ilkehaber.com
Erdoğan’ın ‘büyük af, büyük barış’ planı
Hesaplaşma ve helalleşme
Vali'den Kürtçe kandil mesajı
Ragıp Zarakolu Nobel'e aday
Demirtaş'tan Org. Özel'e suç duyurusu!

Ali Fikri Işık / Spor Yazarı

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ürün, Kalite ve Rijkaard

01 Eylül 2010 Çarşamba 13:02

Rijkaard konuşmaya başladı. Bir kurucu teknik direktörden beklenilen temel itirazlar, nihayet duyulmaya başladı. Ürün ve kalite itirazı, yaşamsal değer de çok kiymetli eleştiri halkasının omurgası, eğer bir faydası dokunacaksa, ta kendisi demek daha doğru.

Ayhan Akman ve Mustafa Sarp arasında tasarlanan kaliteli ve dikine paslar, Servetin gelişmemiş zamanla duygusuna takılınca, Rijkaardın ‘’hücum için defans’’ stratejisi, kıç tarafından yara almış bir gemi gibi su almaya başlıyor. Servetin, sonsuz pas seçenekleri içinden, en kötüsüne nasıl karar verdiğini anlamak, sanırım, sadece Rijkaardın derdine deva olmayacak, kim bilir, belki de Türkiye’de oynanan bu oyunun en köklü sorununa da bir yanıt oluşturacak. Servetin ‘’tehdit’’ algısında çok ciddi sorunlar olduğu ve bu algının bir salgın hastalık gibi tüm oyunculara sirayet ettiği artık neşter vurulması gereken bir vaka. Kalitesiz bir hasadın defolu ürünü!

Sözünü ettiğim yanlış tehdit algısı, Ayhan Akman da gereksiz temkin, Hakan da panikle karışık kararsızlık ve Neill e, de her topu uzun kullanmak olarak yansıyor. Bu durum sadece hücum ve defans arasında var olan mesafeyi, daha çok açmaya yol açmıyor, Arda ve Mustafa Sarp’ın yanlış zamanda ve yanlış yerde pozisyon almalarına sebep oluyor. Rijkaardın ‘’boyu dar eni geniş oyun’’ anlayışı, salt bu nedenden Alaturka bir Köylü oyununa dönüşüyor. Oysa, Neill, Servet, Ayhan Hakan ve Mustafa sarptan oluşan oyun merkezi, teorik olarak, Rijkaardın oynatmak istediği oyunu oynayabilecek düzeyde! Rijkaard da bu durumun bir teknik sorun olmadığını artık biliyor, daha çok psikolojik olan bu sorun, Rijkaardı agresifleştirerek, hem dengesini bozuyor hem de hiç beklenmedik seviye kaybına yol açıyor.

Filozofunda dediği gibi ‘’ bir günde devrim yapabilirsiniz, Hükümetler değiştirip inanılmaz reformların altına imza atabilirsiniz. Ama insan alışkanlıklarını bir günde değiştirmeniz mümkün değildir. Bu uzun çetin ve zor bir süreç gerektirir.’’

Frank Rijkaard’ı tanıyan herkes, onun futbol felsefesini bilen her futbol düşünürü, Rijkaardın, Barcelonadan bu yana ısrarla hangi oyun anlayışıyla saha çıktığını bilir. Rijkaardın hücumcu hamleleri, prensip olarak geniş alanlar gerektirir. Hücumda genişlik arayan bu anlayış, aynı zamanda hücumculara topun kaptırıldığı yerde savunma görevleri yükler.

Deyim uygunsa Rijkaard hücum ederken savunma yapmayı kendi futbol felsefesinin temeli olarak görür. Bu anlayış Rijkaard’ı dünyanın sayılı teknik direktörlerinden biri haline getirdi. Çağdaş futbolda bu anlayış büyük değer görüyor. F. Rijkaarda büyük saygınlık kazandırıyor. Öyle ki Arsenal de hücumdan başka bir görevi olmayan Henry ‘e 32 yaşından sonra, Hücumdayken savunma yapmayı öğretti. Bu plan ve bu anlayış o zaman o koşullarda Barcelona da tuttu ve Barcelona parlak başarıların altına imza attı.

Şimdi Galatasaray’da Rijkaard bu futbol anlayışını sürdürmeye devam ediyor. Ama Türkiye de bu oyuncu malzemesiyle bu oyunu oynmak o kadar kolay değil. Çünkü bu oyun stratejisinin en önemli argümanı olan hücumda savunma prensibi yürümüyor. Galatasaray’ın Hücumcuları, hücumda savunma yapmayı bilmedikleri gibi, esasen kafa olarak da savunma yapmayı sevmiyorlar.

Geniş alanda hücum etmek aynı zamanda rakibe de geniş alan bırakmak demektir. Eğer bütün takım geniş alan hücumunda aktif rol üstlenmiyorsa, kaptırılan her top Galatasaray için büyük tehlikelere dönüşüyor. Galatasaray savunmasının arkaya toplar kaçırmasının temel nedeni budur.

Galatasaray’ın bugünkü haliyle, Rijkaardın düşünceleri arasında bir eşleşme olduğu, bir örtüşme olduğunu ileri sürmek çok zor. Aslında bu durum kendi başına Rijkaard trajedisinin ne kadar derin ve ne kadar çok yönlü olduğunu anlatır. Rijkaard yukarda sıraladığım sorunları çözebilecek kapasitede bir teknik direktördur. Nitekim bunu defalarca kanıtladı.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, TwitterTwitter, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKANLAR
GAZETE BAŞLIKLARI
ANKET
12 Eylül darbesini yapanlar yargılanmalı mı?