• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 1 °C

Yarından sonra...

Hüseyin Yayman

Seçimler yaklaştıkça siyasi tansiyon da giderek yükseliyor. Liderler meydanlarda sert nutuklarla birbirlerine yüklenirken sonuçları kadar sonrasında yaşanacaklar merak uyandırıyor. Türkiye, tarihinin en önemli seçimlerinden birine gidiyor. Seçim, tam bir güvenoyuna ve referanduma dönüştü. Hemen arkasından Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacak olması tarihi özelliğini daha da artırıyor.

Neresinden bakılırsa bakılsın, seçimler siyasette yeni bir dönemin kapısını açacak. Yerel seçim sonucuna göre tüm siyasi hesaplar yeniden yapılandırılacak.

Peki seçimler kimi, nasıl etkileyecek.

Tayyip Erdoğan: Politik kariyerinin en zor seçimlerinden birine giriyor. Sert mücadelelerin içinden geldiği için özgüvenli ve kontrollü bir kampanya yürütüyor. Her şeye rağmen gündemi kendisi belirliyor. Yerel seçimden alacağı oy, kendisi için cumhurbaşkanlığını ve partisinin 2023 planını gözden geçirmesine yol açacak. Yüzde kırk oranı ve Ankara, İstanbul eşiğiyle yarışa giriyor.

Kaybederse her şeyini kaybetmiş olmayacak ancak asıl mücadele, kazanırsa başlayacak. Meydanların diline ve sokağın nabzına bakıldığında Erdoğan’ın istediği sonuçları bir kez daha alacağı görülüyor. Fakat 30 Mart’tan sonra söylemini, üslubunu, politik dilini ve partisinin vizyonunu değiştirmezse kendisini büyük sorunlar bekliyor.

Kemal Kılıçdaroğlu: Bu seçimde en büyük riski Kemal Kılıçdaroğlu aldı. Gülen hareketiyle kurduğu taktik ittifak ve ‘sağ’a açılma hamlesi ona büyük bedeller ödetebilir. Parti grubu ve taban, başarı beklentisiyle 30 Mart akşamına kadar sesini çıkartmayacak. Ancak hedef tutturulmazsa yeniden parti içi iktidar mücadelesi başlayacak. Kılıçdaroğlu için başarı yüzde 30 eşiği olacak.

Ankara ve İstanbul’u kaybetmiş bir Kılıçdaroğlu’nu zor günler bekleyecektir. 30 Mart akşamı olumsuz bir tablo ortaya çıkarsa haziranda kongre hazırlıkları başlayacaktır. Kılıçdaroğlu, büyük risk aldığı için çok sert bir kampanya yürütüyor. Onun için bu seçim ontolojik bir imtihana dönüşmüş durumda.

Devlet Bahçeli: Bahçeli, kontrollü gerilim stratejisi ve yapıcı muhalefetiyle son dönemde farkındalık yaratıyor. Bu seçimlerin en rahat partilerinden biri. Özellikle Adana, Mersin başta olmak üzere Akdeniz’de sürpriz yapabilir. Bahçeli bu duruşuyla 2007 seçimlerinde olduğu gibi 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminin kaderini etkileme gücüne sahip olacak.

Selahattin Demirtaş: Devlet Bahçeli ile birlikte seçimlerin en rahat liderlerinden biri. BDP, tarihinin en rahat seçimine gidiyor. 1999’da başladıkları yerel seçim maratonunda toplam 37 belediye kazanmışlardı. 2009’da bunu 98’e çıkardılar. Şimdiki hedefleri, iki katına çıkarmak. İki dönem kuralı nedeniyle seçimlerden sonra parti yönetimi yeniden yapılandırılacak.

Gülen hareketi: Harekete sızan güvenlikçi çete onu kriminalize ve illegalize etti. Böylece masumiyetini ve meşruiyetini kaybetti. Seçimlerden nasıl bir sonuç alınırsa alınsın, iktidara kim gelirse gelsin, insanlar artık selam vermeye korkacaktır. Bugün onlarla taktik işbirliği yapanlar, Erdoğan’ı tasfiye ettiklerinde dönüp onlara yönelecekler.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89