• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 28 °C

Yenileceksiniz hiç şüpheniz olmasın!

Ferda Çetin

Hakemliğe ihtiyacı olmayan yegane “oyun”dur savaş. 
Şakası da geri dönüşü de olmayan bu oyunu seyredenler; nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bittiğinde onlar da bir muhasebeye tabi olurlar. Ve kaçınılmaz olarak şu soruların muhatabı:

Bu savaşın neresindeydiniz?

Duruşunuz, pratiğiniz, söyleminiz ve yazdıklarınızla kimden yana tavır aldınız?

Sessizliğiniz, suskunluğunuz ve görmezden gelme kurnazlığınızla kime ve neye hizmet ettiniz?

Sizin taraftarlığınızın veya tarafsızlığınızın Rojava’daki ölümlere, katliamlara, tecavüz ve işkencelere etkisi ne oldu?

Savaşanlar zaten savaşıyor, ama bu soruları yanıtlamak zorunda kalacakların işi daha da zor.

Rojava’daki savaş da bu anlamıyla, tahrip edici ve yıkıcı etkileri kadar, birçok konuyu netleştiriyor. Diğer tüm savaşlar gibi, gri ve ara bölgeleri aydınlatıyor, muğlaklığa meydan vermiyor.

Rojava’da yaşayan Kürt halkının özgürlük, eşitlik, adalet ve insanca yaşama talepleri temelinde, bir statü istediklerini ve bu amaç için savaştıklarını biliyoruz. Bu savaşın, Kürtlerin bu doğal haklarını, son anına kadar tanımamakta ısrar eden Baas rejimine karşı yürütüldüğü de açık.

O halde adına Özgür Suriye Ordusu denilen ve ne olduğu hala anlaşılamayan, bu karışık örgüt neden Kürtlere karşı savaşıyor? Değişik ülkelerden devşirilen işsiz, güçsüz, ne için savaştığını asla bilmeyen, hırsızlık ve gaspta uzmanlaştıkları anlaşılan El Kaide çetesinin derdi ne?

Esad rejiminin yıkılması için uğraşan Türk devleti, Kürtlerle savaşan bu çete gruplarına neden bu kadar destek sunuyor? Çetelerin hakim olduğu tüm bölgelerde kapılar açık iken, Kürtlerin hakimiyetindeki bölgelerde neden sınır kapıları kapatıldı? Erdoğan/Davutoğlu neden riyakarlık yapma ihtiyacı duyuyorlar?

Rojava’da Kürtlere yönelik kapsamlı saldırılar devam ediyor ve Türkiye’nin öncülük ettiği geniş bir ambargo uygulaması sürüyor iken, Güney Kürdistan yönetimi Semelka sınır kapısını neden hala açmıyor? Kapı kapalı olduğu halde neden hala ısrarla “kapı açık” yalanına sığınılıyor?

Rudaw denilen televizyon neden hergün ana haberlerinin yarım saatini Rojava’daki Özerk Kürt Yönetimi’nin meşruiyetini karalamaya ve Özgür Suriye ordusu’nun propogandasını yapmaya ayırıyor? Neden PYD’nin ve YPG’nin mücadelesini anlamsızlaştırmaya ve değersizleştirmeye çalışılırken, Kürt halkının kanına giren çetelerin icraatlarına değinilmez?

Van’daki Özgür Der, Mustazaf-Der, HÜDA PAR ve eklentileri neden Kürt köylerini basan, “Kürtlerin malları da, kadınları da helaldir” diye fetva verenleri destekler? Neden bu katil çeteleri değil de, Kürtlerin Rojava’daki yegane direniş gücü olan PYD’yi, YPG’yi kınama ve karalama ihtiyacı duyarlar?

Diyarbakır’da her yıl “kutlu doğum haftası” adı ile, güya Peygambere sevgi ve saygı etkinliğini düzenleyen “Peygamber Sevdalıları Platformu” Kürt kadınlarına tecavüz eden, köy meydanlarında Kürt gençlerinin başını kesen katil sürüsünü görmezden gelecek kadar haya, ahlak ve vicdan duygularını nasıl yitirir?

Bu büyük kinin ve nefretin kökenleri ne?

Rojava’daki devrime, oradaki kazanımlara din adına, müslümanlık adına saldıran şebekenin ve onları destekleyenlerin ruh halini, psikolojisini en iyi Erich Fromm anlatır:

“Yaratamayan insan yok etmek ister… İlkel insan gelişmekten, tümüyle insan olmaktan korktuğundan ondaki bu öldürme tutkusu yaşamı aşmanın bir yoludur. Bireysellik öncesi varoluş durumuna dönerek hayvanlaşıp, aklın getirdiği sorumluluktan kurtularak yaşama bir yanıt bulmaya çalışan insanda kan, yaşamın özü olup çıkar. Kan akıtarak kişi kendisini canlı, güçlü, eşsiz ve başkalarından üstün sayar.

İlkel anlamda yaşamın dengesi şöyle kurulur: Öldürebildiğince öldürmek; yeterince kana doyduktan sonra da öldürülmeye hazır olmak.”

Arundhati Roy da destekler bu tezi: “İnsan psikolojisinde paranoyak saldırganlık genellikle kendine güven duymamanın göstergesidir.”

Evet aynen öyle.

Saldırganlığınız, katilleri sahiplenme ve onlara destek sunmadaki cüretkarlığınız cesaretinizden değil korkunuzdan.

Ama korkmakta sonuna kadar haklısınız. Çünkü desteklediğiniz çetelerinizle birlikte yenileceksiniz.

  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89