• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 10 °C

Yeryüzü bahçesinin çocukları

Ali Bulaç

120 ülkeden 750 çocuk. Afrika'dan Latin Amerika'ya, Asya'dan Avrupa'ya dünya çocuklarının bir geçidine şahit olduk. 8. Türkçe Olimpiyatları'nın kapanış töreni muhteşemdi.

Haliyle herkes bu olayı farklı perspektiften gördü ve algıladı. Herkesin gördüğü ve çizdiği resim farklıdır.

Yerel/yöresel kıyafetleriyle 120 ülkenin çocuklarını seyrederken, beşeriyetin ne kadar zengin bir çeşitliliğe sahip olduğunu düşündüm ve yeryüzü gezegenindeki bu zenginliğin nasıl büyük bir tehdit altında olduğunu aklımdan geçirerek ürperdim. Batı'nın daha çok refah ve maddi zenginlik uğruna empoze ettiği kültürü giderek tasfiyeci bir niteliğe bürünüyor, söz konusu beşeri çeşitliliği yok ediyor. Moldovalı bir kızla Mozambikli bir kızın kıyafetleri tamamen farklı. Hangi kadim kültür ve dine mensup olursa olsunlar, geleneksel kadın kıyafetlerinin neredeyse tümünde "el, yüz ve ayaklar hariç vücut örtülüdür". Bazı Afrikalı kabileler müstesna. Bu, dinlerin kadın bedeni ve tesettür konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunu göstermektedir. Afrika'daki 'ilkel' olduğu öne sürülen kabileler hariç, medeniyet geliştikçe kadın tesettüre girmekte, ilkelleştikçe beden teşhire ve kitlesel cinsel tüketime sunulmak üzere açılmaktadır. Modern Batı'nın kadın beden algısı ile 'ilkel kabile' beden algısı şaşırtıcı biçimde benzeşmektedir. Batı, sadistçe dürtülerle bütün dünyayı kendine benzetmeye çalışıyor, yeryüzünün çeşitliliğini yok ediyor.

Her ülke çocuğunun geleneksel kıyafeti ayrı bir renk, ayrı bir çizgi, ayrı bir desen. Hepsini bir arada, Türkçenin açtığı sahnede birlikte seyrettiğimiz zaman yeryüzü bahçesinin hayli zengin ve rengârenk olduğunu görüyoruz. Bize bu zengin çeşitliliği Batı'nın tektipleştirici dayatmalarına karşı bir Türkçe Olimpiyatları hatırlatmakta, bir de hac mevsiminde Mekke ve Medine. İhrama girdiğimiz sayılı günler hariç, sair zamanlarda beşeriyetin bütün renklerinin Mekke ve Medine sokaklarında Allah'ın kucaklayıcı rahmeti altında ve barış içinde yaşadıklarını görüyoruz.

Batı, oryantalizmden kurtulamaz. Onun çizdiği Doğu resminde kadınlar esaret altındadır. Bedenlerini açarlarsa özgürleşeceklerdir. Oysa her ülkenin kadın giyimi, kendi bölgesinin iklimi, bitki örtüsü, geleneği ve inancıyla uyum içinde geliştirilmiştir. Geleneksel kıyafetler kadına öylesine bir vakur duruş kazandırıyor ki, kadın o profilde büyük bir ihtirama sahip oluyor. "Annem" şiirini okuyan Afganlı kız Şaire Osmani'nin öylesine sahici bir yüzü vardı ki, salon onun büyüsüne kapıldı adeta, bizim gibi sulu gözlüler kendini tutamadı. Şaire'nin yüzü gibi kıyafeti de vakur ve sahiciydi.

İki şey dikkatimi çekti: Biri, 120 ülke çocuklarının Türkçe ile Balkan türkülerini okumaları. Muhteşem bir şeydi. Beş kıtanın çocukları bir bölgenin hem türkülerini okuyabiliyor hem folklorunu icra edebiliyor. Bu, aynı çocukların dünyanın başka bölgelerinin türkülerini de içten ve başarıyla okuyacaklarının göstergesidir. Diğeri iki ülkenin çocuğu Moğolistan'dan Bilgun Erdenadalay'la Arnavut Andi Nikal, Âşık Veysel'in türküsünü okudular. Ama farklı bir form ve bağlamda. Barış Manço ve Cem Karaca'dan aldılar türküyü, "İnce uzun bir yoldayım" deyip devam ettirdiler. Moğol Bilgun ve Arnavut Nikal, bir gün bütün gezegende bizim şarkımızı bütün ırkların masum çocuklarının okuyabileceklerini gösterdiler bize.

Türkçe bir dildir. Her dil gibi, bizimle Peygamberler ve Kitaplar üzerinden konuşan şanı yüce Allah'ın muradını ve maksadını anlamak üzere kendi aramızda kurduğumuz bir iletişim ve anlaşma aracıdır. Türkçe tarih boyunca şerefli bir Müslüman kavmin, Türklerin Arapçadan ve Farsçadan beslenerek Kur'an'la ve müteal olanla kurmaya çalıştıkları ilişki ve iletişimin hasılasıdır. Eğer dünya Türk okullarında öğrenilen Türkçe, bizi "yeni bir dil milliyetçiliği" veya "dil emperyalizmi" tuzağına düşürmeyecek olursa, yeryüzünde mesajı ve meramı Allah'a teslimiyet, adalet, özgürlük ve yüksek ahlaki hayat olan şarkımızın her yerde okunmasına vesile olacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89