• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin -3 °C

Vicdanın üzerine beton dökmek

Yalçın Akdoğan

Adalet sisteminin gelip dayandığı yer sistemin parçası olan bireyin vicdanıdır. Bu, karar vericiler için de böyledir, kararı yorumlayanlar içinde böyledir. Kamu vicdanını tatmin etmeyen bir yargı hükmü adalet üretmiyor anlamına gelir.

VİCDAN, insanın yaratılışında varolan ama geliştirilmesi gereken bir ahlaki şuurdur; iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı gösteren bir pusuladır. Fıtratta Yaratanla ahitleşen nüve vicdandır.

Bediüzzaman hazretleri vicdanın dört unsuru ve ruhun dört hissi olarak irade, zihin, his ve latife-i rabbaniye’den bahseder. Bunların gayeleri ibadetullah, marifetullah, muhabbetullah ve müşahedetullahtır. Vicdanı kuruyan insan dinin temel amaçlarını da kaybetmiş olur.

Ma’şeri vicdan ortak iyi ve ortak kötüyü evrensel norm haline getirmiştir. Dinin temel felsefesi de insanlık ortak değeri haline gelen vicdanın teyid ettiği ahlaki şuura dayanır. KALBİ MUHAKEME olarak tanımlanabilecek olan vicdanın devre dışı bırakılması ne adalet üretir, ne de insani bir düzen bırakır. Vicdanı kuruyan sadece ahlak değerlerini kaybetmez, insani özelliklerini de kaybeder.

Aksiyon’da (Mart-2013) vicdanla ilgili hazırlanan bir dosyada şu yorum yapılıyordu: “Vicdan aslında insanı insan yapan birçok mekanizmanın da kalbi hükmünde. Onda çıkan bir aksaklık beraberinde önemli problemleri de getiriyor. Hans Zullüger vicdanın teklemesiyle birlikte kişilik bozukluklarının da ortaya çıktığını söylüyor. Hatta toplumun yüzde 2-3’ünde görülen Borderline kişilik bozukluğu ‘Vicdanın üzerine beton dökmektir’ şeklinde tanımlanıyor.”

Hüseyin Hatemi bir röportajında vicdanın ‘ahlaki sorumluluk bilincine’ ve ‘kimseye zarar vermeme iradesine’ sahip olma anlamında kullanıldığını vurgular ve şöyle bir yorum yapar: “Şuursuz (bilinçsiz) bir kimseye, o sırada ‘ahlaki sorumluluğu’ da olmadığı için ‘vicdansız’ demeyiz. Buna karşılık bilinçli bir kimse ‘Rabb’i iç âleminde bulmasından doğan ahlaki sorumluluk duygusunu taşımıyorsa, O’na ‘sen de hiç vicdan yok mu?’ veya ‘vicdansız!’ diyebiliriz.”

Hatemi hocanın şu sözleri vicdanı kuruyan kişinin nasıl muzır hale geldiğini ve tahrip mekanizmasına dönüştüğünü anlatır: “Bir kimse; başkasının bir musibete uğramasından, zarar görmesinden sevinç ve hazz duyuyorsa, namuslu yaşamıyorsa, başkaları onun elinden ve dilinden kurtulamıyorsa, vicdan sahibi değildir. Kendisi inançlı olduğunu ve vicdanlı olduğunu iddia etse bile ‘münafık’ olduğu anlaşılır.”

Son dönemde kamu vicdanında ciddi sorgulamalar, şüpheler ve itirazlar yükseliyor.

Belli bir makama gelmek için alternatifleri karalayan, gayri ahlaki suçlamalarla devre dışı bırakan tahammülsüz bir insan, vicdani duyarlılığını kaybetmiş demektir.

Sahte delillerle, kurgu ve tertiplerle masum insanlara büyük suçlar isnat edenler vicdanı devre dışı bırakmış demektir.

Yalan ve iftira olduğunu bile bile insanları karalayanlar, itibarsızlaştırma operasyonlarına girişenler açık bir şekilde vicdanlarını susturmuş demektir.

Özel hayatı ve mahremiyeti illegal şekilde mercek altına alıp şantaj aracına dönüştürenler vicdanlarını şeytana satmış demektir.

Vicdan ve maneviyat söylemini ağızlarından düşürmeyen bazı yazarlar açıkça safa yatarak orta yerdeki vicdansızlığı görmezden geliyorlar.

“Takiyye, her yol mübahtır, savaş hiledir” gibi sakat anlayışlarla üretilen canavarın nasıl devlet içinde hastalıklı bir yapı oluşturduğu gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor.

Oysa biliyoruz ki inançsızlık devam eder ama zulüm devam etmez. Vicdanını devre dışı bırakan insanların giriştiği zulüm ve tertipler bir noktadan sonra Arş-ı A’la’yı titretir ve ters tepmeye başlar. Çünkü hiçbir yalan ve haksızlık ilelebet sürmez.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89