• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 11 °C

Yeni HDP, çözüm ve Köşk hesapları

Serpil Çevikcan

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 2. Olağanüstü Kongresi’nden yansıyan havayı iki fiili duruma bağlamak gerekiyor.

Birincisi, şu sıralar yasal altyapıya ilişkin düzenlemeye kilitlenen çözüm süreci, ikincisi ise muhalafetin çatı aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nda karar kılmasının verdiği rahatlama.

Önce salona bakalım. Dünkü manzara, yepyeni başlangıç yapan bir partinin olağanüstü kongresinden çok, çözüm sürecinin evrildiği aşamanın verdiği özgüveni ve Türk siyasetinde solda yaşanan arayışı karşılamaya dönük bir iddiayı yansıtıyordu.

Bir duvarda, adı her geçişinde salonu ayağa kaldıran Abdullah Öcalan’ın, “Demokratik cumhuriyet, ortak vatan, demokratik ulus” üçlemesi asılıydı.

HDP kendisini; özyönetimci, en genç, en renkli, özgürlükçü, halkçı, demokratik, barışçı, emekçi ve ekolojist parti olarak tanımlamıştı.

Görevini Selahattin Demirtaş’a devreden eski Eşbaşkan Ertuğrul Kürkçü’nün konuşması da, “Kürtlerin solculuğunu özlemişiz” dedirtecek bir üslubu yansıtıyordu.

Yine koltuğunu Figen Yüksekdağ’a devreden eski Eşbaşkan Sabahat Tuncel’in “Kürdistan’ı özgürleştireceğiz, Türkiye’yi demokratikleştireceğiz” diye özetlediği konuşmasının büyük bölümü de Türkiye’nin batısından çok sol-sosyalist kesimine hitap ediyordu.

Öcalan’dan gündem dışı mesaj

Öcalan’ın merakla beklenen mesajında gündeme nokta atışla göndermelerde bulunmayışı dikkati çekti.

Öcalan, “BDP’ye dayatılan dar, bölgeci, milliyetçi suçlamayı boşa çıkarmak ve en önemlisi devrimci, demokratik, sosyalist güçlerin pratik-politik-birleşik partisi HDP’yi TBMM’de grup kurma imkanına kavuşturduk. Unutmamak gerekir ki 1965’teki TİP hamlesinden sonraki en büyük politik çıkış olacaktır” diyerek TİP’i hatırlattı.

Kongre sürerken sohbet ettiğimiz HDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken’e, Öcalan’ın mesajında, çözüm süreci ya da Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili kanlı-canlı bölümlerin neden olmadığını sorduğumda, mesajın yakın zamanda kaleme alınmadığını öğrendim. Mesaj epey önce yazılmıştı ve güncellenmemişti.

Nedeni bu olarak sunulsa da, kongreden yansıyan manzara da, salondan büyük teveccüh gören Selahattin Demirtaş’ın konuşması da Öcalan’ın mesajındaki üst perdeden üslupla birebir örtüşüyordu.

Demirtaş açısından dönemeç

Bu noktada Selahattin Demirtaş faktörünün altını da mutlaka çizmem gerekiyor.

Kürtlerin partisini Kürt milliyetçiliği çizgisinin dışına taşırabilmek ve mümkün olduğunca ülke partisi olabilmek hedefiyle projelenen HDP’nin dünkü kongresinin Demirtaş açısından bir dönemeci işaret ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Son dönemde hükümet cenahından gelen sert eleştirilerin odağında yer alan Demirtaş’a dün gösterilen ilgi, HDP’nin BDP ile birlikte anıldığı son bir yılın lider sorunuyla katedildiğini bir kez daha gösteriyor.

Dünkü kongre için “son dönemde Demirtaş’ın özgül ağırlığını en çok hissettirdiği platformdu” diyebiliriz.

Yazının başındaki iki fiili duruma yeni HDP açısından dönersek...

HDP, çözüm sürecinde cumhurbaşkanlığı seçiminden önce, doğal olarak TBMM kapanmadan müzakerelerin yasal güvenceye kavuşturulmasına dönük düzenlemenin yasalaşmasını istiyor.

Hükümetle kritik görüşme

Kongre salonundaki sohbetlerimizden anlıyoruz ki, bu hafta hükümetle HDP arasında kritik bir seri görüşme yapılacak. Vitrini yenilenen HDP, cumhurbaşkanlığı kampanyasına böyle başlamak istiyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığı meselesine gelince...

HDP cephesi, İhsanoğlu tercihinin, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 1. turda ipi göğüslemesine yol açabileceğine inanıyor.

CHP’nin kendisine ortak olarak MHP’yi seçmesinin HDP cenahında yarattığı rahatlama dünkü sohbetlerden açıkça yansıyordu.

Buna, “Tayyip Erdoğan’ı 1. turda cumhurbaşkanı seçtirme” konusunda Kürtler üzerinde oluşan baskıyı da eklediğinizde İhsanoğlu tercihinin HDP’de yüzleri güldürdüğünü çok kolay söyleyebiliriz.

İdris Baluken, “Bize verilen alanı iyi değerlendirebilirsek hem cumhurbaşkanlığı seçiminde hem de önümüzdeki genel seçimde siyasetin yeniden şekillenmesi mümkün olabilir. Yerel seçimlerde bizden beklenenin karşılığını cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sırasında verebilmeliyiz. Sol, sosyal demokrat, samimi dindarlara dönük alandaki açığı biz kapatabiliriz” diyordu dün.

HDP’nin, yeni yönetimiyle öncelikle Baluken’in tarif ettiği çerçeveyi mi esas alacağını yoksa içiçe geçen çözüm süreci-cumhurbaşkanlığı seçiminin dayattığı “tamamen duygusal” işbirliğine mi kilitleneceğini yakında göreceğiz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89