• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 11 °C

Vekiller serbest bırakılacak mı?

Abdülkadir Selvi

12 Haziran seçimleri öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Yargı tutuklu vekilleri tahliye etmezse ne yapacaksınız?" diye sorulduğunda, "Yargının kararına saygılıyız, Yargının takdirine bağlıdır" demişti.

Seçim yapıldı, tutuklu vekiller serbest bırakılmadı.

CHP, Meclis'i boykot etti.

Kemal Bey, "Milli irade hapiste" diye kendini ortaya attı.

"367 Sabih"in uyarısına rağmen, tutuklu vekilleri aday gösterip, bile bile lades diyen CHP, bir süre tutuklu vekiller kriziyle ülkeyi gerdi.

Sonra ne oldu?

Koltuklar tatlı geldi. Tükürdüklerini yalayıp, tıpış tıpış Meclis'e geldiler.

Bu arada topluma bir kez daha, bu CHP'den bir halt olmaz fotoğrafını verdiler.

Meclis'ten 3. paket geçti, tutuklu vekiller konusunda yeni bir umut ışığı doğdu.

CHP bir kez daha Silivri kapılarına dayandı.

"Vekiller serbest bırakılsın, Meclis olağanüstü toplantıya çağrılsın" kampanyası başlattılar.

O nedenle siyasetin gözü kulağı Silivri'de.

Bugün kararın çıkması bekleniyor.

Madem tutuklu vekillere salıverilme imkanı getiren 3.paket çok önemliydi.

Meclis'i olağanüstü toplantıya çağıracak kadar da gerekliydi.

Peki adama demezler mi, bu paket Meclis'ten geçerken, niye engellemeye çalıştınız.

Hadi tümünü engellemeye çalıştığınız, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal kapınızı çalıp, önerilerinizi aldığı halde sadece bu maddenin çıkmasına dahi destek vermediniz.

Yasanın çıkmasını engellemek için en fazla CHP gayret gösterdi. Ama daha yasanın mürekkebi kurumadan, yararlanmak için ilk başvuruyu CHP yaptı.

Vizyon bu olsa gerek!

Anayasa değişikliği sırasında partilerin kapatılmasıyla ilgili maddeye en büyük muhalefeti ise siyasi tarihimiz boyunca kurduğu her parti kapatılan BDP yapmıştı.

İçeride en fazla tutuklu vekili olan BDP, 250. maddeyi kaldıran değişikliğe karşı, Meclis'te adeta savaş verdi.

Hasip Kaplan, katip üyenin elinden okuduğu değişiklik önergesini çekip aldı, yumruklar konuştu.

BDP kendisine rağmen geçen yasadan yararlanmak için soluğu mahkeme kapısında aldı.

Öngörü bu olsa gerek!

CHP ve BDP bunun yerine, sürece katkı yapsalardı, daha yararlı olmaz mıydı?

İki partinin tavrını eleştirebiliriz ama doğrusu ben bir tutarsızlık görmüyorum.

Çünkü CHP ve BDP krizlerden beslenen siyasi yapılar.

CHP bir kriz alanı oluşturuyor, sonra bu alan üzerinden siyaset geliştiriyor.

O nedenle, çözümün adresi değil, "Krizlerin Partisi" olarak anılıyor.

Buna rağmen tutuklu vekiller konusu iki partiye de bırakılmayacak kadar önemli bir iş.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'la konuştum.

Parlamentonun, denetimli serbestlikte üst sınırı kaldırarak, mahkemelerin önündeki seçenekleri artırdığını söyledi. Ancak, "Takdir dün olduğu gibi bugün de mahkemelerde ve hakimlerde" dedi.

Burada benim dikkat çekmek istediğim nokta şu.

Adalet hissedilmesi gereken bir duygu.

Adaletin terazisi vicdansa, adaleti öldüren duygu da çifte standart.

Elbette ki mahkemeler her dosyayı ayrı ayrı inceleyecekler.

Ancak BDP'nin tutuklusuna farklı, CHP'nin tutuklusuna farklı bir karar çıkarsa, bir kez daha ayrımcılık yaşanmış olacak.

Elbette ki bunlar katalog suçlar kapsamına giren darbe ve terör sanıkları.

Kaçma, delilleri karartma, delilleri yok etme, kuvvetli suç şüphesi gibi unsurlar nedeniyle tutukluluğa karar veriliyor.

Ben burada Türkiye'de çok kolay tutuklama kararının verildiğinin üzerinde de duracak değilim.

Onu da geçtik.

Tutuklu vekillerin salıverilmesinin ülkenin normalleşme sürecine katkı yapacağına da inanıyorum.

Ama benim burada dikkat çekmek istediğim başka bir nokta var.

O da, tutuklu vekillerin arkasındaki milletin oyu.

Eğer CHP milletvekillerine oy verenler dikkate alınır da, BDP milletvekillerine oy veren halkın iradesi dikkate alınmazsa, yeni bir yara açılmış olur.

Çifte standartla adalet terazisi şaşırtılmamalı.

Bir başka nokta ise Kürt sorununun çözümü ve sivil anayasa konusunda Türkiye bir uzlaşma ve diyalog zemini yakaladı. Terörün değil siyasetin dilinin hakim olması için, verilecek karar, normalleşme sürecine katkı yapmalı.

Israrla dağın yolu değil, Meclis zemini adres olarak gösterilmeli.

"367 Sabih" in bu konudaki tavrı dahi, bizim için uyarıcı olmalı.

Meclis'e cumhurbaşkanlığı seçimi yaptırmayacak kadar, milli irade yoksunu bir zihniyetten, tutuklu vekillerin salıverilmesi konusunda fetva devşirmek, başlı başına bir yanlış.

Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayıp, onunla bitirmemek olmaz.

Kemal Bey bu kez biraz ihtiyatlı.

"Dereyi görmeden paça sıvanır mı?" dedi dün.

Neden acaba?

Haberal'la aralarının limoni olduğu yönündeki haberlerin bunda etkisi var mı acaba?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89