• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 14 °C

Ya diğer halkların dil bayramları?

Reyhan Yalçındağ

Geçen yıl Amed Büyükşehir Belediyesinin açtığı Kürtçe kreşe giden kızım Ranya, bu sabah saatlerce çığlık çığlığa ve “ben Kirmancî okula gitmek istiyorum, beni başka okula götürmeyin” diye ağladı. Ağlaya ağlaya okula gittikten sonra da orada bulunan öğretmenlerine de aynı şeyleri söyledi. Daha sonra görüştüğüm öğretmenlerden biri de bugünün Türkçe Dil Günü olduğunu ve okulda kutlamalar olacağını söyledi! Neresinden bakarsanız bakın, üzerinde saatlerce konuşulabilecek, sosyal bilimcilerin üzerine tezler hazırlayabileceği derinlikte bir konu!

Anadili yasaklanmış çocukların yaşadıkları sosyal travmaların en ağır halini ben bu sabah olanca şiddetiyle bir kez daha kendi evimde, kendi çocuğumla yaşadım. Başka ülkelerde yaşayan Türklerin anadillerinde eğitim görmeleri için lobi yürüten, “asimilasyon bir insanlık suçudur” diye haykıran bir Başbakanın, Kürt çocuklarına reva gördüğü işte budur. Bir de üstüne her sabah “Türküm, varlığım Türk varlığına armağan olsun” diye bağırmaya zorlanmaları kadar kabul edilemez başka bir şey olduğunu sanmıyorum. Kaldı ki, sadece başka halklara değil; kendi halklarına da armağan olmasın çocuklar. Çocuklar kimseye armağan ya da başka bir şey olmasın zaten. Çocuklar bir nesne mi ki armağan olsun! Bu “ant” metninin kendisi nereden bakarsanız bakın aşağılayıcı, küçümseyici, başkalarını yüceltici bir sürü deyim içeriyor zaten. Tüm bunlar düpedüz asimilasyondur ve bir insanlık suçudur!

Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarının kökeni Osmanlı’nın son dönemlerine uzanmaktaysa da, bu politika “tek ulus” yaratmaya paralel olarak cumhuriyet döneminde iyice ete kemiğe bürünmüştür. İttihat Terakki geleneğince kurulan cumhuriyetin birincil hedefi, bu topraklarda yaşayan tüm halkları Türkleştirmek ve bir ulus-devlet inşa etmekti. 1924 Anayasasını hazırlayan komisyonun kaleme aldığı gerekçede aynen şöyle denir: “Devletimiz milli bir devlettir. Çok milletli bir devlet değildir. Devlet Türk’ten başka millet tanımaz. Millet dahilinde eşit hak ve hukuka sahip olması gereken ve başka ırktan gelen kimseler de vardır. Fakat bunlara da ırki durumlarına uygun olarak haklar tanımak veya bu anlama gelecek sözler etmek caiz değildir.”

Yine, Şeyh Said isyanının kanla bastırılmasını takiben Eylül 1925’de yürürlüğe konulan ve Dêrsim katliamına giden yolda önemli bir dönemeç olan Şark Islahat Planı’nın önemli bir boyutunun asimilasyon hedefine ulaşma olduğunu görürüz. Planın 13-17. maddeleri, Kürt il ve ilçelerindeki resmi dairelerde, okullarda, çarı ve pazarda Türkçe dışındaki dilerin kullanımı yasaklanmaktaydı. Türk ocak ve mekteplerin açılmasına hız verilerek, özelde de Dêrsim’e vurgu yapılarak, acilen bu illerde yatılı okular açmak suretiyle “çocuklar Kürtlüğe karışmaktan bir an evvel kurtarılmalıdır” deniliyordu. Üstelik Plana göre, Kürtçe sadece Kürt illerinde değil; “Fırat’ın garbında” da yasaklanıyordu. 16. Madde aynen şöyledir: “Fırat garbındaki vilayetlerimizde dağınık şekilde yerleşmiş olan Kürtlerin Kürtçe konuşmaları behemehal men edilmeli ve kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların Türkçe konuşmaları temin olunmalıdır.”

O günden bugüne çok canlar yandı, çok kan döküldü, göçün, yoksulluğun bindir çeşidi bu halka reva görüldü. Şark Islahat’tan Sıkıyönetimlere, Olağanüstü Hallere, Askeri Darbelere derken ulus-devlet anlayışıyla tüm halklara zulmedildi; ama bu halk anadilinden de kültüründen de asla vazgeçmedi; bundan sonra da asla vazgeçmeyeceğini de tüm dünya anlamış durumda. O halde her halk kendi dilini bayram kutlar gibi kullansın; çocuklarını da başkalarının varlığına armağan etmesin!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89