• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 16 °C

Yazı gelirse kelepçe, ya tura gelirse ?!

Nalan Temeltaş

Kestirmeden adalete giden yol yok. Soluklanabilecek bir gölgelik de. Dişiniz tırnağınızla, düşünüzle muhaliflerin hesabını tutmaya gayret. De babam gayret! Karşınızdakiler, imparatorluğun güçlü muhafızları yani, illa her olayda üniformalı olmuyor. Bazen sıradan bir paparazzi olarak da karşınıza çıkabiliyor malumunuz. Hatırladınız işte oyuncu Timuçin Esen’e yapılanları. Hani magazin ‘emekçi’leri tarafından taciz edilir, polis müdahale eder, IMF protestocularına yapılan türden uygulamalara maruz kalır, elleri arkadan kelepçelenir. Suçu alkollü olmak ve paparazzilere agresif davranmaktır.

Haklı olarak bu olay, hem basında hem sanatçılar arasında ciddi protestolara neden oldu. Magazin teröristleri bir kez daha tartışılmaya başlandı. Farkındalık yaratılması yerindeydi. Tartışmalarsa ziyadesiyle gerekli. Hele ki bu sevdiğimiz oyuncunun başına gelenlere, ellerini arkadan kelepçelemelere, kafasındaki bilmemkaç dikişe sessiz kalınmamalıydı.

Peki ya Güler Zere? Ya o’na takılan kelepçe?! Güler Zere politik tutuklu bir kadın. Hazin bir gülümseyişle fotoğraflarından tanıyoruz. Belalı bir hastalığa , kansere yenilmemek için bu günlerde üçüncü operasyonu geçiriyor. Hastane koğuşundaki odasında ayakları kelepçeli !? Hani ola ki ‘agresif yayılma’ gösteren kansere rağmen kaçarsa diye!

Hapishane koşullarında kalamaz raporlarına, bugüne kadar oluşmuş kamuoyunun tepkisine, avukatlarının yaptığı girişimlere rağmen ameliyat sonrası bile kelepçeli.

Ergenekon davası nedeniyle tutuklu bulunan rütbelilere gösterilen müsamaha Güler Zere’ye gösterilmiyor ne hikmetse! Hepsinin harfi harfine yasal olduğunu söyleyemeyeceğimiz örgütsel üyelikleri ve ölümcül hastalığı olan diğer politik tutuklulara da. Acaba Haydar Zere kızına kavuşsa, birlikte kahvaltı yapıp gökyüzünü seyretseler dünya mı yıkılacak?

Anasından emdiği süt burnundan gelenlerin ülkesindeyiz, tabii. Meme emen çocuğa gaz bombası isabet etme olasılığının yüksek olduğu bir ülkedeyiz, yerimizi bilip de konuşalım! Ancak orta yaş bunalımına girmediysek topluca, kalıcı kişisel bozukluğumuz da yoksa bu yaşananların normal olmadığı fikrine kolaylıkla kapılabiliriz! Her iki kelepçe vakasına gösterilen titizliğin adil olması gerekliliği fikrine de. Delikli süzgeçlerde süzmeden , filtrelendirmeden tepkimizi, sadece insan halimizle ve uzayda yer kapladığımız için. Pek kahraman olduğumuzdan hiç değil! Ciddi bir eksik var çünkü. Şefkat!

Ne vakit ademler ile havvalar , Esen ve Zere’ye takılan kelepçeye reaksiyon gösterirken adil olurlar, o vakit masumiyet kazanır demiş atalarımız! Öyleki Galapagos kaplumbağası gibi hayat yetmişinden sonra başlar. Nihayetsiz saadet mümkün hani!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89