• BIST 97.583
  • Altın 145,649
  • Dolar 3,5726
  • Euro 3,9955
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 27 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 23 °C

Yeni 'deli gömleği'ne hazır mısınız?

Yavuz Baydar

Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ, ''Türkiye olarak maalesef bir kaostayız'' demiş.

Eklemiş: ''İnsan olarak hepimiz üzülüyoruz.''

Bahsedilen 'kaos' halinin harcının onyıllar önce nasıl karıldığını, ülkede huzur, güven ve beraeberlik hissini bu yanlış harcın nasıl sağlayamadığını, ısrar ve inat yüzünden 'sistem'in 1990'lar sonunda nasıl çöktüğünü ve bunların asıl sorumlusunun kimler olduğunu tartışmayalım.

Toz duman yatışınca sakince tartışma zamanı belki gelir, deyip geçelim. Ama konuşulacak başka şeyler var.

***

1990'lar sonunda ahlaki, vicdani, siyasal ve ekonomik çürüme öyle bir noktaya gelmişti ki, sistem topyekun mundar oldu, değişim talebi gelip kendisini dayattı.

2000'lerin başındaki manzara-i umumiye, sistemin ufak tefek ayarlarla çelıştırılmasını değil, bizdeki yaygın tabiriyle tam manasıyla 'kırklanmasını', yani tepeden tırnağa temizlenmesini gerektiriyordu.

Çürümüş eski siyaset sınıfı yavaş yavaş gidecek, yerini farklı, ama demokratik alt parametrelerde, en asgaride uzlaşmış, sorumluluk hissi ve konsensüs ruhu gelişmiş yeni bir siyasetçi nesli alacaktı.

AKP'nin gelişi ve ilk başlarda desteklenme amacının özünde de, bir 'varoluş nedeni' (raison d'etre) olarak, bozuk düzenin işletim sistemini hayırhah bir liderlikle değiştimek, günün gereklerine uygun hale getirmek, toplum içindeki küskünlük ve kırgınıkları topyekun çözecek bir yeni başlangıç yapmaktı.

Topluma zorla giydirilmiş deli gömleğinden kurtulacak, rahatlık arzeden giysilerle huzur içinde beraber yaşamanın kapılarını açacaktık.

Olmadı.

Eski siyaset sınıfına dair ne kadar kötücül özellik varsa, 2010 referandumu ardından geri geldi, 'yeniler' o vahim kültürü olduğu gibi kendilerine ithal ettiler, 'kötü hafıza' ağır bastı, değişim yanlıları ne kadar varsa etkisiz hale getirildi, ve sonunda, 'kendi bencil kimliğin adına hak iddia edip iktidarı kap ve götür' noktasına vasıl olundu.

Askerin darbe ardından diktirdiği deli gömleğinden kurtulacağız derken, şimdi, 'ağır çekim ileri' şeklinde cereyan eden bir 'sivil darbe' eşliğinde yeni bir deli gömleği, topluma giydirilmek üzere, ön provalar yapılıyor.

Başbuğ'un 'kaos' dediği, başkalarının -hangi renkten olurlarsa olsunlar- derin kaygıyla izlediği konu da bu.

***

21. Yüzyıl Enstitüsü'nden Tuğçe Varol'un, (Haberdar sitesinin aktardığı) şu tespitleri, resmi yeterince tasvir ediyor:

''AKP'nin başkanlık sistemi projesi aslında en nihai hedefin ilk aşaması. Benim tahminim, Başkanlık sistemini geçirip, TBMM'de yeterli çoğunluğu da sağladıktan sonra Erdoğan'a ölene kadar Başkan payesi vermektir. Erdoğan'ın esas amacı Başkan olmak değil, ‘ölene kadar' dokunulmazlık kazanmaktır.''

''Türkiye'nin çok kötü bir Anayasa ile Başkanlık sistemine geçmesi, Türkiye'nin NATO ve Avrupa Konseyi üyeliklerinin dondurulması, hatta atılması sonuçlarını doğurabilir. Çünkü NATO ve Avrupa Konseyi üyesi olabilmek için iyi kötü işleyen bir demokratik sisteminizin olması gerekmektedir. NATO'nun ise Türkiye'yi kaybetmek gibi planı olduğunu sanmıyorum.''

''Bence Türkiye'de örnek alınan ülke ve sistem Azerbaycan ve Aliyev ailesi sistemi. Maalesef Azerbaycan'ın demokratik olarak gelişmesi ve Türkiye'yi örnek alması gerekirken, Türkiye, Azerbayan'a benzemeye başlamıştır. Başkanlık sisteminin ardından da Türkiye de Azerbaycan türü bir oligarşiye geçmiş olacaktır.''

Hemen tümüyle katıldığım görüşler.

Zaten 'Aliyev modeli'nin pek beğenilip, ona özenildiğini, 'Azerbaycanlaşma' adı altında son iki yıldır ben de yazıp duruyorum. Panama belgeleri de oradaki sistemin ne kadar 'temiz' olduğunu göstermeye yeterli.

Ermenistan'la başlayan savaşın asli nedeni de bana göre belli: Dikkati başka yöne çekmek.

***

Özetle, sormamız gereken soru şu:

Askeri darbe yapımı 'deli gömleği' anayasayı, 'sivil darbe' ile hazırlanmakta olan çok daha dar bir 'deli gömleği' anayasa ile değiştirmeye razı olacak mıyız, olmayacak mıyız?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89