• BIST 89.282
  • Altın 145,513
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 15 °C

Yeni bir 'Oslo süreci' mi başlıyor?

Yusuf Karataş

Son günlerde “yeni bir ‘Oslo Süreci’ mi başlıyor?” sorusu tartışılıyor. Başbakan Erdoğan’ın “Öcalan ile görüşülebileceği” açıklaması sonrasında MİT’in Talabani’den arabulucu olmasını istemesi ve ardından 9 Ekim’de BDP’li vekillerin Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmesi, Kürt sorununda yeni bir sürecin başladığı izlenimi yaratıyor. ‘Yeni Oslo’ tartışmaları yaratılan bu izlenim üzerinden sürdürülüyor. Sorunun demokratik-barışçıl çözümü konusunda elbette umutlu olmalıyız. Ancak yaratılan beklenti ile uygulanan politikalar arasındaki uçurumu da görmezden gelemeyiz. Ayrıca 30 yıllık savaştan yorulan ve artık çözüm isteyen Kürt ve Türk halklarını karşılığı olmayan bir beklenti içine sokmanın yeni acılara davetiye çıkarmak anlamına geleceğini bilmek gerekiyor.

Şimdi yaratılan izlenim ve oluşturulan beklentilerin gerçeğin neresinde durduğuna bakalım.

Önce Erdoğan’ın BDP’yi hedef yapıp İmralı ile görüşülebileceğini söylemesinden başlayalım. Öcalan’ın Kürt tarafının “başmüzakerecisi” olduğunu BDP en başından beri söylüyor. Ama BDP’yi hedef haline getirmenin, BDP’ye yönelik saldırılara davetiye çıkarmanın sorunun çözüm zeminini ve halkların birlikte yaşama koşullarını baltaladığı açıktır. Öte yandan başbakanın “görüşebiliriz” dediği Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecrit uygulaması devam ediyor. Hadi görüştünüz, bu ağır tecrit koşulları altında Öcalan rolünü nasıl oynayacak?

Sonuç bir: Erdoğan’ın açıklaması çözüme yönelik değildir.

Taraf’tan Emre Uslu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Almanya’da Talabani ile görüşerek “PKK’nin ateşkes ilan etmesi” konusunda arabulucu olmasını istediğini yazdı. Ne devletten, ne de Kürt hareketinden bu konuda bir yalanlama geldi. Ancak KCK Başkanlık Konseyi ‘oyalamaya yönelik’ olarak nitelediği bu girişimi kabul etmedi. Emre Uslu “Hakan Fidan’ın başlattığı girişimle PKK’nin ve Öcalan’ın yeni bir Oslo sürecine sıcak bakacağı hesap ediliyordu. Öncelikle tansiyonun düşürülmesi ve seçimlere gidilirken çatışmasız bir ortamda seçimlerin yapılması planlanıyordu. Ancak buna hem Öcalan hem de PKK liderleri karşı çıktı” diyor. Bu yazılanları okuyunca insan Kürt tarafı çözümü istemiyor duygusuna kapılıyor. Peki, gerçek öyle mi? Kürt tarafı, Öcalan’a görüşmelere sağlıklı biçimde katılabileceği koşulların sağlanmasını ve Oslo görüşmeleri sürecinde mutabakata varılan protokoller çerçevesinde güven verici adımlar atılmasını istiyor. Oysa Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit sürüyor ve bu tecrit uygulamasına karşı hapishanelerde binlerce Kürt siyasi tutsağın sürdüğü açlık grevleri ölüm sınırına yaklaşıyor. Devletten ses var mı? Yok.

Sonuç iki: Oluşturulan beklentinin aksine yeni Oslo Süreci için atılmış somut bir adım bulunmuyor.

Cumhurbaşkanı Gül’ün BDP’liler ile görüşmesine gelince…

Bu görüşme BDP’li Sırrı Süreyya Önder’in girişimiyle yapılıyor. Gül’in daha önce de böylesi görüşmeler yaptığı biliniyor. Yapılan görüşmede Gül, BDP’lilere “Önümüzdeki süreç çok önemli, inisiyatif alın” demiş. Anlaşılan BDP’nin rolü konusunda Erdoğan’la Gül birbirinden farklı düşünüyor. Ancak burada Gül’ün 2009’daki “iyi şeyler olacak” açıklamasının ardından KCK operasyonlarının başladığını hatırlatmak gerekiyor. Zaten Gül ile Erdoğan arasındaki fark da, AKP’nin bugün uyguladığı politikalar ile ‘Pensilvanyalı Fetullah’ın uygulanmasını istediği politikalar arasındaki fark kadardır ki, Kürt sorununa yaklaşımda bugün aralarında öyle ciddi bir fark olmadığı ortadadır.

Sonuç üç: Farklı şeyler söylense de Kürt sorununda çözümsüzlüğün nedeni olan ‘devlet aklı’ işlemeye devam etmektedir.

Öyleyse bütün bu gelişmeler üzerinden söyleyebiliriz ki, AKP sıkıştığı bir dönemde beklenti yaratarak zaman kazanmaya çalışıyor.

Demek ki ülkede yaşayan halklara; barış ve demokrasi güçlerine, devletin beklenti yaratma ve oyalamaya yönelik politikalarına karşı müzakere ve çözüm için mücadele etmekten başka bir çıkar yol görünmemektedir. Çünkü görüşmeler başlasa bile bu görüşmelerin başarısı halk güçlerinin barış ve demokrasi için sürece müdahil olmasından geçmektedir.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89