• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

Washington, Türkiye'yi sildi mi?

Oral Çalışlar

Washington’dayım. Burada 1 Mayıs sabahının kör karanlık saatlerindeyiz. Türkiye öğle vaktinde, burdaysa sabahın 5’i. İnternetten Türkiye’yi izliyorum. Tatsız çatışma haberleri birbirini izliyor. Taksim, 1 Mayıs gösterilerine açılabilirdi. Daha önceki birkaç yıldaki gibi, büyük olasılıkla ciddi bir şey de olmayacaktı. Maalesef, aklıselim egemen olmadı.

Washington

Amerikalı emekli Büyükelçi James H. Holmes, bizim oturumun moderatörüydü. Şöyle bir soru yöneltti: “ABD-Türkiye ilişkileri, ülkenizdeki demokrasinin gelişimini nasıl etkiliyor?” Bu sorunun neden sorulduğunu anlamadık, ne diyeceğimizi bilemedik. Büyükelçi Holmes’un belki böyle bir niyeti yoktu ama soruda bir üstten bakış da hissettim.

Cevabım şu oldu: “Yakın tarihe bakarsak, ABD ne yazık ki Türkiye demokrasisine olumsuz etkilerde bulundu. İki askeri darbeyi destekledi, 28 Şubat post-modern darbesini de. Mısır’daki askeri darbeyi olumlayan bir tavır sergiledi. Obama döneminde bu konuda bazı değişiklikler olsa bile, son gelişmeler sırasında, ABD’den gelen mesajlar, demokrasiyi geliştirici yönde olmadı.”

SETA Vakfı’nın Washington’da düzenlediği 'Türkiye’de Demokrasinin Geleceği' başlıklı konferanstayız. Bu yıl, dördüncüsü düzenlenen oturumlar; Beşir Atalay’ın konuşmasıyla başladı. ABD’lilerin ve Türkiye’den gelen konukların katıldığı oturumların ana ekseni, “Ankara’nın Batı’da ve ABD’de nasıl izlendiği” noktasında yoğunlaşıyor.

Bu gezideki ilk ilginç karşılaşmamı, pasaport kontrolünde yaşadığımı belirteyim. Pasaport polisi, gazeteci olduğumu anlayınca, “Türkiye’de gazeteciler üzerinde baskı var mı” diye sordu. Sıradan bir ABD yurttaşının bizimle böylesine ilgileniyor olması, dikkat çekiciydi.

Toplantıda sohbet ettiğimiz ABD’li bir tarım ekonomisi uzmanıysa, “Türkiye berbat durumda, 200 gazeteci hapiste” diyerek buradaki havayı yansıtan bir ifade kullandı.

Özellikle 30 Mart’a kadar; Türkiye’deki siyasi gerilim ve kutuplaşma, ABD’de, büyük ölçüde; “Türkiye otoriterleşiyor ve bir diktatörlüğe doğru gidiyor” biçiminde algılanıyordu. Gazetelerde çıkan makaleler; bu ruh haline katkıda bulunuyor, kamuoyunu şekillendiriyordu.

30 Mart sonuçları

30 Mart seçimlerinden sonra, Avrupa’da olduğu gibi, buradaki yorumlarda da bir değişim var. 'Baskıcı ve acımasız bir rejim'in, halk tarafından, büyük bir oy yüzdesiyle desteklenmesini açıklamakta zorlanıyorlar. ABD’nin demokrasi kavramı içinde, seçimlere özel bir vurgu var. Türkiye’de onların algıladıklarından farklı bir şeylerin olabileceği ihtimali, kafalarını karıştırıyor.

Temel bir meselenin, önümüze yeniden çıktığını belirtmeme, bilmem gerek var mı? ABD’nin bazı çevreleri; AK Parti’yi, 'terbiye edilmesi' gereken bir iktidar olarak görüyor. Özellikle iktidarın 'İslami' karakteri, bir 'olumsuz şüpheli' olarak öne çıkıyor. Tayyip Erdoğan yönetiminin; ABD’ye; Mısır ve Suriye konusunda yönelttiği eleştiriler, buralarda rahatsızlık yaratıyor.

Eleştirileri sürdürürken, bir yandan da anlamaya çalışıyorlar. Erdoğan’ın siyaset etme tarzına tepki gösterirken, onun seçim başarılarını da tahlil etmeye gayret gösteriyorlar. Toplumun yaptığı tercihlerin arkasında yatan asıl nedenleri araştırmaya çalışıyorlar. Kısacası, 30 Mart’tan öncesiyle sonrası arasında karşılaştırma yaptığımızda; kaydadeğer bir değişim görebiliyoruz. Türkiye’den 'paralel yapı'ya ilişkin gelen uyarılara da kulakların artık daha açık olduğu, anlaşılıyor.

Mısır eleştirisi

Obama yönetiminin Mısır darbesine karşı tutumu; ABD’nin içinden de ciddi eleştirilere neden oluyor. Özellikle sayıları giderek artan idam cezaları, Obama yönetimini zorlamaya başlamış durumda. Washington, idam kararları üzerinden, zayıf da olsa, bir tepki gösteriyor. Başından beri Mısır konusunda eleştirel bir tutum alan AK Parti hükümetine bakış; bu bağlamda da değişiyor.

Bu açıdan, ilgi çekici bir örnek de Larrabee... Konferansta konuşan, Ortadoğu konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan (Rand Corporation’dan) bilim insanı F. Stephen Larrabee; ABD’nin Mısır politikasını 'çifte standart'la eleştirirken Türkiye’nin Mısır siyasetinin haklı olduğunu teslim ediyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89