• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

Yeni süreç, yeni dil

Abdülkadir Selvi

Habur sürecinde bölgenin nabzını tutmak üzere Diyarbakır'daydım.

Sabah sert bir komut sesiyle uyandım.

Yakınımda bir askeri kışla mı var diye perdeyi açınca, daha sonra adının Mesut Yılmaz İlköğretim Okulu olduğunu öğrendiğim bir okulun bahçesinde sıraya geçmiş çocukları gördüm.

Mikrofonun karşısına geçen bir çocuk, kırık Türkçesiyle, 'Türküm, doğruyum, çalışkanım' diye andımızı okumaya başladı, öğrenciler de hep bir ağızdan onu tekrar etti.

Bu topraklarda 70 yıldır Kürt çocuklarına her sabah, 'Türküm doğruyum, çalışkanım' dedirttik ama içinden hiçbiri Türk olmadı.

Başbakan haklı,'Her sabah Türküm demekle Türk olunmaz'

Olunmadı da. Ama Türk düşmanlarının yetişmesine hizmet etti.

Türk-Kürt kardeşliğinin ortasına bir hançer gibi sokulan andımız dün kaldırıldı. Dağların yamaçlarındaki, 'Ne mutlu Türküm diyene' yazısını okuyup, her sabah andımızı okumak zorunda bırakılan Kürtlerin ızdırabına son verildi.

Bu tarihi günde ne düşünüyor diye MHP Grubunda Devlet Bahçeli'yi dinledim.

Ateş püskürüyordu.

Acaba Devlet Bahçeli'yi her sabah sıraya geçirip, 'Kürdüm, doğruyum, çalışkanım' diye ant okutsalar ne düşünürdü?

Devlet bey, ülke gerçeklerinden o kadar kopuk ki, ayrı bir gezegende yaşıyor adeta.

Andımız, minarelerimizden, 'Allah-u Ekber' demenin yasaklandığı, 'Tanrı uludur, Tanrı uludur' diye Türkçe ezanın okunduğu dönemin eseri.

Birçok dilin Türkçeden doğma olduğu tezine dayalı Güneş Dil Teorisinin hakim olduğu günlerin ürünüydü.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan'ın başkanlığında kimin Türk olup olmadığını tespit etmek için kafataslarının ölçüldüğü yıllardı.

Mimar Sinan'ın Türk olup olmadığını belirlemek için mezarının açılıp, kafatasının çıkarıldığı ve hala kayıp olduğu cinnet devirleriydi.

Nihal Atsız'ın, gebelik ölçme aleti, 'Pelvimetre' ile kafatası ölçtüğü günlerdi.

Öylesine bir devirdi ki, devlet memurları, 'mezhep'lerine göre fişleniyordu.

Yazarımız Ahmet Ünlü yazdı.

1965'te kaldırılan 788 sayılı Memurin Kanunu'na göre, devlet memurlarının sicil dosyasında, 'İsmi, mahlası, lakabı, mezhebi ve memleketi'nin yer alması mecburiydi.

Türkiye buralardan geliyor.

MHP grubundan AK Parti'ye geçtim.

Başbakan kürsüde Mor Gabriel Kilisesi sorununu çözmüş, kamuda başörtüsü yasağını ve andımızı kaldırmış bir lider olmanın verdiği bir özgüvenle konuşuyordu.

Ama benim asıl dikkatimi çeken Başbakan'ın üslubu oldu.

Yeni dönemle birlikte yeni bir dil kullanıyor Başbakan.

Özlediğimiz balkon konuşmalarını andıran, polemikten uzak, kucaklayıcı bir dil bu.

Sadece kucaklayıcı değil aynı zamanda özgürlük profili her geçen gün yükselen ve entelektüel derinliği olan bir dil.

Başbakan'ı dikkatli bir şekilde takip etmeye çalışan biri olarak bir süredir üslubundaki değişikliğe dikkat çekmeye çalışıyorum.

Çünkü ihtiyacımız olan yaklaşım bu.

Başbakan'a kulak veriyorum.

'Birileri çıkıyor ya seveceksin ya terk edeceksin diyor. Yahu siz kimi kimin toprağından kovuyorsunuz?

Burası bizim toprağımız. Vatanımız. Hiçbir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz. Biz burada yaşıyoruz. Burada öleceğiz' diyor.

'Bölmeye değil, biz bu topraklarda ölmeye geldik' durumu.

Bir alkış tufanı kopuyor.

Milletvekilleri, 'Ya sev ya terk et' zihniyetine karşı tavır koyan Başbakan'ı alkışlarıyla destekliyorlar.

Irkçılıktan, mezhepçiliğe, sağ-sol çatışmasından, Türk-Kürt savaşına, darbelerden darağaçlarına kadar ayrımcılığın her türlüsü yaşandı bu ülkede.

Ama çare olmadı.

Çare ne?

Formülü Başbakan veriyor.

'Kimse kimseye yaşam tarzı dayatmayacak'

Başbakan cephesindeki durum; yeni paket, yeni dil ve yeni bir yaşam manifestosu.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89