• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 11 °C

Yeni sürecin ipuçları

Abdülkadir Selvi

Şimdiye kadar kaç kez yeni yıl yazısı PKK konusu ve Kürt sorunu üzerine yazıldı bilmiyorum.

Acaba kaç ya da kaç bin yazıda teröre lanet okunmuş, şehitlerimize rahmet dilenmiş ve umutlar dile getirilmiş.

Onu da bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var.
Ya biz bu işi çözeceğiz ya da bu iş bizi…

Terörün bitirilmesi ve Kürt sorunun çözümünde yeni bir süreç başladı.

Nasıl bir süreç, Oslo'nun benzeri mi?
Hayır…

Oslo deneyimlerinden yararlanılan yeni bir süreç mi?
Evet…

Oslo görüşmelerinin bir yerinde MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş'le Sabri Ok arasında bir diyalog yaşanıyordu:

A.G.:Biliyoruz metropolleri de doldurdunuz bu arada patlayıcılarla doldurdunuz.

SABRİ OK: Yok canım.

A.G.: Hepsini biliyoruz.

Yeni süreçte bu olmayacak.

Nasıl yani.

Diyalog süreci devam ediyor diye güvenlik boyutu askıya alınmayacak.

Yeni süreç Oslo'dan farklı dedik.

Örneğin ucu açık bir süreç değil..

Bir takvime dayalı olarak görüşülüyor.

Başbakan Erdoğan, İmralı ile görüşmeler yapıldığını açıkladığı konuşmasında, 'Netice almamız lazım. Baktık ki artık ışık yok, orada keseriz' demişti.

Görüşmelerde bir ilerleme sağlanıp sağlanmadığı görülecek. Eğer başarılı bulunursa, iki tarafın da onay verdiği bir isim, kamuoyuna görüşmelerin sürdüğünü, amacın silah bırakma olduğunu ve bir takvime dayalı olarak yapılan çalışmaların ikinci aşamaya gelindiğini duyuracak.

Oslo'dan bir farkı daha var bu sürecin.

Oslo görüşmelerinde aracı bir ülke görüşmelerin yapıldığı (Oslo) üçüncü bir ülke vardı. Aracı ülke İngiltere'ydi. Birçok tarihi müzakereye ev sahipliği yapan Norveç'in ünlü kenti Oslo ise görüşmelerin yürütüldüğü yerdi.

Bu kez aracı ülke yok. MİT doğrudan Öcalan'la görüşüyor. Ortak ismin açıklamasından sonra ikinci aşamaya geçildiğinde nasıl bir yol izleneceği ise o zaman ortaya çıkacak.

Yeni süreçte BDP yer almıyor.

Çünkü BDP bu konuda kendisini muhatap kılabilecek bir inisiyatif geliştiremedi. Tam tersine çözümün değil, Kandil'in sesi olmayı tercih etti.

Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'ın temsil ettiği Cemil Bayık- Duran Kalkan çizgisi, yani Kandil, bu konularda akla gelebilecek ilk adres olması gereken BDP'yi taca çıkardı.

BDP sürecin bu noktasında dahil olup inisiyatif kapma çabasında.

Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Aysel Tuğluk, Öcalan'la görüşmek için Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunacaklar.

BDP'de Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve Ahmet Türk faktörü de gözardı edilmemeli. Özellikle açlık grevlerinin bitirilmesi ve diyalog zeminin oluşmasında Cumhurbaşkanı Gül başta olmak üzere bir dizi temaslarda bulunmuşlardı. Ankara'da diyalog denilince akla gelen isimlerden.

Ancak süreç öylesine hızlı gelişti ki, Öcalan, İmralı'da tıkalı olan sürecin önünü açmayı başardı, Meclis'teki BDP bunu sağlayamadı. O nedenle devrede olup olmamaları bu aşamada hayati öneme haiz görülmüyor.

Zaten Oslo sürecinde de BDP yoktu. Ama sürecin bir yerinde olmalı.

1.5 yıllık aradan sonra devlet, Öcalan'la görüşmek suretiyle, sorunun çözümünde soft power, yani yumuşak güç yöntemini kullanıyor.

Ama aynı zamanda PKK'nın kış yapılanmasını önlemek ve bazı diğer hazırlıklar açısından hard power yani sert güç seçeneği devrede tutuluyor.

İşin özü, bu kez sorunun çözümünde smart power yani akıllı güç yöntemi kullanılıyor.

Çözüm için gerektiğinde diyalog, ihtiyaç duyulduğunda askeri seçenek tercih ediliyor.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89