• BIST 109.050
  • Altın 153,440
  • Dolar 3,8386
  • Euro 4,5114
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 0 °C

Yeşil sahaların yeni devleti: Kürdistan

Fehim Işık

Aslında bir spor yazısı, daha doğrusu futbol yazmak için bilgisayarın başına oturdum. Ama hayatındaki tüm futbol ilgisi, toplamda 3 maçı televizyondan izlemek, bir maçı da stada gitmekle beraber izlemeyip Gırgır dergisi okumak olan biri, ne kadar futbol yazabilir? Üstelik futbol yazısı yazmaya soyunan biri olarak, daha ofsaytın ne olduğunu 3-5 gün önce öğrenmiş ve averajın söcük anlamı dışında futbol anlamının da olduğunu yeni kavramış ise bu ‘futbol yazarı,’ vay onun haline... (Belki de, vay okuyanların haline!)

Başka zor yönleri de var futbol ile ilgili yazmanın!

On yıllar boyunca profesyonel futbolun iğrençliğini izlemiş, sahada koşturan 11 kişinin piyasa değerinin bazen Afrika kıtasının tüm açlık çekenlerini kurtaracak bir karşılığa denk geldiğini gözlemiş biri olarak, özellikle de profesyonel futbola hep mesafeli yaklaşmıştır, bu yazar.

Peki madem durum bu, niye futbol yazmaya soyunulur?

Kürtlerin, benim bildiğim tek ‘Kürtçe’ futbol yorumcusu Ali fikri Işık’ın zerre kaygılanmasına gerek yok. Bu kalemimle ve futbola kör gözlerimle, bırakın onun yerini almayı, eline su bile dökemem. Bunu bildiğim için ustamız ne yazmış diye, ondan kopya almaya yeltendim. Bu yazıyı yazmadan önce, yorumlarından ne anlarım diye sosyal medyada yazdıklarına baktım, zorladım kendimi ama zerre anlamadım. Benim anlamadığım ve ilgi alanıma girmeyen ne kadar teknik terim –belki de teknik değil, futbol yorumculuğunun kalıplaşmış sözleridir- varsa, hepsini kullanmış.

Benim de izlediğim maçla ilgili yorumlarında Ali Fikri Işık, Twitter’de şöyle yazmış: “Malesef ulusal takım fundemental sorunlarla malul! Oyuncular tek ayaklı. Topu kontrol eden ve hamle yapan ayak aynıysa başınız beladadır ve oynadığınız oyun kağnı gibi ağırlaşır. Elbette oyuncu tekniğinden daha ağır sorunlarımız var? En önemlisi bir oyun kurgusu yok ki bu da bütün pasları körleştirdi.” Bu sözlerini bana tercüme etmesini de istedim. Yok! Olmadı, tercümesini de anlamadım.

Sorunum elbet, futbol yorumlarını/yorumcularını/anlatıcılarını anlamak değil. 50 yıl bunlardan uzak yaşadım; kalan ömrümü de bu yorumlar olmadan geçirebilirim inancındayım. Biliyorum, futbol severler bu sözüme kızacak ama ne yapayım, bu da benim ‘cahilliğim’ olarak kalsın. Belki zamanında örgütlü mücadelenin içindeyken bana ‘Git futbolcu ol, Kürtlerin buna ihtiyacı var,’ deselerdi, bugün farklı olabilirdim. Ama artık çok geç. Bu saatten sonra ne bu talimatı verebilecek birileri, ne de dinleyecek Fehim olmadığına göre, yaşamımın bundan sonrasını, futbolun teknik terimlerine kapalı sürdürmeye devam edeceğim. Görünen o.

Peki bunca futbol anlamaz, profesyonel futbola mesafeli, hatta karşıt birini ne ilgilendirir maç izlemek, ne ilgilendirir futbol üzerine yazmak. İşin püf noktası da burada zaten. Eğer hayatında izlediği 3 maçın ikisini son bir hafta içinde izlemiş ve izlediği takımın adı da Kürdistan Milli Takımı ise önemlidir. Hele bir de sosyal medyada bu maçların tanıtımlarını yaparken birçok ‘ultra solcudan’ zılgıt yemiş ise daha da önemlidir.

Bilenler biliyor, bilmeyenlere bir kez daha hatırlatalım. Mayıs ayının 14’ünde Filistin’de 2012 Uluslar arası Filistin Kupası karşılaşmaları başladı. Dostluk amaçlı bu karşılaşmaya Kürdistan Milli Takımı ilk kez katıldı.

