• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 8 °C

Yeni dönem, yeni AK Parti... (2)

Ali Bayramoğlu

Siyasi partiler tüm diğer siyasi varlıklar gibi belli bir toplumsal ve tarihsel zeminde, belirli siyasi etkileşimler üzerinden ve belirli zihniyet kalıplarıyla yol alırlar...

Bir seyir defterleri olur... Değişim anları ve eksenleri olur...

AK Parti'ye bu açıdan bakmak gerekli ve önemli...

Peki, AK Parti'nin geldiği noktayla ilgili neler söylenebilir?

Önce şu:

AK Parti, 2011 itibariyle, eski düzenin iktidar bloğunu çözmüş, "yargı, asker, üniversite, bürokrasi" gücünü önemli ölçüde kontrol altına almış bir görüntü vermektedir. Ve bu gelişme eski düzenin sarsılmasını, askeri vesayet kurumlarının yerini şeffaf ve hukuk düzenine uygun kurallara bırakmasını ifade ettiği oranda demokratik kazanımlarla paralel seyretmiştir...

Şöyle de denebilir:

AK Parti iktidarının ilk iki döneminde Türkiye'de "iktidar kavgası" ile "sivilleşme-demokratikleşme hamleleri", değişim dalgalarının tabiatına da uygun olarak, iç içe girmiş iki süreç olarak seyretmiştir. Hatta bu iki ayrı süreç birbirini tetiklemiş ve beslemiştir.

Peki bugün?

Bugün farklı bir noktadayız...

Bugün bu iki süreç adım adım birbirini beslemeyi bırakmakta, adeta birbirini iten, birbiriyle çelişen iki süreç olma yolunda ilerlemektedir.

Bu tespite yol açan pek çok gelişme var:

Daralan ifade özgürlüğü alanı... Basının rölatif bağımsızlığının iyice ortadan kalkması... Siyasi iktidarın siyaset ya da kendisi karşısında düşünsel ya da kurumsal özerk konumlara tahammülünün yok olmaya başlaması... Siyaset üretiminde özgürlüklerin kötüye kullanımı endişesinin ya da demokratik hamlelerin ters sonuçlar ürettiği fikrinin, dolayısıyla polisiye mantığının geri dönüşü... Katılım mekanizmalarını önemsizleştiren milli iradeci anlayışın iyice belirgin hale gelmesi... Velhasıl toplum üzerindeki devlet hegemonyasının yerini adeta siyaset hegemonyasına bırakması...

Peki neden oluyor bütün bunlar?

Çünkü sisteme hakim olduğu, "saray"ı kontrol altında olduğu oranda AK Parti'nin demokrat olma ve demokrasi ihtiyacı azalıyor... Çünkü Kürt meselesinin gösterdiği gibi AK Parti kendi değişiminin doğal sınırlarına dayanmış görünüyor... Çünkü bugün sistemde AK Parti'yi zorlayacak aktör, tavır ya da muhalefet, basın, vs kalmamış görünüyor...

Bu tür okumaların AK Parti'yi ve AK Partilileri rahatsız ettiği ortada...

Ancak, gerçekçi olmak gerekirse sorun "okumada" değil, kendi tutturdukları "rota"da...

Örneğin, başbakanın siyasi iktidarın Kürt politikasını ve kimi özensizliklerini eleştirenleri, PKK'ya, teröre destek vermekle itham etmesi, bu durumun AK Partililer tarafından başbakanın eleştirilere yanıt hakkı olarak değerlendirilmesi, aslında, sadece AK Parti açısından değil, aktif taraftarları açısından da gidilen istikametle ilgili sorular sorduruyor.

Belinde silah olan ya da elinde idari yetki ve adli etki imkanı bulunan güç sahiplerini hedef alan, tasnif eden, hizaya gelmeye davet eden çıkışlarının sadece kendilerini ve görüşlerini temsil etmediğini, sadece söz olarak kalmadığını, ciddi sonuçları ve yaptırımları olduğunu çabuk unutmuşa benziyorlar. Örneğin "askeri sortileri" hafızalarından çabuk atmış görünüyorlar.

Evet, demokrasi fayda değil, ilke rejimidir... Demokrasi siyaset, toplum, düşünce arasında mesafelerin bulunduğu, her birinin diğeri karşısında özerk ve eşit değerde kalabildiği bir sistemin adıdır.

Ve kimilerinin yaşanan gelişmeleri tekrar düşünmesinde, en önemlisi aynaya bakmasında fayda var...

Ve ayna, dün söylediğimiz gibi şunu gösterecektir:

" İktidar partisi güç ve güven açısından gelebileceği en üst noktaya gelmiş, başbakana şahsi bağlılığı tam yeni siyasi eliti üzerinden güçlü bir yönetim yapısı üretmiş, basından iş dünyasına etrafında dönen yeni bir düzen oluşturmuş, bunların doğal sonucu olarak sorunları ele alış açısından zaten sınırlı olan katılım ve etkileşim çıtasını iyice düşürmüş, eleştiriye tahammül eşiği düşmüştür..."

Bu gidiş iyi değildir...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89