudukları odada yanarak can verdi. Savaştan en doğrudan etkilenen kesim olan okul çağındaki çocuklar, her yıl okullarını yarıda bırakıp bir kamyon kasasıyla Çukurova’ya pamuk toplamaya giderken, Karadeniz’e fındık toplamaya giderken kaç defa öldüler? Biz, onların ölümüyle kaç defa eksildik? Sahi, onlarca çocuğun bir kamyonun devrilmesiyle yaşamını yitirmesi kaza mı, cinayet midir? Bunun vebali hepimizin üzerinde değil midir?

Devletin dağıttığı sütlerle zehirlenen çocuklar ülkesi burası. Okula aç gidip aç döndükleri için başarı ortalamaları, varsıl aile çocuklarının en altında kalan ülke.

“Çocuk işçiliğiyle mücadele haftasında” çalışma koşullarının korkunçluğu nedeniyle hastalanıp ölen çocuklar ülkesi.

SSPE hastalığının dünya ölçeğindeki haritası, bir Kürt coğrafyasını gösterir; bir de Kara Afrika’nın en yoksul ülkelerini. Kızamık aşısının yapılmayışı ya da eksik yapılmasından kaynaklanan, önce felç bırakıp daha sonra öldüren SSPE virüsü. Kürt coğrafyasında bugüne kadar onlarca çocuk öldü; yatağa bağımlı halde yaşayanların sayısı ise henüz tespit edilemedi bile. 1990’lı yıllarda kızamık hastalığına yakalandıktan 10-15 yıl sonra ortaya çıkan ölümcül SSPE hastalığına acaba bugüne kadar neden İzmir’de, Trabzon’da, Kayseri’de, Ankara’da rastlanılmadı sorumuza yanıt verilmiş değil. İdare mahkemeleri nezdinde açtığımız onlarca dava da henüz sonuçlanmadı zaten…

İnsanlarımızın ölüm şekillerini de değiştirebildiğimiz zaman yaşanılır bir dünyaya ulaşmış oluruz…

“Ölüm bir istatistik ve devlet işi oldu mu, dünya işleri artık iyi gitmiyor demektir” Albert Camus

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89