• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 0 °C

Urla'da siyaset Kurdistan'da atalet

Hamid Omeri

Urla'da ve Ordu'da yaşananları tasvip etmek mümkün değil. Bir siyasi partinin yöneticileri seçim çalışmalarını yürütecek seçim bürolarını ve adaylarını tanıtmak üzere Urla'ya, Ordu'ya, … gidiyor ve birileri de adeta Sivas'ta, Maraş'ta, Feriköy-Kurtuluş'ta bir zamanlar sergiledikleri ve içlerine sakladıkları kini açığa çıkarıyor. Yaşanan bu gelişmeler demokratik açıdan kabul edilemez ve kesinlikle derin bir aklın harekete geçmesi gibi görünüyor. Toplumu kin ve nefrete sevk eden bu gelişmelerin önü derhal alınmalıdır. Tasvip etmesem de Halkların Demokratik Partisi (HDP)'ne oraya gitmeyin deme hakkına sahip değilim ve eğer orada siyaset yürütmek istiyorlarsa kimsenin buna engel olmaması lazım ve bir siyasi partinin çalışmalarını yürütebilmesi için gerekli güvenlik tedbirlerinin de sorumlular tarafından sağlanması lazım.

Pek tabi onaylamadığım bu gelişmelerden dolayı HDP için değil de Batı'da siyaset yapmak isteyen Kürdün aklı başına gelir belki diye ümitlenmek istiyorum. Urla'da siyaset diye direten Kürd siyasetçisi dilerim bu vesileyle atalet içinde olduğu Kurdistan'da adamakıllı siyaset yapmanın yollarını arar ve bulur. Kurdistan'da çok partili bir hayat var gibi görünse de siyaset yapan neredeyse parti yok. CHP çekileli çok oldu. Ak Parti adeta anlaşma yapmış gibi belli kentlerde pek çalışma yapmıyor gibi. Beliren diğer siyasi partilerin de zamana ihtiyacı var. Bundan rahatsız değilim. Çünkü Kurdistan topraklarında Kurdistani olanların siyaset yapması gerektiğine inanıyorum. Ancak yaramız habire kanar. Geçtiğimiz gün BDP Eş Genel Başkanı sayın Selahattin Demirtaş, özgür bir Kurdistan'ı düşünmeyen bir siyaset yürtüyor olduklarını bakınız Vatan Gazetesi'nden Hüseyin Yayman'a nasıl anlatıyor. Yayman sorusunu çok net soruyor ve sayın Demirtaş da en az onun kadar net cevaplıyor.

Aslında ayrılmak istediğiniz ancak takiye yaptığınız iddia ediliyor?

Ayrılmayı, bölünmeyi savunsak bunu açıkça söyleriz. Kimseden korkmayız. Bunu herkes böyle bilsin. Ayrılmanın kalıcı çözüm olacağına inansak bunu söylemekten korkacak insanlar değiliz. Takiye yaptığımız veya korktuğumuz için bunları söylemiyoruz. Gerçek düşüncemiz bu olduğu için söylüyoruz.” 

Gerçek düşünce bu olduğu için HDP Urla'da, Ordu'da ve diğer şehirlerde Kürtler adına siyaset yapmaya çalışıyor. Gerçek bu olduğu için sayın Ertuğrul Kürkçü, Kürtler adına konuştuğunu iddia ederek Federal Kurdistan Başkanı Mesud Barzani'ye uzak olduklarını söylemekten çekinmiyor. Gerçek bu olduğu için bunca bedel ödemiş Kürt siyasetçileri sınırlara ve Kurdistana artık gerek kalmadığını söylüyor. Gerçek bu olduğu için sayın Sırrı Süreyya Önder hepimizin üzüntü duyduğu Urla'daki gelişmelerden bahsederken adeta herkesi tehdit eder gib konuşuyor. Önder, elimizi eteğimizi çekeriz buradan derken aslında bir korkusunu açığa çıkarıyor. Çünkü böyle olmasını istemiyor. Çünkü onun peşinden koştuğu şey Kürdün ve Kurdistan'ın özgürleşmesi değil. Zaten çok sevdiğimiz ve her yazımızda kendisinden gururlanarak bahsettiğimiz sayın Demirtaş eğer kalkıp, “Ayılmanın kalıcı çözüm olacağına inansak bunu söylemekten korkacak insanlar değiliz. Takiye yaptığımız veya korktuğumuz için bunları söylemiyoruz. Gerçek düşüncemiz bu olduğu için söylüyoruz” diyorsa kalkıp sayın Kürkçü'ye ya da sayın Önder'e söz söyleme hakkımız kalmış mıdır oturup düşünmemiz lazım. 

Pek muhtemeldir ki Kurdistan'da siyaset yürüten BDP, her hâlükârda kazanacağını düşünüyor ve biliyor olduğundan dolayı ne yerel yönetimlerde ne de genel siyasette Kürdün ihtiyaçlarına cevap verecek politikalar ve sözler geliştirmekten uzak. Oysa zaman da koşullar da Kürdü çağırıyor ama nafile. Çünkü BDP, gerilla mücadelesinin ovaya ve şehre yansıyan muhabbet yanının ilelebet kendisinin olacağına inanıyor. Bu sebepten olsa gerek Kurdistan'a bakmak yerine pek bir rahat yönünü başka yere çeviriyor. Halkın Emek Partisi (HEP) zamanını hatırlıyorum da Vedat Aydın gibi siyasetçiler Kurdi, Kurdistani ve Diyarbekir merkezli bir siyasi tasavvura sahiptiler. Fakat Vedat Aydın özgürlükçü düşüncelerinden dolayı ne yazık ki hunharca katledildi. Ve şimdilerde onun Ankara'da dahi Kürtçe yükselen sesi yerine ne yazık ki ona bir dönem yol arkadaşı olan isimler de dahil olmak üzere başka sözler ediliyor. 

Özgürlüğe inanan Kuzey Kurdistan Kürtleri ülkelerinin gökler kadar yüksek dağlarına çıktılar ve ya canlarını verdiler ya da şimdilerde ne yapacaklarını düşünüyorlar. Dilerim bir gün onlar siyasetçilere rota çizen de dahil olmak üzere kendi emekleri üzerinden siyaset yürütenlere sadece ve sadece Kurdistan için savaştıklarını hatırlatma ihtiyacı duyarlar. Ve umud ederim ki bugün siyaset yürüten Kürtler vakit kaybetmeden hatalarının farkına varır ve Qazi Mihemed ile Mele Mistefa gibi yönlerini halklarına ve ülkelerine çevirirler.

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89