14 Mayıs 2012 günü Filistin ile Vietnam arasında yapılan ilk karşılaşmayla başlayan 2012 Uluslar arası Filistin Kupası’na bu yıl ilk kez katılan Kürdistan Milli Takımı, kendi grubunda liderliği alarak yarı finale yükseldi.

Turnuvaya 9 takım katılmıştı ve karşılaşmalar 3 grupta yapıldı.  İlk grupta VietnamPakistan ve Filistin arasında yapılan karşılaşmaları, ev sahibi Filistin birinci olarak tamamladı. KürdistanMoritanya ve Endonezya arasında yapılan ikinci gruptaki karşılaşmaları Kürdistan averajla birinci olarak tamamlayıp, yarı finalde Filistin’in rakibi oldu. Tunus, Ürdün ve Sri Lanka arasında oynanan son grubun karşılaşmalarında ise lideri Tunus ile Sri Lanka arasında yapılacak karşılaşma belirleyecek.

Bundan sonrası işin teknik boyutu. Nasıl olsa TRT 6 ve Dünya TV’nin spor yorumcuları da bu durumu görmedi; o zaman Ali Fikri Işık ister Taraf’taki, ister İlke Haber’deki köşesinde otursun bunları yazsın.

Ama benim açımdan ve eminim birçoğu benim gibi ilk kez futbol izleyen herkes açısından, bir takımın Kürdistan adıyla uluslar arası bir karşılaşmaya katılmasıydı, önemli olan. Bu önem, tanıtım ve meşruiyet açısından da alabildiğine gerekli olan yeni bir boyutu görmemizi de beraberinde getirdi.

Kürtlerin on yıllardır yaşadıkları mağduriyeti ve gördükleri zulmü yeniden yazmamıza gerek yok. Dili, kimliği, varlığı inkar edilen bir halk, artık kendi adıyla ve kendi milli takımıyla uluslar arası arenada boy gösteriyor. Bu takımın maçları televizyonlarda naklen yayınlanıyor ve izleyicisiyle buluşuyor. ‘Sınırları zorlayan’ bu durumun ve hele ardından gelen galibiyet, beraberlik, grup liderliği ve bir üst tura yükselme, haklı olarak Kürtlerin sevinmesini de beraberinde getirdi. Yine Kürtlerin bu sevincini kursaklarına tıkmak isteyenler olmadı değil. Ali Fikri Işık’ın deyimiyle 2. lig takımı seviyesinde bir turnuvada oynanmış olsa da, Kürtlerin önemli bir bölümünün takımların seviyesi ile değil, Kürdistan adı ile ilgilendiğine eminim.

Madem futbolla ilgili yazdık, bir başka bilgi daha verip yazıyı bitireyim. Kürdistan Milli Takımının bundan sonra katılacağı bir diğer uluslar arası turnuva daha var. Bu turnuva, 5-10 Haziran 2012 tarihleri arasında Irak Kürdistanı Bölgesinin başkenti Erbil'de, Fransuwa Herîrî Stadında yapılacak ve ‘devletsiz egemenliklerin’ katıldığı “VIVA World Cup 2012” adıyla anılıyor. Bu yıl düzenlenecek turnuvanın resmi adı ise "2012 Kürdistan 5. VIVA Dünya Kupası"; turnuvanın logosu yeşil, sarı ve kırmızı renklerden oluşuyor.

Bu turnuvaya, eğer bir son dakika sürprizi olmazsa Kuzey Kıbrıs Türk kesimi de katılıyor. Görünen o bu turnuva özellikle Türkiye ve Kıbrıs kamuoyunda, Filistin'de yapılan futbol karşılaşmaları sonrasında yaşananlardan daha fazla tartışmaya neden olacak. Kıbrıs Türkleri Futbol Federasyonu, daha şimdiden Kürdistan Milli Takımı ile karşılaşma yapmamak için kulis yapıyor.

Evet, Kürtler henüz ciddi anlamda profesylonel futbol ve onların ‘nimetleri’ ile tanışmasalar bile, milli takım ile tanıştılar ve uluslar arası arenada boy göstermeye başladılar. Bu tanıtım olanağının ciddi avantajını kullanacaklarına da inanıyorum...

Aziz Nesin’in dediği gibi, bundan sonrası için “Du bakalım n’olcek!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89