• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 5 °C

Unutmak üzerine...

Reyhan Yalçındağ

Bu ülkede gençlerin, kadınların, çocukların ölümleri o kadar kolay unutuluyor ki. Oysa ki hafızayla adalet arayışı paraleldir bence. Yaşanan acılar ne kadar hatırda kalırsa (sonsuz yas tutma ya da yaşama küsmeden bahsetmiyorum elbette) adaletsizlik aynı oranda sorgulanır. Geçen hafta Diyarbakır’da polisin öldürdüğü Şahin Öner’i düşündükçe, insanlar ondan bahsetmeyi ne çabuk bıraktılar diye düşünmeden edemedim… Geçen hafta da otopsi raporu elimdeyken siz sevgili okurlarıma yazmıştım.

Aradan tam bir hafta geçti: ifadesi alınan tek bir polis yok, açığa alınan da… Deliller karartılmasın diye uğraşı veren bir adli/idari yetkiliye de rastlamadım! Oysa ki son dört yılda neredeyse on bin Kürdün tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken ezber haline dönmüş bir cümle var: “delilleri etkileme durumu!”. İyi de, tanıklar “gizli” olduğuna göre etkilenemez, ortam dinlemeleri zaten CD’lerde kayıtlı duruyor; ona da etki edemez Kürt tutsaklar, vs vs. Son olarak KCK Ana Dosyasında topu topu on kişi tahliye edildi! Hukuk katliamı yaşanan bu dosyada son üç aylık yargılama Siyasetçiler, sadece ve sadece demokratik siyaset yapma hakkını kullandıkları için; insan hakları savunucuları savaş suçlarını deşifre ettikleri için; Kürt kadınları, cinsiyet eşitliğini savunan politikalarda ısrarcı oldukları için tutuklu kalmaya devam ederken 17 yaşında bir Can’ı katleden polisler hala bulunamadı!!

Unutmayalım ki, geç gelen adalet, adalet değildir!!

Roboskî…

Roboskî katliamının üzerinden tam 421 gün geçti. Nesiller boyu sürecek çok derin bir travmanın acısıyla hayata tutunmaya çalışan ailelerin adalet arayışı sürmekte! 421 günde adli manada tek bir arpa boyu yol alınamadı. Soruşturmayı sürdüren Diyarbakır Hakimliğinin (bilinen ismiyle Özgürlükler Hakimi) dosya üzerinde verdiği gizlilik kararı bir türlü kaldırılmadı. 34 masumun savaş uçaklarıyla öldürülmesiyle ilgili bu ülkede yaşayan herkes taraftır. Kürdüyle, Türküyle, herkes taraftır. Dolayısıyla bu katliamla ilgili artık gerçekler gizlenmemeli, tüm açıklığıyla, tüm belgeler avukatlara verilmelidir. Bugün bir kez daha yaptığımız başvuruya bakalım bu defa nasıl bir yanıt verilecek, onu da paylaşırız…

Unutmayalım ki, geç gelen adalet, adalet değildir!!

Roja Zimana Dayikê Pîroz be!

21 Şubat, Dünya Anadil Günü. Gerçi bir bebeğin gözlerini dünyaya açtığı andan hayatının sonuna kadar, en belirleyici değerlerden olan “ana dil”le ilgili sembolik olarak tek bir günün seçilmesi yeterli midir, tartışılabilir bence. Ama yeri gelmişken söylemeden geçemiyecem; ana dilin ne kadar vazgeçilemez, insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu; en fazla bu uğurda bedel ödeyenler bilir. Onlara sormak lazım. Berberilere, Tamillere, Basklılara, Aborijinlere, Kürtlere, Ermenilere sormak lazım. Asimilasyon dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, bir insanlık suçuysa eğer, tek bir halk dahi baskı altında kalmaya devam ediyorsa; insanlık ailesi bu zulme karşı ortak ses çıkartmalı, ortak direniş sergilemelidir. Nasıl ki hava, su, doğal kaynakların tamamı tüm dünya halkları için ise; yaşayan tüm dilleri korumak da insanlığın ortak çabası olmalıdır. En büyük zenginlik; ana diller zenginliğidir çünkü. Geçmişten geleceğe bir köprü vazifesi taşır çünkü diller.

Anadil günü kutlu olsun!
Roja Zimana Dayikê Pîroz be!

Bu vesileyle, ana dillerinin yaşaması ve yaşatılması için yaşamını bedel olarak ödeyenleri sevgi ve minnetle anıyorum…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89