Van’da şu oldu, bu oldu ve sonunda ölüm oldu. Bütün depremin özeti budur.
Depremin ilk zamanlarında arama kurtarma ekiplerinin bölgeye geç gittiğini hepimiz biliyoruz. Bu onlardan kaynaklı bir durum değildi. Bürokrasi hazretlerinin kendilerine oynadığı bir oyundu. Peki bu durum nereden ileri geliyor; İki yıl önce kurulan kısa adı AFAD olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın yapılandırılmasından ileri geliyor. Öyle ki Azerbaycan’dan gelen arama kurtarma uçağı saat 02.00 Van Havaalanı’na inerken, bizim İstanbul ve Ankara’dan kaldırdığımız, içerisinde arama kurtarma birimleri olan ekiplerin yer aldıkları uçaklar gece 03.00 gibi Van’a inebiliyordu. Çünkü eskiden arama kurtarma ekipleri Ankara’dan gelen merkezi bir telefonla hareket ederdi. Ancak iki yıl önce AFAD’ın kuruluşu ile bu düzenleme değiştirildi. İnisiyatif valilere bırakıldı ve bu arama kurtarma birliklerinin harcamaları da il özel idaresine yükletildi. Herkes kendi başına hareket ediyor, bu nedenle arama kurtarma ekiplerinin toplanması ve bölgeye intikali, uçak bulup bulamayacağı sorun oluyor. Bu nedenle bunun merkezi bir kararla planlanması gerekiyor.
Arama kurtarmada 10 yılda yetiştirdiğiniz memurunuzu kullanamıyorsanız burada bir sorun var. Çoğu arama kurtarma ekibindeki malzeme hala eski, çünkü merkezi teşkilat diyor ki; git özel idareden sana ne lazımsa al anacak il özel idare diyor ki ben çeşme, yol yapacağım benim bütçem bana zor yetiyor, sen başka yerlere gidiyorsun sürekli merkezi hükümet alsın ne alacaksa. Durum böyle olunca herkes topu birbirine atıyor. Başbakanlık taşrayı dinlemeli, özel idareyi, il AFAD müdürünü, arama kurtarma birlik müdürünü çağırıp sorgulamalı; “kardeşim nedir sıkıntınız bir anlatın” demeli ve eksiklikler hızlıca giderilmeli
Bu depremde herkesin gözünden kaçan ama bence çok önemli bir noktada bu afetler için devletin muhaberat sisteminin olmayışıdır. Burada bütün iletişim GSM şirketleri üzerinden sağlandı. Bu nedenle kimin hangi enkaz üzerinde nereye ihtiyaç duyulduğu merkezi bir haberleşme sistemi ile değil, herkesin cep telefonları ile sağlandı, bu noktada yatırım yapılması ve bir sistem kurulması gerekiyor ki, yola çıkan arama kurtarma ekiplerinden kim nerede ne yapıyor, ne zaman çıkıyor bilinmesi gerekiyor. AFAD merkezinde bulunan 40 uzman ve 20 yardımcı sürekli olarak yurt dışında eğitime tabi tutuluyorlar, buna rağmen bu hayati ayrıntıları nasıl atlıyorlar anlamış değilim.
Bütün bunların yanında özellikle ek sefer koymayan ve uçak biletlerini 300 TL’ye kadar çıkaran havayolu şirketleri ne yazık ki ulaşımda yeterli desteği veremedi. Van da çok dillendirilmeyen bir konu da Van’ın yüzde 90’ı bankalardan bireysel kredi, ev kredisi çekmiş durumda. Denizbank ve Şekerbank kredileri faizsiz üç ay erteledi kredi ve kredi kartı borçlarını. Devletin bankası Ziraat ise altı ay erteleme adı altında mevcut faize ek olarak altı aylık ikinci faiz ve ikinci hayat sigortası uyguluyor. Yaşı 50’den büyük olanlarda hayat sigortası bin liraya kadar çıkıyor. Buda erteleme adı altında fırsatçılık… Vakıfbank ise erteleyeceğini internet sitesinden duyurmasına rağmen, binlerce dilekçe aldı ve herhangi bir işlem yapılmadı. Ziraat Bankası ile aynı uygulamaya gideceği söyleniyor. Kredi kullanan bazı esnaflar işyerleri oturulmaz olmasına rağmen işyerini açmak ve elemanlarını çalıştırmak zorunda kalıyor. Vatandaşlar ise zaten depremden dolayı başka illerde kaldıkları için ya çocuğuna bakacak ya da kredinin taksitini ödeyecek.
Çadır problemi yakıcı olarak devam ediyor. Van’da Her gün 50 60 bebek doğuyor. Çocuklu anneler başka illere sevk edilmeli. Zatürre gibi bulaşıcı hastalıklara dikkat edilmeli.
Depemde hayatını kaybeden Miyazaki başta olmak üzere büyün yardım meleklerine teşekkür ederken, Van Bölge Hastanesi’ne isminin verilmesini yetkililerden talep ediyoruz, bu bağlamda http://nevzatcicek.blogcu.com/ adresinde devam eden kampanyamıza destek vermenizi rica ediyorum.
Miyazaki gibi depremde basın emekçileri olan DHA Van Bürosu muhabiri Sebahattin Yılmaz ile DHA Diyarbakır Bürosu muhabiri Cem Emir kardeşlerimiz de hayatlarını kaybettiler. Çok şey söylesek de boş. Ancak, bu saatten sonra bu insanların ailelerini ekonomik anlamda rahatlatmak devletin ve Doğan Haber başta olmak üzere meslek kuruluşlarının görevi olmalı. Belki boynu bükük heykelleri de Van’ın girişine konulur.
www.twitter.com/nevzatcicek