• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 16 °C

Yeni Kürdistan mı, yeni tanım mı

Hadi Uluengin

KÜRDİSTAN paranoyası tabii ki Türkiye’nin bölüneceği korkusundan kaynaklanıyor.

Yani hem Kuzey Irak’ı, hem son durum ertesinde Kuzey Suriye’yi de kapsayacak bir Kürdistan devleti kurulursa ülkemiz Kürtleri de ona katılmak için irade beyan edebilirler.

***

ÖNCE şunu vurgulayalım: Aynı etnik aidiyeti taşısalar bile tarihî süreçte ayrı düşmüş kavim ve halkların illâ ortak çatıda buluşacağına ve bunu arzulayacağına dair bir kural yoktur!

Meselâ soy itibariyle Cermen olan Avusturyalılar mazide, yine Cermen Almanlarla birleşmeyi hep reddettiler. Prusya’yla gerçekleşen 1866 Sadowa savaşı da bu yüzden patladı.

Çünkü o Avusturyalılar hanidir ve hanidir Alman Konfederasyonu’ndaki krallık ve prensliklerden farklı bir devlet yapısıyla ve toplumsal kültürle harmanlanmışlardı.

Dil hariç bir Salzburg sakiniyle bir Dresden sakini arasında ortaklık mevcut değildi.

Nitekim birleşme eğilimi neden sonra, yani 1. Harp ertesi Viyana İmparatorluğu’nun dağılması ve bunun da Avusturyalıları Büyük Almanya fikrine zorlamasıyla birlikte öne çıktı.

***

ÇOK yakın tarihe de gelebiliriz. Kosova ve Makedonya Arnavutları bugün çoğunluk olarak hiç de Tiran başkentli “Anavatan”la bütünleşmek eğilimini taşımıyorlar.

Zira dün eski Yugoslavya’da olduğu gibi şimdi de bu iki cumhuriyette Arnavutluk’a oranla daha iyi bir hayat yaşanıyor. Artı, o Yugoslavya’dan miras sosyal kodlar paylaşılıyor.

Dolayısıyla, şayet Kürdistan devleti kurulursa ülkemiz Kürtlerinin de oraya katılmak için Türkiye’den ayrılmak isteyeceği tezi spekülatif bir hezeyan olmaktan öteye gitmiyor.

Veya baştan beri dediğim gibi, paranoyak bir korkunun tezahürünü yansıtıyor.

Artı, bizzat o Türkiye Kürtlerini de avanak sanmak yanılgısıyla atbaşı gidiyor.

***

ÖYLE, çünkü velev ki denize çıkışı olmayan, etrafı hasım ülkelerle çevrelenen ve refah ortalaması itibariyle de Güneydoğu’yu bile aşamayan bir Kürdistan kuruldu.

Kabul, kavmi ve milli aidiyet dürtülerinde illâ rasyonalite aranamayacağı doğrudur.

Ama yine de Türkiye Kürtleri sağduyudan bu denli yoksun mudurlar ki o ulus-devlete katılmak için iktisadi- sosyal entegrasyon sağladıkları ülkeden ayrılmak isteyeceklerdir?

Kaç kişi, kaç aile, kaç aşiret dünyadaki en büyük ve en yoğun Kürt nüfusu barındıran İstanbul’u terk edip Erbil’e, Süleymaniye’ye, Dahuk’a yerleşmeyi seçecektir?

Jeo-stratejik açıdan ise hangi süper güç Ankara, Arap başkentleri ve Tahran gibi hayati siyasi merkezleri es geçmek pahasına aynı Kürdistan’ın “hamisi” olmak gafletine düşecektir?

Dolayısıyla, ruhen travmatik boyutlu ve komplo teorisi hezeyanlı saplantıları bir kenara bırakırsak “Kürdistan paranoyamızın” kökeni aslında tek bir kısırdöngüye uzanıyor.

Yani bizzat Türkiye’nin kendi Kürt meselesini çözememesinden kaynaklanıyor.

***

ÇÜNKÜ panik yaratan şey bağımsız bir Kürdistan’ın Ankara için somut tehdit oluşturacağı korkusu değildir! Aklı başında hiç kimse böyle bir saçmalığı ciddiye almaz.

Korku, bu tür bir devletin varlık ihtimalinin dahi yarattığı dinamikten kaynaklanıyor.

Kaygı, Türkiye Kürtlerinin bundan böyle “alavere, dalavere Kürt Mehmet nöbete” türü bir “çeyrek” yahut “yarım” çözüme rıza göstermeyeceğini fark etmekte hayat buluyor.

Ve evet, korku bu açıdan yerindedir! Panikleyenler endişelerinde haklıdırlar!

Zira Kürdistan diye bir ulus-devleti doğdu veya doğmadı, şimdi fazla önem taşımıyor.

Türkiye Kürtleri bıçak kemiğe dayanmadığı müddetçe onu asla seçmeyeceklerdir ama sözkonusu ivme sayesinde de ikincil statü kabullenmeye artık hiç “he” demeyeceklerdir.

“Kürdistan paranoyamız” aslında zahiri bir yansımadır ve temel araz ortak ulus-devletimizi yeniden tanımlamak aşamasında kâbusa dönüşmektedir.

  • Yorumlar 8
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89