• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 12 °C

Yeniden... Bir hukuk trajedisi!

Reyhan Yalçındağ

Otokratik, despotik, totaliter, tekçi, monist, ulus-devletçi, faşist, vb adı ne olursa olsun; bütün anti-demokratik rejimlerin ortak bir yönü vardır: Hukukun, adaletin, insan haklarının tecelli etmesi gereken mahkeme salonlarında hep egemenler korunur; mazlumlar ve mağdurlar tekrar tekrar acı çeker, ezilir, adalet yerle bir olur.

Sizce 15 yaşındaki Mehmet Yalçın’ın kendi bedenini ateşe verme protestosu için seçtiği yer neden Kızıltepe Adliye binasının karşısı olsun? 15 yaşındaki bir çocuk, bir insanlık suçu ve büyük bir hukuksuzluk olan İmralı tecridinin aynı zamanda bir hukuk katliamı olduğunu da göstermeye çalışmış demek ki. Ne yazık ki, bedenini hiçe sayarak eyleme girişmiş; ve yine ne yazık ki tek bir medya patronu emretmemiş olacak ki, muhabirler de bundan hiç söz etmemiş bile… Başbakan nasılsa son noktayı koydu: "ya bizdensiniz, ya değilsiniz”! Dolayısıyla yaygın medya, ölen bir Kürt çocuğu ise; yine görmezden-duymazdan geldi!

Yeri gelmişken bu satırları okuyan çocuklarımıza-gençlerimize seslenmek isterim: Bedenlerinizi yaşatarak ve mücadele ederek zulme, tecride, katliamlara başkaldırmak lazım ve de onura böyle sahip çıkmak lazımdır. "Tarih anda gizlidir”; tarih serüvenimizde yeri ve zamanı geldiği için bedenlerini yakarak direnen sayısız öncülerimiz de olmuştur; ama zaman, o dünya güzeli yüreklerinizi susturarak değil yaşatarak direnme ve onurlu halkların haklarına sahip çıkmak zamanıdır…

Sevgili Mehmet’den benim anladığım şudur; halihazırda Türkiye’deki mahkemeler bir adalet arama yeri değil; bir bastırma-zındanda çürütme-yok etme yeridir…Bu temelde en büyük görev de biz hukukçulara düşmektedir; yaşadığımız coğrafyada hukuksuzluk ve hak gaspları tavan yapmışsa, tek bir "hukukçu” geceleri yatağında rahat uyumamalıdır ki sevgili Mehmet’in ve onun gibilerinin ruhu rahat olsun…Ey bu ülkede Mehmet’in yaşıtı oğulları ve kızları olan tüm anne-babalar; sadece bir defa Mehmet’in gözleriyle evlatlarınızın yüzüne bakarsanız o vakit, bu savaşın durması için kendinizi derhal siper edersiniz. Daha fazla vakit kaybetmek demek; daha fazla genç ve çocuk kaybetmek demek maalesef…

***

Hazır adaletten, mahkemelerden söze başlamışken; daha dün Sakarya’da, Şırnak’da, kadına ve çocuğa yönelik toplu tecavüz suçlarının duruşmalarını ibretle izledik. 2 yaşındaki hasta çocuğunun refakatçisi iken bir gece yarısı hastaneden alınıp aylardır cezaevinde tutulan Kürt anne Göhar Magi henüz mahkeme bile çıkartılmamışken; Sakarya’da 14 yaşındaki Ö.C.’ye tecavüz eden 34 kişi aynı gün tahliye ediliyor. Üstelik iki emniyet müdürü failden biri elini kolunu sallayarak yurtdışına çoktan kaçmış bile! Düşünün bir kere; bir taraftan 14 yaşındaki bir çoçuk diğer taraftan elini kolunu sallayarak gezen 34 erkek fail! Neymiş; çocuğun rızası varmış! Bu ifadeler ne kadar da tanıdık size öyle değil mi? Utanç davası olarak tarihe geçen N.Ç. davasıyla aynı! Bu arada N.Ç. faillerinin de gayet mutlu mesut vaziyette dolandıklarını hatırlamakta yarar var!

Gün yok ki bu ülkede kadınlar, eşi, sevgilisi, boşandığı eski eşi, vb bir erkek tarafından güpegündüz saldırıya uğramasın, öldürülmesin, işkence görmesin! Gün yok ki küçücük çocuklarımıza tecavüz edenler mahkeme salonlarında korunmasın! Bütün bu toz ve siz içinde düşünün ki biz adalet arıyoruz!

Sahi adalet neyin temeliydi?

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89