• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

Yakın ve uzak geçmişimiz...

Reyhan Yalçındağ

Biliyorsunuz, tarihi Amed şehrinin tarihi İçkale restorasyonu kazıları esnasında sayıları her gün artan insan kemiklerine rastlandı. O günden bugüne, birçok açıklama yapıldı, gerçekleri tersyüz eden açıklamalar ise tabii ki devlet erkanından geldi! Yok efendim, bunlar eski dönemlere aitmiş, yok efendim, 1990’lı yıllara tekabül etmesi imkansızmış, vs vs. ama anlamadıkları bir şey var; zaten Kürt coğrafyasında sadece 1990’lı yıllarda değil, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürtler sayısız defa katledilmiş.

Bulunan kemikler, Kürtlerin ya da Ermenilerin, ne fark eder? Devletin sorumluluğu, işlenen cinayetlerin dönemini ve de faillerini, sorumlularını bulmak değil midir? Bir zamanlar nüfusun neredeyse yarısı Ermeni iken şimdi sayıları bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar. Dolayısıyla her koşulda, kemikleri bulunanlar, yasa-insanlık-hukuk dışı yöntemlerle öldürülüp cenazeleri dahi gizlenen, ailelerine verilmeyen mazlumlarıdır… Çocuk da kadın da olabilirler… Kürt de Ermeni de… Yaşlı da engelli de… Bildiğimiz kesin olan bir şey var ki o da bu ülkenin resmi ideolojisine hizmet eden egemen zihniyetin ortak aklıyla(!) ya da vicdansızlığıyla gerçekleştiğidir.

Aradan 100 yıl da geçmiş olsa devlet zihniyetinde değişen birşey olmadığını görmek, bizler için çok da acı olsa gerek… ”Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” sözü, ne kadar da tanıdık, değil mi? Bundan daha 6 yıl önce, Diyarbakır sokaklarında 7’si çocuk, on sivil insanımızın kameralar önünde, gaz fişekleriyle, silah mermileriyle öldürülmelerinin hemen öncesinde bizzat Başbakan tarafından söylenen bir söz ve de „devletin” güvenlik güçlerinin de emir telakki edip gereğini hemen yerine getirdikleri bir söz! Dolayısıyla sorun, bu ülkede „öteki” görülenler ve de iktidar erklerinin pratikleridir. Nedir devlet pratiği: senden olmayanı her türlü yöntemle elimine edeceksin! Muhalifse, Alevi, Kürt, Ermeni, gayrimüslim, vs. „senden” değil demektir ve de onları susturmak için her yol mubahtır.

Dolayısıyla AKP Hükümetinin, 2002 yılından bugüne İHD ve diğer insan hakları örgütlerince yayınlanan ihlal raporlarına rağmen, sanki sadece 1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetler işlenmiş de şimdi de onlar faillerin peşine düşmüş gibi ifade ettikleri şey, kocaman bir yalandan ve manipülasyondan ibarettir! Ölümlerin durması bir yana, çocuk ölümlerindeki ciddi artışa dair yapılan onca açıklamaya rağmen tek bir yanıt geldi mi bugüne kadar! Hayır! Çünkü söyleyecek şeyleri yok! Ama ne var ellerinde, güç var- iktidarda olmanın getirdiği despotizm var, otoriter bir rejim olmanın gereklerini yerine getirme var!

6,000’i aşkın Kürt nerede? Neden özgürlüklerinden yoksunlar? Yargı-Yasama-Yürütme üçlüsü elele vermiş, tüm muhaliflerin, devrimcilerin ve Kürtlerin peşine düşmüşler; sudan bahanelerle zındanlara atmaktalar. Bu da yetmiyor, sokak gösteri ve yürüyüşlerinde gençler öldürülüyor, bebeler evlerinin balkonlarında can veriyor, askeri operasyonlar hızından bir şey kaybetmiyor ve gencecik fidanlar toprağa düşüyor. Bu da yetmiyor, yoksullaştırdığı ve tüm üretim araçlarını elinden aldığı yoksul Kürt halkının çocuklarının üzerine bomba yağdırıyor, tam 34 Can oracıkta katlediliyor. Roboskî’nin üzerinden haftalar geçti, hala katiller aramızda…ne de olsa ölenler yoksul Kürt çocukları, ne de olsa mazlum bir halkın evlatları… Dolayısıyla, „geçmişte ensenize kurşun sıkılıyordu, şimdi halinize şükredin!” teranelerini artık kimse yutmuyor. Geçmişte de öldürüyordunuz, bugün de. Sadece bazı yöntemleri değiştirdiniz, hepsi bu! Şimdi tecritle, zındanla çürütüyorsunuz, Roboskî’de bombalıyorsunuz, deprem çadırlarında yanmalarına göz yumuyorsunuz, neyiniz eskisinden daha iyi?

Dolayısıyla bu kadim coğrafyanın kadim toprakları sadece son 30 yıl değil; son yüz yıldır zulüm altında. Siz ne kadar gizlerseniz gizleyin, yüzeye çıkan insan kemikleri bunun ispatıdır. Hem bizim ne kadar acı çektiğimizin ve büyük bedeller ödediğimizin, ve hem de katillerin ne kadar insanlık dışı olduğunun açık ispatıdır!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89