• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 20 °C

Ya şeytanla çoktan görüşüldüyse?

Balçiçek İlter

"DAĞ fare doğurdu" diyorlar ya...

Başbakan Erdoğan ve Leyla Zana görüşmesi için...

Hiç ama hiç katılmıyorum...

Neden mi?

1- Zana yaklaşık 6 ay önce, "Silah Kürtlerin sigortasıdır" dememiş miydi? Başbakan'dan, "O zaman Kandil'e çık" tepkisi almamış mıydı? "Bu işi çözerse Erdoğan çözer" cümlesinin devamında Başbakan'ın karşısında oturuyor olması hiç mi önemli değil yani?

2- Zana yeni bir açılım yapmamışmış, farklı bir şey söylememişmiş... İyi güzel de, zaten bu da önemli bir adım değil mi? Öcalan'a ev hapsi, Oslo sürecinin devamı, anadilde eğitim, KCK tutuklamalarının yanlışlığı... Şimdi sorarım size, bugüne kadar kim Başbakan'a doğrudan bunları iletebildi? Yüz yüze? Başbakan ne zaman bu istekleri dinledi ya da kulak astı? 

Çok değil, birkaç ay önce BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Neşe Düzel'le yaptığı bir söyleşide şöyle diyordu: "Ev hapsi BDP'nin şartı değil. Bu, Öcalan'ın şartı. 'Sağlık, özgürlük ve güvenlik koşullarım sağlanmadıkça ben yeniden sürece dahil olmayacağım' dedi kendisi. Biz de gitsek, hükümet de gitse, Öcalan bunu söyleyecek. Bizim gücümüz var ama yetkimiz yok! Bizim PKK ile aramızda IRA-Sinn Fein gibi bir ilişki yok. BDP, Sinn Fein gibi karar sahibi değil. Dediğim gibi bizim etkimiz var fakat biz onlar adına ne ateşkes ne de silah bırakma kararı alabiliriz. Ama biz siyasi çözümleri güçlendirip, ateşkes ve silahsızlanma süreçlerine imkân tanıyan bir pozisyonu yaratabiliriz. Bu şekilde biz ancak demokratik basınç oluşturabiliriz."

Asıl soru başkaydı... Peki BDP niye var? Ne yapabilir?

Buyurun Demirtaş'ın cevabına...

"Bir, eşitlik meselesinin nasıl çözüleceğinde doğrudan muhatap olur. İki, eğer hükümet, Kandil ve İmralı bize bu yetkiyi verirse biz barış konusunun nasıl sağlanacağında arabulucu rolünü oynayabiliriz. Veya BDP'nin de içinde bulunduğu bir akil insanlar grubu da arabulucu olabilir, biz bunu da kabul ederiz. PKK IRA değil, biz de Sinn Fein değiliz. Tayyip Erdoğan da Tony Blair değil. Blair 'Şeytanla bile görüşürüm' dedi ve görüştü..." 

Peki ya şeytanla çoktan görüşüldüyse...

Öcalan ile Zana'nın yakınlığını bilmeyen yok...

Ya Öcalan görüşmelerin Zana ismi üzerinden yapıldığı takdirde süreçte yer almayı kabul ettiyse?

Ya aranan Gerry Adams bulunduysa...

Ve savaşı bitirmek için başörtüsünü çıkarıp yere atacak olan o kadın...

Leyla Zana'ysa...

Ya Zana liderliğinde yeni bir parti oluşumu varsa?

Bende soru çok da, cevabı?

Hani şeytanın avukatlığını yapayım dedim... 

Son yılların en iyi haberi!

MUSA Anter suikastı zanlısı Hamit Yıldırım bulundu biliyorsunuz. 20 yıldır Şırnak'ta yaşıyormuş, nedense yetkililerin haberi yokmuş! Bu kadar eleştirilmemize, paçavra edilmemize, tasmalarımıza rağmen, iyi ki gazeteciler var diyor insan. Meslektaşım Abdurrahman Şimşek olmasaydı acaba sanık sessiz sedasız hayatını kaç yıl daha sürdürmeye devam edecekti merak ediyorum.

Adam ne kaçmış, ne saklanmış, ne de ismini değiştirmiş. Filmde seyretsek, inandırıcı bulmayız. Son 20 yılda gelip geçen içişleri bakanları, başbakanlar ellerini vicdanlarına koyup şöyle bir düşünsünler: "Acaba nerede yanlış yaptık..." Son yılların en büyük haberiydi. Keşke gündem izin verse de üzerinde daha detaylı konuşabilsek...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89