• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 1 °C

Ulus devletimiz ne durumda?

Mümtaz er Türköne

Emekli albay dostum, 1967’de genç bir jandarma teğmeni olarak Uludere’ye gidişini anlatıyordu. 

Ankara’nın doğusuna ilk çıkışıymış. Bir kamyonun şoför mahallinde süren yolculuk bitmeden önce son bir mola vermişler. Alçak tavanlı, küçük iskemleli kahvede insanları küçük bir radyonun başında Kürtçe haber dinlerken görmüş. “O an gelecekte bu ülkeyi ne büyük bir tehlikenin beklediğini anladım” diye bağladı hatırasını. Hikayesine şu soruyu sorarak bir yorum yaptım: “Sakın sen ve senin gibiler böyle baktığı için memleket bu hale gelmiş olmasın?”

İki bakış açısından birincisi, arkasında yer alan bütün fikirleri, ideolojisi ve kurumları ile çökmüş vaziyette. Dar, sınırlı ve korkularla bezeli demirden cendereyi andıran bir ulus devlet anlayışı bu. Ülke bu demirden cenderenin içine sokularak tek parça halinde muhafaza edildi. “Bugün Türkiye’yi tek parça halinde tutan güç nedir?” sorusuna insaf ölçülerinde bir cevap aradığınız zaman, bu sınırlı ulus devlet anlayışının, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik en yakın ve ciddi tehlikeyi oluşturduğunu görebilirsiniz. Nedir Türkiye’yi bir arada tutan güçler? Cumhuriyet’in anlı-şanlı kurumları mı? Nedir ortak paydamız? Türklük mü? Atatürkçülük mü? Kemalist prensipler mi? İlkokuldan itibaren beynimize vura vura yerleştirdikleri yurttaşlık bilinci mi? Türkiye kimin ve neyin yüzü-suyu hürmetine bir arada duruyor? Nedir bu ülkenin entegrasyon dinamikleri?

Alışkanlıklar kolay terk edilmiyor. Cumhuriyet, kurulduğu tarihten bugüne kadar devlete uygun bir ulus inşa etmeye girişti. Korkularla, paranoyalarla çevrili sığ bir dünyada en dar ve ilkel olanından bir ulus-devlet formu edindi. Bu ulus-devletin içini dolduracak bir eğitim müfredatı, laik-jakoben bir ideoloji ve ritüeller benimsedi. Sabahları kar-kış demeden andımızı bu ulus devlete bağlılığımızı göstermek için tekrarlamadık mı? Milli bayramlarımızı, ulus olmanın bilinci içinde devletimizi yüceltmek için kutlamadık mı?

Bu daracık ulus devlet kalıbından, her daim vatana ihanet etmeye hazır darbecilerden başka bir şey çıkmadı. MİT’in Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gönderdiği ihbar mektubunda yer alan bilgiler, bu ihanetin inanılmaz boyutları hakkında fikir veriyor. Ülkemizi ekonomik olarak çökertmek ve siyasî olarak istikrarsızlığa sürüklemek için plan yapanlar düşman orduların subayları değil. Bu iş bu kadar ayağa düştüyse, bu subayların hangi kurumlarda yetiştiklerini, hangi ulus devlet bilincine bağlandıklarını sormayacak mıyız? Kendi ülkesini batırmak için plan yapan subayların nereden çıktığını, hangi anlayışla görev yaptığını ulus devletimizdeki sakatlığı görmezden gelerek sorgulayabilir miyiz? Darbeci dediğimiz, üstündeki üniformanın bir benzerini her vatandaşa giydirmeye kalktığı için kaybettiklerimizi hatırlayalım.

Elbette ulus devletten vazgeçmeyeceğiz. Dünyada ulus devlet düzeni cari olduğu müddetçe neden vazgeçelim? Sadece bu dar kalıplarla ilgili ciddi sorunlarımız var. Hepsi ezberlediğimiz ve alışkanlık olarak tekrarladığımız kalıplar bunlar. Merkeziyetçi devlet formunu ulus devlet zannetmek; adem-i merkeziyetçiliği bölünme olarak algılamak, yetki devrine kıskançlıkla karşı çıkmak, devletin vatandaşa ideoloji ezberletme işini kutsal bir vazife olarak benimsemek gibi.

Bu elbise bize artık daracık geliyor.

Ulus devlet, tek bir ulusa dayanan devlettir. Konulan sınırlar ve belirlenen kalıplar içindeki ulus, bu topraklardaki herkesi kucaklayamıyor. O zaman farklılıkları da içine alacak yeni bir ulus tanımına ve devletinizi de bu ulusa göre yeniden organize etmeye ihtiyacımız var.

Ezberlerimiz, alışkanlıklarımız bir işe yaramıyor. Devletin her vidasını, her parçasını elden geçirmeli ve milletin uzlaşmasına dayanan yepyeni bir ulus devlet mimarisi geliştirmeliyiz.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89